T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/350 - 2026/250 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/350 KARAR NO : 2026/250 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ...Karar DAVACILAR :1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI :1 -... D…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/350 - 2026/250 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/350 KARAR NO : 2026/250 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ...Karar DAVACILAR :1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI :1 -... DAVALI :2 -... DAVALI :3 -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2026 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'ya çarpması, ...'nın hayatını kaybetmesine neden olan ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, kazada davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurlu olduğu, bu nedenle öncelikle davanın kabulü ile müteveffanın mirasçılarına 300,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Yerel Mahkeme dosyası ile birleşen ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar Sayılı Dosyasında davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; ... günü ... plakalı aracın sürücüsü ...’in hız ve kusuru nedeniyle karşıya geçmekte olan ...’ya çarparak savurduğu trafik kazasında yaya konumunda olan ... nın hayatını kaybettiğini, müteveffa ... nın geride eşi ..., oğulları ..., ..., ..., ... ve ... ile kızları ..., ..., ... ve ...’yı bıraktığını, kaza sonrası ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kusurlu olduğu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile 50.000 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dileçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, kazada kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporunun düzenlenmesinin istenilmesi, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerde hesap raporunun düzenlenmesinin gerektiği, sgk tarafından rücuya tabi herhangi ödemenin yahut gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasının gerektiği, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. ISLAH: Davacılar vekili 150.300,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı ... tarihli ıslah dilekçesi ile davacı eş ... için davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 'ne karşı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 210,00 TL üzerinden açılan davanın 176.260,18 TL artırılmış, yine davacı eş ... için davalılar ... ve ...'e karşı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 49.910,00 TL üzerinden açılan dava 126.560,18 TL artırılarak ıslah edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ... TARİHLİ KARARI: Asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, 176.260,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek, diğer davalılar ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davacıların maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı eş için 40.000,00 TL, diğer davacı çocuklar için 10.000'er TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; Sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere kazanın meydana geldiği yolda azami hız limitinin 50 km/s olduğunu, geçiş üstünlüğünün yayalarda olduğunu, ...'in geliş hızıyla kavşağa girdiği sırada müteveffayı fark ederek sağa sola manevralar yapmasına rağmen yüksek hızından dolayı duramadığını, müteveffanın kurallara uygun olarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, kusura yönelik değerlendirme yapılması için dosyanın Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmesi ve bu şekilde hüküm kurulması gerektiğini, destekten yoksun kalınanlar açısından davalılarca ödenecek tazminatın kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunan kusurun oranı gibi hususların bir önem taşımadığını, kusur oranı doğrultusunda aktuerya bilirkişisi tarafından yalnızca ... yönünden hesaplama yoluna gidilip diğer davacılar açısından herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, davanın ticari dava olmasından dolayı ticari avans faizi veya lehe olan başkaca faiz türlerinin uygulanması gerektiğini, hatalı ve eksik şekilde tanzim edilen haliyle hüküm kurmaya elverişsiz olmasına karşın yerel mahkemece esas alınan söz konusu rapor ile haklı davalarının reddedilmesi ve davacı müvekkiller lehine bakiye tazminata hükmedilmemesini bozmayı gerektirdiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/A ve 74. maddelerindeki kuralları ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, yaya ...'nın kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan ... tarihli kusur raporunda,... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/A maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, yaya ...'nın KTKY'nin 138. ve 68. maddelerindeki kuralları ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ..., 2918 sayılı KTK.’nun 57. maddesine istinaden düzenlenen, bu kanuna bağlı yönetmeliğin 109/d maddesinde belirtilen “Kavşağa gelen sürücüler, kavşak giriş ve çıkışlarından, kurallara uygun olarak geçen veya geçmek üzere olan yayalara geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği, kavşak başında kurallara uygun olarak, yolun diğer tarafını geçip, orta refüj aralığına kadar gelip, kendi güzergahına kadar çıkan yayayı farkedip, kavşak köşesinde durup, yayaya geçiş hakkını vermesi gerekirken, gündüz vakti görüşün açık ve düz olduğu, refüj aralığının olduğu, kavşak olduğu bariz şekilde belli olan kaza yerinde, kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmadığı geliş hızıyla kavşağa giriş yaptığı, 39.9m fren izi, çarpmayla yayayı havaya savurması, yayanın ex olması ve kaldırıma çarparak durduğu nokta, dikkate alınması neticesi anlaşılmakla, son anda yayayı farkedip sağa manevra ile fren yapsa da duramayıp, aracının sol ön kısmıyla yayaya çarptığı bu kazada; geliş hızıyla kavşağa yaklaşmasının etkisiyle, kavşak başında kurallara uygun olarak karşıdan karşıya geçen yayaya geçiş hakkını vermeyip, yayaya çarptığı, kaza görüntüsü ve dosyanıniçeriğinden anlaşılmakla birlikte; ifadesinde yayanın birden yola atladığını, fren yaptığını, direksiyonu sağa kırdığını, direksiyonu sağa kırdığında yayanın da aracının önüne doğru koşmaya başladığını, aracının sol ön kısmıyla çarptığını hızının 50-60km olduğunu belirtse de, yayanın birden yola çıkmadığı, yolun diğer tarafını geçtiği, kendi yol bölümüne girdiği, tehlikeyi farkedince yayanın koşmaya başladığı anlaşılmakla, kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmaması, kavşak başında kurallara uygun olarak karşıdan karşıya geçen yayaya geçiş hakkını vermemesi ile kazanın meydana gelmesinde ana unsuru kendisinin oluşturduğu kanaatiyle olayda % 75 oranında kusurlu olduğu, vefat eden yaya ..., 2918 sayılı KTK.’nun 68/c maddesi ile bu kanuna bağlı yönetmeliğin 138/d maddesinde belirtilen “Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan, yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri yasaktır.” kuralını ihlal ederek, her ne kadar kavşak başı olması nedeniyle geçiş hakkı kendisinde olsa da, karşıdan karşıya geçtiği noktada, trafiğin akış yönüne göre, aracın geldiği, sağ taraftaki trafik durumunu yeterince kontrol etmeden karşıdan karşıya geçmeye başladığı, geçmeye başladıktan sonra, aracın hızla geldiğini görerek, son anda koşmaya başlayıp kazayı önlemeye çalışsa da kazanın olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, karşıdan karşıya geçtiği bu noktanın kavşak başı olması nedeni ile geçiş hakkının kendisinde olduğu, fakat kendi can güvenliği için yaklaşan araçların uzaklık ve hızını kontrol edip, tehlike olmayacağından emin olduktan sonra, geçişine devam etmesi gerekirken, önce yola girerek geçişine devam ettiği, daha sonra yaklaşan araç trafiğini kontrol etmesi nedeni ile gereken dikkat ve özeni yeterince göstermediği için kendisinin de % 25 oranında kusurunun olduğu belirtilmiştir. İtirazlar üzerine ... Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesinde görevli 3'lü bilirkişi heyetinden alınan ... tarihli raporda; sürücü ...'in ise kavşağa yaklaşırken yavaşlaması ve daha dikkatli araç kullanması, sadece araçlara dikkat etmeyip yayalara da dikkat etmesi, yayaların karşıdan karşıya geçebileceği yerlerden olan kavşak başında karşıdan karşıya geçen davacı yayayı gördüğünde seyir hızıyla kavşağa girdiğinden, son anda uyguladığı fren ve direksiyon manevrasına rağmen kavşak başında karşıdan karşıya geçen yayaya çarpmış olduğu, bu nedenle davalı sürücü ... meydana gelen kazada % 75 oranında asli kusurlu olduğu, dava konusu olayda müteveffa yaya ..., kavşak başı olan yerde karşıdan karşıya geçmeden önce yoldaki araç trafiğine dikkat etmesi, yaklaşan araçlardan kendisini sakınması gerekirken bu kurallara uymamış, dikkatsiz tedbirsiz şekilde yoldaki araç trafiğine yeterince dikkat etmeden kaplamaya girerek karşıya geçmeye başlamış ve aracın sadmesine maruz kalmış olduğu, bu nedenle müteveffa yaya ... kendi ölümü ile sonuçlanan kazada % 25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece...'den alınan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi soruşturma aşamasında alınan ve mahkemece alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin ... E.K sayılı... günlü kararı sonrasında Yargıtay... Hukuk ve sonrasında Yargıtay ... Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve ... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının içtihatlara göre yerinde belirlenerek davacıların zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK ..., .../...-...) Somut olayda ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, yaya olan davacıların desteği ...'ya çarpması neticesinde davacıların desteği olan ...'nin vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in % 75 oranda kusurlu olduğu, davacıların desteğinin tali (%25 oranında) kusurlu olduğu, davacılardan (eş) ...'in yaşlılık aylığı almakta olduğu, davalı ...'in işçi olduğu, buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacı eşin 70 yaşında, diğer davacıların evli ve en küçük çocuğun 27 yaşında olduğu, müteveffanın 78 yaşında olduğu, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın takdire göre yerinde olduğu anlaşılmış, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacılar vekili davanın ticari dava olduğunu, bu nedenle hükmolunan tazminata uygulanan faizin avans faizi olması gerektiğini ileri sürmüş ise de; trafik kazasına karışan ... plakalı aracın ruhsat bilgileri incelendiğinde aracın kullanım amacının "hususi" olduğu anlaşılmakla mahkemece yasal faize hükmedilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşılmış, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacılar vekili maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin az olduğunu, manevi tazminatlar yönünden de davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece davacılardan...'in maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş olup karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan nısbi vekalet ücretinin yerinde olduğu anlaşılmış olup diğer yandan mahkemece davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilerek, davacılar vekili yararına tek vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu görülmüştür. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı talepte bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi gereği birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacının kabul edilen tazminat talebi üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, manevi tazminat talepleri yönünden her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, a- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden karar verilmek üzere ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ...Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin belirtildiği "Manevi tazminat yönünden; 6100 sayılı HMK.nun 330. maddesi gereğince davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı vekilinin emek ve mesaisi dikkate alınarak hesaplanan 20.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine," BENDİN KALDIRILMASINA, b- Hüküm fıkrasının işbu bendinin, "Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin; diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00'er TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken veya müteselsilen alınarak her bir davacıya ayrı ayrı verilmesine," olarak düzeltilmesine, c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına, İstinaf giderleri açısından; 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacılar tarafından yapılan 736,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.26/01/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.