Hukuk Genel Kurulu 2008/772 E. , 2008/790 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesince asıl davanın açılmamış sayılmasına; karşı davanın kabulüne dair verilen 1.12.2006 gün ve 2001/1204 E- 541 K. sayılı kararın incelenmesi davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin 13.6.2007 tarih ve 2…
**Hukuk Genel Kurulu 2008/772 E. , 2008/790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesince asıl davanın açılmamış sayılmasına; karşı davanın kabulüne dair verilen 1.12.2006 gün ve 2001/1204 E- 541 K. sayılı kararın incelenmesi davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin 13.6.2007 tarih ve 2007/5728-6860 sayılı ilamı ile; (“…Asıl dava, 14 nolu parseldeki 68/792 arsa paylı 4 nolu meskenin tapusunun iptali ve tescil isteğiyle ... ve ... aleyhine açılmış, davalı ... davacı aleyhine açtığı karşılık davasında 4 nolu meskene el atmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davacı vekilinin vekillikten çekildiği, vekilin çekildiğinin asile tebliğ edilmediği, vekilin davayı takip etmediği davanın 4.4.2006 günlü oturumda başvuruya bırakıldığı gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, asıl davanın davacısının avukatı tarafından açıldığı, davacı vekilinin 20.12.2005 günlü dilekçesi ile vekillikten istifa ettiği ve vekilin yatırdığı tebligat giderinin kullanıldığı ancak durumun davacıya , "askere gittiğinden ve sevk adresi belirlenemediğinden tebliğ edilmediği, davacı vekilinin sonraki oturumlara katılmadığı, davalı ve karşı davacı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, bunun üzerine 4.4.2006 günlü oturumda asıl davanın başvuruya bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere vekilin, vekillikten istifa etmesi (çekilmesi) ile davadaki vekalet görevi son bulur.Ancak avukatlık yasasının 41.maddesine göre, belli bir işi takipten yada savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumun müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süre ile devam eder.Bu on beş günlük süre içinde mahkeme, istifa eden vekilin huzuru ile yargılama yapamaz.Mahkemenin her halde istifa eden vekilin müvekkiline tebligat yaparak onu duruşmaya çağırması gerekir ve tebligatta asile vekilin istifa ettiği bu nedenle duruşmaya çağrıldığının açıkça bildirilmesi icabeder (HUMY 67/111) Bu tebligat üzerine asıl yada yetkili kıldığı başka bir vekil duruşmaya gelirse yargılamaya devam olunur, gelmezse yargılama asilin yokluğunda sürdürülür. Bu hüküm vekil ile müvekkil arasındaki iç ilişkiyi düzenlemiştir. Bir tarafın vekili ile karşı taraf ve mahkeme arasındaki dış ilişki ise HUMK'nun 68.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre vekil duruşmada vekaletten istifa ettiğini bildirirse mahkeme oturumu (duruşmayı) başka bir güne bırakamaz; bilakis yargılamaya devam eder. Mahkeme, istifa eden vekilin müvekkilini ancak bundan sonraki duruşmaya çağırır. Bu çağrıda(tebligatta) müvekkile, vekilin istifa ettiği, bu nedenle duruşmaya çağrıldığının açıkça bildirilmesi gerekir.