11. Hukuk Dairesi 2017/5101 E. , 2019/1761 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/09/2017 tarih ve 2016/13-2017/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dil…
**11. Hukuk Dairesi 2017/5101 E. , 2019/1761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/09/2017 tarih ve 2016/13-2017/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı emtianın nakliyesinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın Ambarlı Limanında konteynerlere yüklenmek üzere Zonguldak’tan kara yoluyla limana getirilip davalıya teslim ediliğini, konteynerlere yüklemenin davalı tarafından yapıldığını, alıcı firmaya ulaşan konteynerin tahliyesi esnasında emtiada hasar tespit edildiğini, hasarın malların konteynere sabitlenmemesi ve konteyner tabanında bulunan yabancı cisimler sebebiyle meydana geldiğinin anlaşıldığını, müvekkili tarafından sigortalısına toplamda 5.739.-TL ödendiğini ve mezkur bedelin rücuen tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hak düşürücü sürede müvekkiline ihbarda bulunulmadığını, sigortalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesinin hasarın meydana gelmesinden sonra düzenlendiğini, TTK'nın 1458. maddesi uyarınca sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının yaptığı hatır ödemesi nedeniyle rücu hakkının doğmadığını, hasar iddiasının soyut ve ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.