T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/842 - 2026/933 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/842 KARAR NO : 2026/933 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2022 NUMARASI : 2022/27 E. - 2022/300 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/842 - 2026/933 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/842 KARAR NO : 2026/933 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2022 NUMARASI : 2022/27 E. - 2022/300 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/11/2022 tarih ve 2022/27 E. - 2022/300 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, Müvekkili şirkete ait “...” ve “...” asli unsurlu tanınmış seri markalar bulunduğunu, davalının 2020/54001 başvuru numaralı 05 ve 35. sınıfta tescil talepli “...” ibareli marka başvurusunun yayımına müvekkili şirket tarafından yapılan itirazların davalı kurum tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin “...” markası üzerinde üstün ve öncelik hakkının mevcut olduğunu, “...” ibaresi ile özdeşleştiğini ve ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, ticaret unvanında da “...” ibaresinin çok uzun yıllardır kullanıldığını, dava konusu marka ile müvekkili şirkete ait markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının 01-45 arası birçok sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu markanın da 05 ve 35. sınıflarda tescil edilmek istendiğini, davalı marka başvurusunun ilgili sınıflarda müvekkili markaları ile aynı olduğundan iltibas yaratacak ve halkı yanıltacak mahiyette olduğunu, tüketici nezdinde dava konusu markanın müvekkili şirketin bir alt veya yan markası olarak algılanacağını, bu durumun davalının sebepsiz zenginleşmesine ve haksız rekabete yol açacağını, davalının marka başvurusunda kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 2021-M-10447 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2020/54001 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı gerçek kişi, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davacı markaları "Çay" emtiası bakımından tanınmış ise de marka işaretleri benzer bulunmadığından SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının oluşmadığı, "..." ve "..." ibareleri benzer bulunmadığından SMK'nın 6/6.maddesinin davacı lehine uygulanamayacağı, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamı yönünden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia ve işaret benzerliği ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, tek harf farklılığının iltibası ortadan kaldırmadığını, başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılandığını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle başvurunun tescili halinde SMK'nın 6/5.maddesi koşullarının oluşacağını, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış seri markalarının arasına sızmak gayesiyle kötüniyetle yapıldığını, müvekkilinin ticaret unvanının asli unsurunu içermesi nedeniyle dava konusu markanın SMK'nın 6/6.maddesi uyarınca da tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira tarafların markalarının asıl unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında belirgin anlamsal farklılık bulunduğu gibi görsel ve fonetik açıdan da karıştırılma ihtimaline neden olacak düzeyde bir benzerlikten söz edilemeyeceği, taraf markalarının kısa kelime markaları olduğu gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2023 tarih ve 2022/1631 E.-2023/5113 sayılı kararında "..." ibaresinin, 21.12.2022 tarih ve 2021/5231 E.-2022/9288 K. sayılı kararında ise "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzer olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkili görülmediği, davacının "..." ibaresi üzerinde ticaret unvanından kaynaklanan hakkı bulunduğu ve başvurunun kötü niyetle yapıldığı iddialarını da kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.