İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; rulo sac emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, sigortalısı tarafınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1596 KARAR NO : 2025/1955 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2022 NUMARASI : 2021/189 Esas - 2022/394 Karar DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; rulo sac emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, sigortalısı tarafından Rusya'dan ithal edilen rulo sac emtiasının eksiksiz ve hasarsız olduğunu, bir şekilde ... limanına getirildiğini, 10.01.2020 tarihinde dava konusu emtianın M/V Che isimli gemiden Liman Limanına sahil vinciyle tahliyesi sırasında 1 rulo sacın gemi ambarı içerisinde devrilerek hasar gördüğünü, meydana gelen hasar ile ilgili ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, hasarın sahil vincine bağlı kancanın tahliye sırasında gemi ambarı içerisindeki rulo saclardan birine takılması nedeniyle bu rulonun gemi ambarı içerisinde devrilerek gemi yakıl tankına çarpması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, ... Limanı'ndaki liman hizmetlerinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, bahse konu hizmet ile ilgili olarak davalı tarafından 10.01.2020 tarihli tahliye limanı faturası düzenlendiğini, sigortalının uğradığı zararın sigorta sözleşmesi kapsamında tazmin edildiğini, TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca düzenlenen ibraname nedeniyle akdi halef sıfatını da haiz olduğunu, davalının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, takibin devamına karar verilerek borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, davacı tarafından dosyaya sunulu Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi incelendiğinde poliçe konu gemi adının M/V ... olarak yer aldığını, davaya konu geminin ise M/V Che olduğunu, poliçe ve bildirimlerin somut duruma uygun olmadığını, davacının rücu şartlarının bulunmadığını, zararın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, ... A.Ş. firmasına ait rulo sacların tahliye operasyonu sırasında 2 no'lu ambarın kıç perdesinde bulunan son sıradaki 2 kat rulo sacların tahliyesi yapılırken yükleme limanında, alt kattaki rulo sacların bazılarına lashing için takoz, konulmaması ve konulan takozların da yetersiz olması nedeni ile üst katta bulunan iskele, sancak ve orta kısımdaki 3 adet rula sacdan, iskele tarafındaki rulo sacın tahliyesi esnasında alt kattaki rulo saclardan bir tanesinin, takoz yetersizliğinden dolayı yerinden oynaması ve orta kısım üst katta bulunan rulo sacın dengesinin bozularak geminin kıç perdesine doğru düşmesi nedeni ile daha önceden kaynak île kapatılan menhol kapağında, kaynaklanmış kışında 4 cm. boyunda 2 mm genişliğinde yırtık oluştuğunu, yırtılan bu kısımdan gemi ambarına ve 1 adet yere düşen rulo saca bir miktar yakıt bulaştığını, hasarın lashing'ten kaynaklandığını; bu konuda hiçbir sorumluluğu bulunmadığım, kusurlu olanların, eksik lashing yapılan geminin yükleme limanı ve bu lashingi kabullenerek yükleme limanından kalkan gemi olduğunu, sorumluluğun ayrıca "satıcı, yükleyici, taşıyıcı, alıcı ve varsa yükleme limanındaki gözetim firmasına" ait olduğunu, kaza raporunun gemi kaptanı tarafından tek taraflı ve hatalı olarak tutulduğunu, akabinde gemiye protesto çekildiğini, eksperli raporunun hazırlanması aşamasında da davalıya ait tesislerde hiçbir inceleme yapılmadığını ve kendilerinden bilgi alınmadığını, tek taraflı ve hatalı olarak hazırlanan ekpertiz raporunun da kabul edilemeyeceğini, ekspertiz raporunun hasar nedeni bölümünde yer alan emtianın, gemi ambarından vinçle tahliyesi sırasında gemi yakıt tankına çarparak devrilmesi sonucu" ifadesinin somut duruma aykırı olduğunu, zira olayda rulo saca herhangi bir temas olmadan, başka bir rulo sacın alınması sırasında yetersiz lashing'den dolayı kendiliğinden yerinden oynayarak devrildiğini, pas oluşma konusunda malın göndericisi ve/veya yükleme limanı ya da taşıyanının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Taşımaya konu mal faturasında CFR-FO kaydının bulunduğu görülmektedir. CFR teslim şekline göre satıcının masrafları kendisine ait olmak üzere malların belirlenen terminale kadar taşınması için taşıma sözleşmesi yapma, buna karşın alıcının da malları varış limanında boşaltma masraflarını ve liman ücretlerini ödemek suretiyle gecikmeksizin malı boşaltma yükümlülüğü bulunmaktadır. Yine FO kaydına göre tahliye limanında gemiden boşaltma masrafları navluna dahil olmayıp, yükün ... Limanında tahliyesinin gönderilen konumundaki sigortalının sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı tarafından verilen hizmete ilişkin olarak "tahliye hizmeti " açıklaması ile düzenlenen faturanın dava dışı sigortalı adına tanzim edildiği görülmüştür. Buna göre sigortalının tahliye işlemini davalı tarafa yaptırdığı görülmektedir. Taraflar arasındaki ilişki iş görme sözleşmesi niteliğinde olup uyuşmazlığa TBK' nın 502/2 maddesi uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde vekalete ilişkin hükümler uygulanacaktır. Yukarıda açıklanan nedenler ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre tahliye sırasında deniz taşımasının sona ermiş olduğu, davanın navlun sözleşmesinin tarafı olmayan Liman İşletmesine yöneltildiği, bu durumda uyuşmazlığın TTK'nın 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığı gibi, deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirecek iddia ya da savunma da bulunmadığı, tarafların tacir olduğu anlaşılmakla davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davaya konu hasara ilişkin davalı şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, yerel mahkeme kararında yapılan değerlendirmelerin aksine davada iddia edilen hasarın "lashing"ten kaynaklandığını, lashıng'e ilişkin davalı şirketin hiçbir dahili ve sorumluluğu bulunmadığını, cevap dilekçesinde de izah edilen, tahliye limanında yapılmayan ekspertiz raporu ve kaza raporunun kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının, davalı şirkete rücu koşulları bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından bu hususun değerlendirilmediğini ve bu hususta itiraz ettiklerini, kararda dosyanın "İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiş olduğunu, davalı şirket adresinin "Kısıklı Cad. ... Altunizade, Üsküdar, İstanbul" olduğunu, ayrıca davaya konu İcra Müdürlüğünün "İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü" olduğunu, bu nedenlerle yetkili Mahkemenin "Anadolu Mahkemeleri" olduğunu, karara ilişkin yetki yönünden de itiraz ettiklerini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava; yükün gemiden tahliyesi esnasında oluşan hasarı sigortalısına ödeyen sigortacının, hasarın oluşmasına sebep olduğu iddiasıyla davalı işletmeden ödediği tazminatın rücuen tahsili istemiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın: TTK'nın beşinci kitabında düzenlenen deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığı gibi deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek iddia ya da savunmada bulunmadığı, tarafların tacir olduğu anlaşılmakla davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir.6762 sayılı TTK 4. maddesine 5136 sayılı kanun ile eklenen; "(Ek fıkra: 20/04/2004-5136 S.K. 1.mad) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. “ şeklinedir. Anılan düzenleme uyarınca 19/7/2004 tarihli olur ile İstanbul kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi HSYK'nun 24/7/2004 gün 370 sayılı kararı ile faaliyete geçmiştir.6102 sayalı TTK'nun Ticari Davalar Ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler "başlıklı 5. Maddesinin (2). Fıkrası ",,, Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." 6103 sayılı TTK uygulanmasına dair kanunun Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına İlişkin Hukuk Davaları" başlıklı " Madde 8 - (1) 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş bulunan denizcilik ihtisas mahkemesinin görmekte olduğu davalar, Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak asliye ticaret mahkemesine devredilir. (2) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarını görmekte olan mahkemeler, yargı çevreleri içinde ve görev alanlarına giren sonuçlanmamış davaları ve işleri devredemezler." Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi'nin bazı yer 1 ve 2. bölge adlî yargı hâkimleri ile Cumhuriyet başsavcı ve Cumhuriyet savcılarının yetkilerinin belirlenmesine ilişkin 10/07/2012 tarihli ve 1888 sayılı kararı; İstanbul 51'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinin 2'nci bendi gereğince İstanbul 51'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmesine, İstanbul 1'inci Deniz İhtisas Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 51'inci Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, karar verilmiştir. 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile “Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur." düzenlemesi getirilmiştir. HSYK’nın 26.08.2014 tarihli 1876 sayılı kararı ile 15/09/2014 tarihinde yürürlüğe girmek üzere İstanbul 51 ve 52 Asliye Ticaret Mahkemeleri kapatılıp İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi adı altında faaliyetine devam ettiği anlaşılmaktadır.... San.tic. A.Ş'nin emtiasını taşıma sırasında oluşabilecek risklere karşı davacı ... sigorta A.Ş.' tarafından Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsüne aldığı anlaşılmaktadır. Sigortalının satıcı/gönderen ... firmasından satınaldığı sac rulo emtiasının Novorossıysk/Rusya limanında M/C CHE gemisine yüklendiği, tahliye limanının .../Türkiye olduğu, navlunun peşin ödendiği, yükletenin ..., gönderilenin ... A.Ş olduğu, ürünün satış faturasında CFR-FO kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. CFR, (cost and freight) Mal bedeli ve navlun anlamına gelen uluslararası bir ticari terim olup fiyata mal bedeli ve navlun ücreti dahil demektir. Anılan koşul kapsamında, satıcının masrafları kendisine ait olmak üzere malların belirlenen terminale kadar taşınması için taşıma sözleşmesi yapma, buna karşın alıcının da malları varış limanında boşaltma masraflarını ve liman ücretlerini ödemek suretiyle gecikmeksizin malı boşaltma yükümlülüğü bulunmaktadır. Yine faturada bahsedilen FO kaydının ise ( Free Out) boşaltma masrafları hariç anlamına geldiği, yani boşaltma masraflarının satıcıya değil alıcıya ait olduğunu ifade etmektedir. Her ne kadar CFR kaydı satıcı ile alıcı arasında yapılmış satım sözleşmesine konulan şartlardan ise de, navlun sözleşmesine de etkisi bulunmaktadır. Zira, boşaltma yükümlülüğü sigortalı dava dışı alıcıda bulunduğuna göre, vincin ve vinci kullanan elemanların öncelikle alıcının elemanı olduğunu kabul etmek gerekir. Davacı, bu kabul karşısında ancak aksini yani, vincin ve vinç kullanıcılarının taşıyıcının adamları olduğunu kanıtlayarak taşıyıcının sorumluluğunu sağlayabilir. Bunun yanında vinç kullanıcılarının dava dışı alıcının adamları olduğu kabul edilse dahi, 6762 sayılı TTK 1061 maddesi (6102 sayılı TTK 1178-1179) uyarınca boşaltma işlemine kaptanın gözetim yükümlülüğü değerlendirilerek müterafık kusuru olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (emsal yargıtay 11 Hd. 2016/4787 E. 4 K.) Somut olayda da davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalı alıcı adına tahliye liman hizmeti açıklamalı fatura düzenlendiği, sigortalı alıcıya ait yükün gemiden tahliyesi işlemini davalının dava dışı sigortalıya karşı üstlendiği, hasarın ise yük gemiden tahliye edilmeden önceki aşamada oluştuğu sabittir. Davacı tarafça Sigortalısına ödediği tazminatın TK 1472 maddesi gereği rücuen tahsili için İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davalı ... A.Ş. ve ... ımo numaralı M/V CHE gemisi donatanı rodwell associates ltd. ye izafeten... Vapur Acenteliği ve Tic. A.Ş. hakkında 17.104,18 TL asıl alacağın tahsili istemiyle takip başlattığı, davalı ... Anonim Şirketinin borca itiraz ettiği, diğer takip borçlusu adına ise ... Anonim Şirketi tarafından sunulan itiraz dilekçesinin ise asıl borçluya izafeten sunulmadığı şeklinde alacaklı tarafından beyanda bulunularak o borçlu hakkına haciz ihbarında bulunulduğu, eldeki davanın sadece borçlu ... A.Ş. yönünden açıldığı anlaşılmaktadır Eldeki uyuşmazlıkta hasarın yük gemiden boşaltılmadan oluştuğu, davalı savunmalarının hasarın yükün yüklenmesi ve istiflenmesi ile ilgili olduğu yönünde olduğu, davacının icra takibininde borçlu olarak gemi donatanı ve tahliye işlemi yapan davalıyı hasım gösterdiği, sorumluluğun belirlenmesinde TTK 1478 ve 1479 maddelerinin nazara alınması gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlığın özel görevli Deniz Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunuğu sonucuna ulaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararı isabetli görülmemiş olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025