Hukuk Genel Kurulu 2017/2406 E. , 2021/99 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kar…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2406 E. , 2021/99 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalının müvekkiline olan borcunu ödemek amacıyla lehtarı bulunduğu 21.09.2009 keşide ve 19.10.2009 vade tarihli, 85.000,00TL bedelli bonoyu ciro yoluyla imzalayarak verdiğini, anılan bononun vadesinde ödenmemesi üzerine dava dışı keşideci ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takip konusu bonodaki imzaya itiraz ettiğini, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.04.2010 tarihli ve 2009/1394 E., 2010/366 K. sayılı dosyasında davalının senedin tanzim tarihinden yıllar öncesine ait imza örnekleri ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve imzanın davalıya ait olmadığı kanaatini içeren rapor uyarınca takibin durdurulduğunu, oysa davalı tarafından imzanın müvekkilinin gözü önünde atıldığını ve imzanın davalıya ait olduğunu, bunun usulüne uygun şekilde yapılacak imza incelemesi ile ortaya çıkacağını ileri sürerek 85.000,00TL'nin bononun vade tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında herhangi borç ilişkisi bulunmadığını, dava konusu bono üzerindeki imza ve yazıya itiraz ettiklerini, İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, ayrıca imzanın sahteliği hususunda bononun keşidecisi hakkında şikayetleri üzerine kamu davası da açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: