7. Hukuk Dairesi 2023/1710 E. , 2023/4360 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1023 E., 2020/1305 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/240 E., 2018/410 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1710 E. , 2023/4360 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1023 E., 2020/1305 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/240 E., 2018/410 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, İstanbul-Pendik ... Mah. 1036 ve 1037 parsel ... taşınmazları davalıların murisi ... Ceylan’dan 1991 yılında senetle aldığını, yolsuz tescil sonucu 1036 parselin davalılardan ... ve ... adına, 1037 parselin ise ... Gıda Ltd. Şti. adına tespit olduğunu açıklayarak, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... ve ... ... vekili, davalıların tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını, TMK’nın 1023 üncü maddesi gereğince iyiniyetli olduklarını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili, 1036 parsel yönünden husumet nedeniyle davanın reddini, 1037 parsel ... taşınmaz yönünden ise davalı tarafından taşınmazın resmi akitle satın alındığını, 10 yıllık hakdüşürücü sürenin dolduğunu, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, TMK’nın 1023 üncü maddesi gereğince iyiniyetli olunduğunu, harcın tamamlatılması gerektiğini bildirerek, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından, sözleşmenin TMK’nın 706 ncı maddesine aykırı olması nedeniyle davanın esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31/05/2018 tarihli duruşmada davacı vekiline keşifte tespit edilen değer üzerinden eksik peşin harcı bir dahaki oturuma kadar tamamlaması için kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içinde peşin harç tamamlanmadığından, 03/07/2018 tarihli oturumda dava dosyasının HMK 150 nci maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre geçmesine rağmen taraflarca harç yatırılarak dosya yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 50.000,00 TL dava değerinden açıldığını, ıslah talepleri de dikkate alınmayarak dosyanın işlemden kaldırıldığını, ıslah dilekçesi ile rapora itirazların dikkate alınmama ihtimali karşısında davanın terditli olarak öncelikle tespit davası olarak kabul edilmesini, dava konusu yerle ilgili derdest olan başka bir dava daha olduğunu, İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/514 Esas ... dosyasının incelenmesi ve re'sen birleştirme kararı verilmesi gerektiğini, Hazine'nin davaya dahil edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, harçlandırılmış 50.000,00 TL dava değeri üzerinden terditli tespit ve kısmî dava talepleri hakkında karar verilmeden dosyanın işlemden kaldırıldığını bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen eksik harcı tamamlamaması karşısında dosyanın işlemden kaldırılmasında ve HMK'nın 150 nci maddesi gereğince üç ay içinde eksik harcı tamamlanarak yeniden işleme alınmayan dosyada, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek ve adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 150 inci maddesinin beşinci fıkrası, Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. 6100 ... HMK’nun 90 ıncı maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hakim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı Yasa'nın 94 üncü maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi halde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma ... ortadan kalkar. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. 2. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; a. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, b. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, c. Yapılacak iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 3. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. 4. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya gelince; mahkemece 31.05.2018 tarihli 10 numaralı celsede davacıya keşifte belirlenen değerden eksik peşin harcı tamamlanması için ara karar kurularak bir süre verilmiş ise de verilen sürenin, yatırılması gereken harç miktarının açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle usulüne uygun değildir. 5. Usulüne uygun ara karar kurulmadan verilen davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.