T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1769 - 2025/2041 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1769 KARAR NO : 2025/2041 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/06/2023 NUMARASI : 2022/234 E. - 2023/261 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hu…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1769 - 2025/2041 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1769 KARAR NO : 2025/2041 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/06/2023 NUMARASI : 2022/234 E. - 2023/261 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/06/2023 tarih ve 2022/234 E. - 2023/261 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, “...” markasının gıda sektöründe başta yiyecek ve içecek ürünlerinde olmak üzere restoran hizmetlerinde de müvekkili ile özdeş hale geldiğini, en eskisi 1985 tarihli olmak üzere 45’i aşkın markanın sahibi olduğunu, “... ...” markasının tanınmış markalar sicilinde T/02142 sayısı ile kayıtlı olduğunu, ülke genelinde yaygın satış ağı bulunan market zincirlerinde satıldığını, özellikle turistik güzergahlar üzerindeki dinlenme tesislerinde yer alan işletmeleri aracılığıyla da tüketicilere restoran, yiyecek ve içecek hizmeti sunduğunu, davalının 2020/85730 nolu ''... ...'' ibareli marka tescil başvurusuna itiraz ettiklerini, itirazın dava konusu 2022-M-5185 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, 29. sınıftaki “et, tavuk, balık ürünleri” gibi genel anlamda et/kasap/balıkçı mamulleri ve 30. sınıf altındaki “kahve- kakao esaslı içecekler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri” gibi genel anlamda pastanelerde satışa konu edilen mallar ile bir benzerlik ilişkisi içerisinde bulunduğunu, müvekkilinin 6(3) ve 6(6) yönünden de hakkının bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümszülüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "Şekil + ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." asli unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden emtia benzerliğinin de oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 43. sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "Şekil + ... ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." asli unsurlu tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, davacı tarafın önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Türk Patentin 2022-M-5185 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markalar arasında yalnızca sınıf benzerliği bulunduğu yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, karıştırılma ihtimali için hem sınıf hem işaret yönünden çifte benzerlik koşulunun aranması gerektiğini, ortalama tüketicinin günümüzde internet ve teknoloji sayesinde markalar arasındaki farkları kolaylıkla ayırt edebilecek derecede bilgili ve dikkatli olduğunu, bu nedenle karıştırma olasılığının bulunmadığını, mahkemenin ortalama tüketici kavramını yanlış yorumladığını, ayrıca davacı markalarının ayırt edici niteliğinin zayıf olup “...” ibaresinin herkesçe bilinen, tarihi ve kültürel anlam taşıyan, kaynak belirtme işlevi düşük, tekel konusu yapılamayacak ortak bir kelime olduğunu, yalnızca bu zayıf unsurun ortaklığına dayanılarak karıştırılma ihtimalinin kabul edilemeyeceğini, “... ...” markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacı markalarından tamamen farklı bir genel izlenim yarattığını, tüketicilerin markaları farklı ticari kaynaklara ait olarak algılayacağını, bilirkişi raporunda da “...” ibaresinin tek başına tekel hakkı doğurmayacağının belirtildiğini, markalar arasında SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davalı markasının davacı markalarını sulandırmadığını veya itibarına zarar vermediğini ileri sürülerek; mahkeme kararının kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep edilmiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının "Şekil + ... ..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacıya ait "..." asli unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu; diğer yönden emtia benzerliği şartının da oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.