7. Hukuk Dairesi 2013/8204 E. , 2013/8672 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 6 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 88.133,64 m2 ve 4.576,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve…
**7. Hukuk Dairesi 2013/8204 E. , 2013/8672 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 6 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 88.133,64 m2 ve 4.576,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... (...) davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların payları oranında .... mirasçıları davacılar ... ve arkadaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 102 ada 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların, dört sınırının eylemli mera parselleri ile çevrili olduğu, dava konusu taşınmazlar ile dava dışı mera parselleri arasında yol, dere, hendek gibi ayırıcı sınırların bulunmadığı, kadastro tespiti sırasında tespit bilirkişilerinin dava konusu taşınmazların mera olduğuna dair beyanda bulundukları, bu nedenle dava konusu taşınmazların mera bütünlüğünü bozduğu ve meradan kazanıldığının kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Bu verilere göre hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraatçi bilirkişinin dava konusu taşınmazın mera olmadığı yolundaki raporunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davacılar ... ve arkadaşlarının davasının reddi ile dava konusu taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.