T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1564 - 2026/150 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1564 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/150 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/426 E - 2023/431 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1564 - 2026/150 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1564 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/150 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/426 E - 2023/431 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Yapı ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi tarafından keşide edilerek müvekkil tarafından tahsile konulan 31/08/2018 keşide tarihli ve 69.000,00 TL bedelli 5202 seri numaralı çekin karşılıksız çıktığını ve çeke dayanılarak yapılan takibin semeresiz kaldığını, davalı bankanın çek hesabı açarken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, dava dışı şirket hakkında gerekli incelemeleri yapmadığını, beyannameleri ve bilançoları değerlendirmediğini, bu nedenle müvekkil şirketin zararının doğmasına neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin, çekin karşılıksız çıktığı (zararın doğduğu) tarihten itibaren, aksi taktirde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20/03/2023 tarihinde Uyap sistemi üzerinden mahkemeye gönderdiği ıslah dilekçesiyle talebini 34.500,00 TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı adına usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmış olup, tebligat parçasının 15/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı banka yetkilisinin/temsilcisinin süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. Davalı banka vekili süresinden sonra verdiği beyan dilekçesinde ise özetle; davacı şirketin tacir olduğunu ve tüketici hukukundan kaynaklanan hakların davacı şirkete uygulanmasının mümkün bulunmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, söz konusu olayda müvekkil bankanın bir kusurunun veya ihmalinin olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Çek Kanunu'nun 2. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarına değindikten sonra, dava dışı ... Yapı ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi için çek hesabı açılırken şirket ve ortakları hakkında sağlanması gereken istihbarat sorgulamasının gerçekleştirilmediği, çek karnesinin basım tarihi itibariyle ilgili şirket hakkında icra takiplerinin bulunduğu, buna göre davalı bankanın Çek Kanunu ve diğer Kanunlar ile kendisine yüklenen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, buna karşın davacı şirketin de alacaklarına karşılık para yerine ödeme aracı olarak çek verilmesi teklif edildiğinde ticari ilişkide bulunduğu kişinin ekonomik durumu, iş tecrübesi, itibarı ve ödeme kabiliyeti gibi yönleri araştırması gerektiği, ne var ki davacı şirketin bu konuda ticari geleneklere uygun olarak bir özeni göstermediği, dolayısıyla tarafların eşit oranda kusurlu bulundukları gerekçesiyle, davanın kabulüne (%50 kusur oranı çerçevesinde ıslah edilmesi nedeniyle) karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı şirketin tacir konumunda bulunduğunu, dolayısıyla tüketici hukukundan kaynaklanan hakların davacı şirkete uygulanamayacağını, müvekkil bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu nedenle kusur atfetme imkanının bulunmadığını, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, ayrıca davacı şirketin, müvekkil bankadan kaynaklanan bir zararının oluşmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davalı bankanın dava dışı borçlu şirkete çek karnesi verirken 5941 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, zarardan davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu çekin davalı bankanın Dikmen Şubesi'ne ait olduğu, çekin 31/08/2018 keşide tarihli, 69.000,00 TL bedelli olduğu, çekte keşidecinin dava dışı ... Yapı ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi, lehtarın davacı şirket olduğu, davacı şirket tarafından çekin 31/08/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği, çekin karşılığının bulunmadığına dair çek arkasında bankanın kaşesinin bulunduğu görülmüştür. Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10786 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde, 21/09/2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından dava dışı borçlu ... Yapı ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava konusu çeke dayalı olarak toplam 77.429,60 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi takibi başlattığı, tahsilat bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrası gereğince belgelerin, çek hesabının kapatıldığı tarihten itibaren on (10) yıl süre ile saklanması gerektiği, dava dışı ... Yapı ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi için açılan çek hesabının dava tarihi itibariyle kapatılmadığı, dolayısıyla adı geçen şirkete ait çek hesabı açılırken olması gereken istihbarat sorgularının banka nezdinde halen muhafaza edilmesi gerektiği, çek hesabı açılırken şirket ve ortakları hakkında sağlanması gereken araştırma evrakının ve 23/02/2018 tarihli çek karnesi verilirken yapılması gereken istihbarat sorgularının bulunmadığı, aynı zamanda şirkete çek hesabı açıldığı tarihten itibaren verilen tüm çek karnelerinden, ödemesi karşılıksız çıkan, iptal edilen, yasak konulan, çek bilgilerini ihtiva eden çek durum raporunun hazırlanmadığı, dava konusu çek karnesinin basım tarihi olan 23/03/2018 tarihi itibariyle dava dışı şirket hakkında birçok icra takibi bulunduğu, bunun yanı sıra Kredi Kayıt Bürosu bünyesinde kurulmuş olan ... aracılığı ile, ... uygulamasına üye olan şirketlerin, ticari işlemlerine kabul edecekleri çekler yönünden keşidecinin ödeme geçmişinin sorgulanabildiği ve keşidecinin çekleri ödeme performansını gösteren rapor alınabildiği, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken herhangi bir ticaret şirketinin, keşide edilen bir çeki kabul ederken, ... uygulamasından alınmış çek raporunu keşideciden istemesi ve çek keşidecisinin çek geçmişini sorgulaması, çeki kabul edip etmeme noktasındaki kararını ise bu incelemenin neticesine göre vermesi gerektiği, buna göre davacı şirketin, ... aracılığı ile alınmış çek raporunu dava dışı ... Yapı ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi'nden istemiş olması halinde ismi geçen şirketin karşılıksız çeki olup olmadığı, varsa kaç adet olduğu, henüz ibraz edilmemiş ne kadar çekinin bulunduğu, çek endeksinin ne olduğu, geçmiş çek ödeme performansı gibi hususlarda kesin bir tespite ulaşabilmesi imkan dahilinde iken bahsi geçen işlemleri yerine getirmediği, bu itibarla mevcut olayda zararın oluşumunda taraflara sorumluluk izafe edilip edilmeyeceği konusunda taktirin mahkemeye ait bulunduğu yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. Davacı, dava dışı keşideci şirket hakkında davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında 5941 sayılı Kanunun ve ilgili yasal mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak tazminat isteminde bulunmuştur. Bir banka yada özel finans kurumu, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s. konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise dava tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin (1). ve (3). fıkrası ile TTK'nın 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Yukarıda anılan Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası "Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." hükmüne, 3. fıkrası ise "Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir." hükmüne haizdir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle denetime elverişli bilirkişi raporundaki ayrıntılı inceleme içeren tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olmasına, davalı bankanın çek karnesi verirken kanuni düzenlemelere riayet ederek üzerine düşen özen yükümlüğünü yerine getirmemiş olmasına, öte yandan davacı şirketin 31/08/2018 keşide tarihli ve 69.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıkmasında davalı bankanın %50 kusurlu olduğunu kabul ederek 34.500,00 TL yönünden ıslah dilekçesi sunmasına, ayrıca icra dosyasında tahsilat yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.356,70 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 410,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.946,60 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."