T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/682 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1049 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/101 E - 2023/94 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/682 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1049 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/101 E - 2023/94 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 02/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya borçları olmadığı halde davalı tarafından başlatılan ve itiraz edilmediği için kesinleşen icra takibi nedeni ile müvekkili tarafından fazladan ödeme yapıldığını belirterek Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2020/3743 E. sayılı dosyası kapsamında ödenen 20.895,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacı ile aynı şirket bünyesinde yer alan dava dışı ... Grup şirketi ile davacıya talep edilen ürünlerin teslim edildiğini, hangi siparişin hangi şirketten geldiği ve hangi ödemenin hangi şirket tarafından yapıldığı belirlenemediği için her iki şirket adına faturalar düzenlediklerini, bu şirketlerin ödemelerini de ürün bedelinden düşmek sureti ile ticari ilişkinin sürdürüldüğünü, muhasebeleştirme işlemi sonucu ortaya çıkan alacaklarının tahsili için davacı şirket hakkında icra takibi başlattıklarını, davacının iddiasının yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında icra takibinin başlatıldığı tarihte davalının icra takibine konu olan miktar kadar davacıdan alacağı bulunmadığı, bu hali ile davalının gerçekte dava dışı ... Grup şirketinden olan alacağını davacıya karşı icra takibi başlatarak tahsil etmeye çalıştığı, icra takibine konu borcun dava dışı ... Grup şirketine ait olması nedeni ile davacının gerçekte borçlu olmadığı bir miktarı kesinleşen icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı, davalının var ise alacağını dava dışı şirketten tahsil etmesi gerektiği, bu nedenle davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan tahsili gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece dosya kapsamında delillerin hatalı değerlendirildiği, alınan raporlar kapsamında müvekkilinin alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı ile dava dışı şirketin grup şirketi olduğu, girişilen ticari ilişkide malların nereye teslim edileceği ve faturaların hangi şirket adına kesileceğinin davacı yanca belirlenmesi nedeniyle müvekkilinde tek bir şirket izlenimi yaratıldığı, borcun doğum tarihi itibariyle dava dışı şirketin tek ortağının davacı şirket olduğu, alacağın davacı yana yöneltilmesinin yerinde olduğu bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacı yanca icra tehditi altında fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise bu miktarın kapsamı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalıya borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında yapıldığı ileri sürülen ödemenin davalıdan geri alınması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına taraflar arasında icra takibinin başlatıldığı tarihte davalının icra takibine konu olan miktar kadar davacıdan alacağı bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.427,34 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 357,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.070,34 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."