4. Ceza Dairesi 2019/3197 E. , 2019/11776 K. "İçtihat Metni" Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/04/2018 tarihli ve 2016/70112 soruşturma, 2018/21999 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01/04
**4. Ceza Dairesi 2019/3197 E. , 2019/11776 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/04/2018 tarihli ve 2016/70112 soruşturma, 2018/21999 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01/04/2019 gün ve 94660652-105-07-2476-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2019 gün ve 2019/36816 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nın vekâletle ev kiraladığı şahsın oğlu olan şüpheli ...'ın kendisine "evimize neden tebligat gönderdin, beni buradan çıkaramazsın, benim sana borcum yok, ananı avradının sinkaf ederim, seni gebertirim, ölümün benim elimden olur" diyerek hakaret ve tehditte bulunduğunu belirterek şüpheliden şikâyetçi olması üzerine, 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/4 maddesindeki ''Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir....'' şeklindeki hükmü gereğince dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaştırmacı tarafından düzenlenen 13/02/2018 tarihli raporda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığının bildirildiği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamamasına rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/19. maddesindeki ''Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir...'' şeklindeki düzenleme aykırı olacak şekilde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/04/2018 tarihli ve 2016/70112 soruşturma, 2018/21999 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kararının, uzlaştırmacı tarafından düzenlenen 13/02/2018 tarihli raporda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığının bildirildiği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamamasına rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/19. maddesindeki ''Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir...'' şeklindeki düzenleme aykırı olacak şekilde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/04/2018 tarihli ve 2016/70112 soruşturma, 2018/21999 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: Ceza Genel Kurulu'nun 29/05/2018 tarihli ve 2017/15-496 esas, 2018/246 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir" hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 253, 254 ve 255. maddelerinde ise, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un ikinci maddesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 73. maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24 ve 25. maddeleri ile CMK'nın 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiştir. CMK'nın 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinin üçüncü fıkrası; "(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez." biçimdeyken 09/07/2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun'un sekizinci maddesiyle anılan fıkraya "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" cümlesi eklenmiştir. 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı "Uzlaştırma" olarak değiştirilmiş ve 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayıları artırılmış, TCK'nın 106. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit, aynı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçları uzlaştırma kapsamına alınmış, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlara ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise, uzlaştırma sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir. Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde" (1)Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2)Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır. " denilmiştir. Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir. Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir. CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrası; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." biçimindedir. İncelenen dosyada; Şikayetçi ...'nın, şüphelinin kendisine "evimize neden tebligat gönderdin, beni buradan çıkaramazsın, benim sana borcum yok, ananı avradının sinkaf ederim, seni gebertirim, ölümün benim elimden olur" şeklinde sözlerle hakaret edip tehditte bulunduğundan bahisle şikayetçi olduğu, şüphelinin suçlamayı kabul etmediği, dosyanın 25/09/2017'de uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacı tarafından düzenlenen raporda uzlaştırmanın olumsuz sonuçlandığının belirtildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca uzlaştırmanın gerçekleştiğinden bahisle 16/04/2018 tarihli ve 2016/70112 soruşturma, 2018/21999 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan karara şikayetçinin itiraz ettiği, mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla itirazın reddedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Uzlaştırmacı tarafından düzenlenen raporda uzlaştırmanın olumsuz sonuçlandığının belirtilmesi, CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasında uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi halinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verileceğinin belirtilmesi karşısında; uzlaştırmanın gerçekleşmediği gözetilmeden, uzlaştırmanın gerçekleştiği gerekçesiyle kurulan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. IV-Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/3357 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.