11. Hukuk Dairesi 2024/1472 E. , 2024/8990 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1807 Esas, 2023/1685 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/254 E., 2021/297 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve T…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1472 E. , 2024/8990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1807 Esas, 2023/1685 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/254 E., 2021/297 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05. sınıf ilaç emtiasında tescilli 95/003862 sayılı "..." markasının bulunduğunu, ayrıca ürün içeriğinin geliştirilerek markanın “... Forte” şeklinde de piyasaya sürüldüğünü, davalı yanın 2019/10482 sayılı davaya konu olan "As-sinopret forte" markasını 23.07.2020 tarihinde kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin 95/003862 sayılı markasına dayalı itirazı sonucunda başvurudan 05. sınıftaki “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” mallarının çıkartılmasına karar verildiğini, bu karara itirazlarının da 2020-M-3256 sayılı Yeniden İnceleme ve Değelendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, markalardaki sair unsurların markaları farklılaştırmadığını, markalar arasında görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyli benzerlik bulunduğunu, reddedilmeyen malların da müvekkilin markaları kapsamındaki mallar ile benzer olduğunu, davalının müvekkilin markasına ait tanıtım görsellerini de kullanarak marka kullanım biçimini dahi taklit ettiğini ileri sürerek, 2020-M-3256 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/10482 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı vekili, taraf faaliyetlerine konu ürünlerin farklı olduğunu, müvekkilinin tıbbi ve veterinerlik amaçlı ilaç üretmediğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkilinin markasının başlangıç kısmında “as” sesinin yer aldığını, ayrıca yine “o-u” harfleri ve “forte” kelimesi de müvekkilinin markasında yer aldığından davacı ile markalarının farklılaştıklarını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar işbu uyuşmazlık YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü taleplerini içerir şekilde açılmış ise de davalının YİDK kararının süresinde açılmadığı hususundaki itirazları doğrultusunda YİDK iptali istemi bakımından dosyanın 17.03.2021 tarihli ara karar ile tefrik edilerek mahkemenin 2021/99 esas sayısına kayıt edildiği, markalar arasında emtialar bakımından benzerlik karşılaştırması yapıldığında, davacının önceki tarihli markası kapsamında yer alan emtiaların spesifik olarak ilaç emtiasına ilişkin olduğu, 05. sınıfta yer alan takviye beslenme ürünleri, doğrudan ilaç olarak kabul edilmeseler de aynı ya da yüksek düzeyli benzerlik taşıyan markalar ile satışları gerçekleştirildiğinde, ilgili tüketicinin her iki tür ürünün de aynı kaynak tarafından piyasaya sürülen ürünler olduğunu düşünerek yanılgı yaşamasının mümkün olduğu, taraf markaları karşılaştırıldıklarında "As-sinopret forte" markasındaki “As” kelimesinin doğrudan bilinen anlamıyla ilk anda algılanamayabileceği, markadaki ikinci kelime olan "Sinopret'in" bilinen bir anlamının bulunmadığı ve herhangi bir ilaç etken maddesi veyahut tıbbi bir terim olduğunu gösterir bilginin de dosyada mevcut olmadığı, “Forte” kelimesinin ise özellikle ilaç sektöründe ilaç etkililiğini gösterme amacıyla kullanımı bulunan jenerik bir kavram mahiyetinde bulunduğu, marka içerisindeki asli unsurun “Sinopret” kelimesi olduğu, dava konusu markadaki ön ses olan “As" sesinin, taraf markalarının birbirlerinden yeterince uzaklaşmaları sonucunu meydana getirmeyeceği, davacıya ait markanın tanınmışlığı hususunda yapılacak değerlendirmeye göre ise dosya kapsamına davacı tarafından “...” markasının kullanımını gösterir çok sınırlı sayıda delile yer verildiği, ayrıca her ne kadar davacı markalarının uluslararası tescillerinden bahsedilmiş ise de işbu delillerin tanınmış marka korumasından yararlanılmasını sağlayacak yeterlilikte olmadığından tanınmışlık iddialarının yerinde bulunmadığı, kötü niyet iddiası bakımından da davacının iddialarının temelinde, davalı tarafça başvuru konusu edilen işaretin davacı markalarına olan benzerliğinin esas alındığı, davalı firmaya davacı tarafından daha önce uyarı metni gönderildiğinin beyan edildiği ancak bu metnin dosya içerisinde yer almadığı, tüm bu tespitler sonucunda davalının yeni bir marka tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyetli bir eylem olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu markanın 5. sınıf "tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, anti bakteriyel el losyonları" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının 95/003862 sayılı "..." markasının "İlaçlar" emtiasında tescilli bulunduğu, davalının 2019/10482 sayılı "As-sinopret forte" markasının, 5. sınıftaki tüm alt sınıflarda tescilinin talep edildiği, davacı markasının esas unsurunun "...", davalının başvurusunun esas unsurunun ise "sinopret" ibaresi tarafından temsil olunduğu, her iki ibarenin de ilaç emtiasında bir etken madde veyahut tıbbi bir terim adı olmadığı, davacının "ilaçlar" emtiasının, davalının başvurusu kapsamındaki 5. sınıf "tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, anti bakteriyel el losyonları" emtiaları ile benzer bulunduğu, dolayısıyla her ne kadar bilinçli alıcı çevresine hitap etseler dahi birbirine bu denli yakın ibarelerin, anılan mallarda dahi karıştırılacağı, esasen tüm bu tespitlerin, mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında tıp fakültelerinin farmakoloji ana bilim dalı öğretim üyesi iki profesörden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince bildirildiği anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.