11. Hukuk Dairesi 2025/6081 E. , 2026/1076 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/4 D.İş, 2025/5 Karar HÜKÜM : Ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.02.2026 günü hazır bulunan dav…
11. Hukuk Dairesi 2025/6081 E. , 2026/1076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/4 D.İş, 2025/5 Karar HÜKÜM : Ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekilleri Avukat ...... ile Avukat... ve Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Test Hiz. A.Ş.'nin kurucu ortağı ve idarecisi olduğunu, 09.11.2021 tarihinde davalı ile hisse devir sözleşmesi yaptıklarını, devirden sonra şirketin unvanının ......Gıda Analiz Lab A.Ş. olarak değiştirildiğini, müvekkilinin hisselerini satmasına rağmen şirkette pay sahibi olmayan genel müdür olarak çalışmaya devam ettiğini, akabinde hisse satış sözleşmesindeki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 06.12.2022 tarihinde "...Test Hiz. Tic. ve San. A.Ş.'deki hisselerin %100'ünün satışıyla ilgili "hisse satış ve alım sözleşmesi"ne dair 2 numaralı yan sözleşmenin baskı, tehdit, şantaj ve korkutma ile imzalatıldığını, bu sözleşmenin müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını, sözleşmenin imzasından sonra hastaneye giderek tedavi olan davacının sağlığına kavuştuktan sonra suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca 12.12.2022 tarihli ihtarname ile 2 numaralı yan sözleşmenin geçersiz olduğunu ve ana sözleşmenin geçerliliğini sürdürdüğünü bildirdiğini, sözleşmenin imzalanması için müvekkiline önceden makul bir süre tanınmadığını, ...Test Hiz Tic. ve San A.Ş'.nin 16.11.2021 tarihinde kapanıp hisselerinin tamamının 23.11.2021 tarihinde davalıya devrini gerçekleştirdikten sonra davacıya ait olan %20'lik hissenin satış sonrasında şirket ile yapılan anlaşmaya göre davalı şirket bünyesinde müvekkilinin genel müdür olarak çalışmaya devam edeceğini ve sözleşmede belirlenen tetikleme değerinin 2022 mali yılı denetlenmiş mali hesaplarının sunulmasından itibaren enflasyon oranı göz önüne alınarak 30 gün içinde almaya hak kazanacak şekilde olduğunu, mali yıl bitimine az bir süre kala müvekkilinin tetikleme değerine ulaşacağının farkına varan davalı şirketin buna engel olmaya çalışarak dava konusu sözleşmede bahsi geçen ödemenin yapılmasını bertaraf etmeyi amaçladığını, müvekkiline zorla imzalatılan 06/10/2022 tarihli sözleşmenin iptali için dava açtıklarını, soruşturmanın devam ettiğini, davaya konu uyuşmazlığın tahkime elverişli olmadığını, sözleşmenin zorla imzalatılması nedeniyle ceza hukuku, taraflar arasında iş sözleşmesi mevcut olduğundan iş hukuku, davalıya rekabet etmeme ve ayartmama yükümlülüğü nedeniyle rekabet hukuku, üçüncü kişi konumundaki şirketin kapatılması taahhüdü yüklenmesi nedeniyle şirketler hukukunu ilgilendiren uyuşmazlığa tahkimin elverişli olmadığını, cezai soruşturmaların ve sözleşmenin iptali davasının neticesinin beklenmesi gerektiğini, 06.12.2022 tarihli sözleşmenin baskı, tehdit, şantaj ile imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkilinin ...şirketi yönetimi ile ilgisi olmadığından şirketin kapatılmasını sağlamaya muktedir olmadığını, 2 nolu ek sözleşmedeki yükümlülüğün geçersiz olduğunu, iddia edilen 55 adet idari para cezası düzenlenmesinde bir sorumluluğu ve kusuru olmadığını, cezai şartın fahiş ve geçersiz olduğunu ileri sürerek MTO Tahkim Mahkemesi'nin; 27956/ELU sayılı dosyası sonucunda verilen nihai hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının ... ...Gıda Analiz Lab AŞ'nin eski pay sahiplerinden olduğunu,diğer ortaklar ile birlikte paylarını müvekkiline devrettiğini; 06.12.2022 tarihine kadar şirketi münferit yetkili genel müdür olarak temsil ettiğini, davacıya diğer paydaşlar gibi paylarının bedelinin ödendiğini ancak 1 yıllık çalışma karşılığında vaat ettiği ciroyu tutturabilirse 11.11.2021 tarihinde ertelenen ödemenin yapılmasına ilişkin ek mektup imzalandığını, bu ödemenin feri bir ödeme olduğunu, 16.11.2022 tarihinde Bakanlığın bir denetim gerçekleştirdiğini, Bakanlığın aradığı SG kodlu raporların sistemde bulunamadığını, bu durumun raporların sahteliğini kanıtlar nitelikte olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerinin denetim başlattığını, davacının bu dönemde ...de ...şirketini kurduğunu ve kendisini gizleyerek eniştesi ... üzerinde işleri yönettiğini, 06.12.2022 tarihinde tüm gün müvekkili şirket avukatları ile birlikte durumun analiz edildiğini, akabinde 2 nolu yan sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ile davacının en geç 6 Ocak 2023 tarihine kadar ...deki şirketi terkin etmeyi, yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde 1.000.000,00 euro cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketi temsilen ...'in 30... tarihinde ...de bulunan laboratuvarı ziyaret edeceğini bildirdiğini, bir gün öncede hatırlattığını, yedi saat süren bu görüşmede sözleşme hükümlerinin teker teker müzakere edildiğini, davacının sözleşmenin iptali için açtığı davanın sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle reddedildiğini, savcılığa yaptığı şikayetin de takipsizlik kararı ile neticelendiğini, hakem heyetinin ICC Tahkim kurullarına göre yaptığı yargılama neticesinde hakem heyetinin uyuşmazlığı çözmede yetkili olduğuna, 2 numaralı yan sözleşmenin geçerli olduğuna, davalının 2 numaralı yan sözleşmeyi ihlal ettiğine, düzenlediği sahte raporlar ile idari para cezalarının tutarının yapılacak ödeme tutarından düşülmesine, bakiye cezai şartın davacıya ödenmesine karar verildiğini, davacının sözleşmeye uyma yetkisi bulunup bulunmadığının tahkime elverişlilikle değil, uyuşmazlığın esasıyla ilgili olduğunu, rekabet etmeme yükümlülüklerinin tahkime elverişli olduğunu,...'ın 13... tarihinde davalının eniştesi olan ...dahil olmak üzere devrolunan şirketin ortaklarının akrabaları tarafından kurulduğunu, bu yükümlülüğün ihlalinin cezai şarta tabi olduğunu,...'ın faaliyetlerini durdurma yetkisine sahip olmadığının ileri sürülmesinin rekabet hukuku ile ilgisi bulunmadığını, hakem heyetinin açılan diğer davaları bekletici mesele yapma zorunluluğu olmadığını, hakem heyetinin kararından önce davanın ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, hakem heyetinin ceza hukuku bakımından inceleme yapmadığını, ihlal hali ile değerlendirme yaptığını, sözleşmenin korkutma kapsamında imzalanmadığını değerlendirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı sebeplerle açılan 2 numaralı yan sözleşmenin iptaline yönelik davada; 2 numaralı yan sözleşmenin 6.5. maddesi gereğince "hisse satış ve alım sözleşmesinin 9.16 maddesinin (uygulanacak hukuk ve ihtilafların halli) hükümlerinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde 2 numaralı yan sözleşmeye de uygulanacaktır" hükmü bulunduğu, hisse alım ve satış sözleşmesinin 9.16 maddesi gereğince bu sözleşmeden kaynaklanan veya onunla bağlantılı bir konuyla alakalı olarak ortaya çıkan ve sınırlı olmamak kaydıyla sözleşmenin mevcudiyeti, geçerliliği, yorumlanması ve ihlali veya feshi ile ilgili sorunlar dahil her türlü ihtilaf, farklılık, anlaşmazlık veya talebin taraflarca ihtilaf tarihinden itibaren 14 gün içinde iyi niyetle ve dostane yöntemlerle çözümlenmeye çalışılacağı, bu 14 günlük süre içinde tarafların herhangi bir çözüme ulaşmaması durumunda ihtilafın tahkim işlemlerinin başladığı tarihte geçerli olan Uluslararası Ticaret Odasının tahkim kurallarına göre çözümleneceği, hisse satış ve alım sözleşmesinin 9.16. maddesi ile uyuşmazlık durumunda tahkim yoluna başvurulacağının şüphe getirmez bir şekilde ortaya konulduğu, tarafların sözleşmedeki bu tahkim şartını 2 numaralı yan sözleşme imzalanmadan çok önce kabul ettikleri, uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, sözleşmenin iki tarafın iradelerine tabi olarak düzenlendiği, uyuşmazlığın bu sözleşmeden çıktığı, davalı şirketlerin İstanbul ve Alaşehir Ticaret Sicil Müdürlüklerinde kayıtlı olup yabancılık unsuru taşımadığı, davacı vekilinin iddiasının aksine tahkim şartıyla sözleşmenin geçersizliğinin herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın iddia edilmesi halinde dahi tahkim yoluna başvurulacağının aşikar olduğu, davalılar vekillerinin yasal süresi içerisinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 116/b maddesi gereğince tahkim ilk itirazında bulundukları, bu nedenlerle davacının tahkim yoluna müracaat etmeden mahkemede dava açmasının sözleşmeye ve HMK'nın 407 ve devamı maddelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, bu karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve onanarak kesinleştiği, kesinleşen bu hüküm ile tahkim şartının geçerli olduğu hususu kesinleştiğinden bu hususa yönelik iptal nedeninin yerinde bulunmadığı, Alaşehir C. Başsavcılığının 01.04.2024 tarihli kararı ile ...'in tehdit suçunu işlediğine dair yeterli delil olmadığı, iş sözleşmesinin feshi sözleşmesinde şirket aleyhine işlem yapması halinde cezai şart ödeneceği hususunda cezai şart kararlaştırılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, haksız yere işten çıkarıldığı iddialarının hukuki uyuşmazlık olduğu, hukuk mahkemeleri nezdinde çözümü gerektiği, yağma suçunun konusunu oluşturmayacağı, olayda silah taşımanın sözkonusu olmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verildiği ve bu kararın 27.06.2024 tarihinde kesinleştiği; 06.12.2022 tarihli sözleşmenin ceza hukukunu ilgilendirir yönü bulunmadığı hususunun da kesinleştiği, yine iş sözleşmesinin feshinden sonraki dönem için daha evvel hisselerini devir ettiği şirket aleyhine haksız rekabette bulunmayacağını taahhüt etmesinin iş hukuku veya şirketin faaliyetine son vereceğini taahhüt etmesinin de şirketler hukukunu ilgilendirir yönü bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü bu iptal sebepleri; hakem yargılamasında ileri sürülüp incelendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesi kapsamında 2 numaralı yan sözleşmenin geçerliliği hakem heyeti tarafından detaylı bir şekilde incelenmiş ve davacının iddialarının kabul edilebilir bulunmadığı, hisseleri devir edilen şirket yararına, yeni kurulan şirketin faaliyetine son verileceği, aksi halde cezai şart ödeneceği taahhüdü geçerli olup, bu taahhütnamede tahkim şartı öngörülmesinin mümkün olduğu, tahkim anlaşmasının geçerli olduğu, davacı vekilinin ileri sürdüğü iptal sebeplerini tahkim anlaşmasının geçersizliği sonucuna bağladığından yerinde bulunmadığı, davalı tahkim dilini ingilizce olmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmekte ise de bu itirazından tahkim yargılaması sırasında vazgeçtiği anlaşılmakla birlikte geçerli olduğu sonucuna varılan bir sözleşme hükmü ile tarafların tahkim dilini kabul ettikleri gözetildiğinde davacı tarafın bu yönde ileri sürdüğü sebebin kabul edilemeyeceği, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15. maddesinde yer alan hakem kararının iptali sebepleri mevcut olmadığı, haksız rekabette bulunmama taahhüdünden doğan uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu; kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle hakem heyeti kararının iptali davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hakem kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.