İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TALEP : Davacılar vekili Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2024/928-1008 sayılı dosyası kapsamında; davalı...'in demans tedavisi gören, fiil ehliyetini kaybeden, murisin tek pay sahibi ve tek yöneticisi olduğu davalı şirkette 24.11.2021 tarihli genel kurulda kendis…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1515 KARAR NO : 2025/1866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/08/2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2022/796 Esas BİRLEŞEN İST. ANADOLU 7 ATM'NİN 2022/835-719 SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İST. ANADOLU 7 ATM'NİN 2024/928-1008 SAYILI DOSYASI TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TALEP : Davacılar vekili Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2024/928-1008 sayılı dosyası kapsamında; davalı...'in demans tedavisi gören, fiil ehliyetini kaybeden, murisin tek pay sahibi ve tek yöneticisi olduğu davalı şirkette 24.11.2021 tarihli genel kurulda kendisini Yönetim Kurulu Başkanı seçtirdiğini, muris ... ...'in, 03.07.2022 tarihinde vefatıyla, mirasçıların şirketin tüm hakları ve borçları ile Genel Kurul'un onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap ettiklerini, davalı...'in murisin ölümünden sonra 25.08.2022 tarihinde aldığı kararla şirketi tek paylı halden çok paylı hale dönüştürdüğünü, alınan bu kararla ilgili ikame edilen davalar devam ederken davalı...'in 12.08.2024 tarihinde yaptığı genel kurulda şirketin 1/2 payının kendisine, 1/2 payını ise kardeşi ... ...'e ait olduğunu göstererek kendisini tekrar yönetim kurulu başkanı seçtirdiğini, ... ve ... ...'in şirketin paylarını nasıl elde ettikleri hususunda bugüne kadar bir belge ibraz edemediklerini, davalı...'in genel kurulun devredilmez yetkisi olan şirket paylarını kendisine ve kardeşine devrettiğini, TTK m.395 hükmü gereğince; yönetim kurulu üyesi olarak genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi ve kardeşi adına işlem yaptığını, davalı... tarafından yapılan işlemlerin TTK m.494 hükmüne aykırı olduğunu, davalı... tarafından babası İsmail ...'in, muris arasındaki adi ortaklık ilişkisi nedeniyle davalı şirketin kendisine ait olduğunu ileri sürmekte ise de iş bu iddiayı içeren İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ 374 E. sayılı davanın reddine karar verildiğini, şirket paylarının tehlikede olduğunu belirterek şirketin 12/08/2024 tarihli genel kurulunda alınan kararların butlan/yoklukla malul olduğunun tespiti istemli davada genel kurulda alınan kararların tedbiren yürürlüğünün durdurulmasını, şirket paylarının üçüncü şahıslara devrinin tedbiren önlenmesini, şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI : Mahkemece, 05/08/2025 tarihli ara kararla davacı tarafın birleşen dosya yönünden 12/08/2024 tarihli genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulması talebinin yargılamayı gerektirdiği, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle reddine, şirket paylarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesi talebinin dava konusu olmadığı gerekçesiyle reddine, şirketin organsız olmadığı gerekçesiyle kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; ... ...'in TTK'nın 447. madddesine aykırı davrandığını, müvekkillerinin pay sahipliğinin pay defterine kaydedilmeden, tüm mirasçıları çağırmadan genel kurul yapılmasının, pay defterinin mirasçılardan saklanmasının anonim şirketin genel yapısına aykırı olduğunu, ayrıca...'in TTK'nın 494. maddesi hükmünü de ihlal ettiğini, ... ...'in henüz pay sahibi olmadan 12/08/2024 tarihli genel kurulda kendisini ve kardeşi ... ...'i pay sahibi olarak göstererek kararlar aldığını, davalı...'in gerçek pay sahibi olan 31 mirasçıyı görmezden gelerek genel kurul yaptığını, bahsi geçen kararların yoklukla malul olduğunu, bu nedenle tedbir taleplerinin kabulü gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının yoklukla veya butlanla malul olduğunun tespiti istemi ile açılan davada TTK m.449 uyarınca genel kurul kararının icrasının geri bırakılması ve davalı şirkete tedbiren kayyım atanması istemine ilişkindir.Davacı tarafça asıl ve birleşen İst Anadolu 7. ATM'nin 2022/835-719 s.lı davasında muris ... ...'in katılımı ile...'in yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin 24.11.2021 tarihli genel kurul kararının murisin ehliyetsizliği nedeniyle yokluğunun veya geçersizliğinin tespiti, birleşen İst. Anadolu 7. ATM'nin 2024/928-1008 sayılı davasında ise... ve ... ...'in katılımı ile yapılan 12/08/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile görev yapmak üzere...'in seçilmesine ilişkin kararın yokluğunun veya geçersizliğinin tespiti ve bu kararın icrasının durdurulması talep edilmiştir.TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan hükümde hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; icrasının geri bırakılması talep edilen 12/08/2024 tarihli genel kurul kararı, ... ... ve ... ...'in katılımı ile yapılan genel kurul toplantısında alınan...'in 3 yıl süreliğine yönetim kurulu üyesi/başkanı seçilmesine ilişkindir. Miras yolu ile şirkette hissedar olduğunu iddia eden davacılar, şirketteki hisselerin murise ait olduğunu, ... ... ve ... ...'in şirket hisselerine sahip olmadığını, dolayısıyla genel kurul toplantısının, toplantıya katılma ve oy hakkı bulunmayan kişi tarafından, şirkette hissedar olan miraçılar toplantıya davet edilmeksizin gerçekleştirildiği gerekçesiyle genel kurul kararının yok hükmünde veya batıl olduğunu ileri sürmektedir. ... ...'in şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği 24.11.2021 tarihli genel kurul hazirun tutanağında şirketin tüm hisselerinin muris ... ...'e ait olduğu belirtilmiştir. Dava konusu 12/08/2024 tarihli genel kurul hazirun tutanağında... ve ... ...'in eşit hisse ile şirkette hissedar oldukları belirtilmiştir. Bu aşamaya kadar... ve ... ...'in hisselere ne şekilde sahip olduklarına dair hisse devir sözleşmesi ibraz edilmemiştir. İsmail ..., ... ... ve muris ... ... arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu, dava konusu şirketin de adi ortaklığa ait olduğu ileri sürülerek... ve ... ...'in babaları olan İsmail ... ile ... ...'in mirasçıları tarafından adi ortaklığın tespiti, feshi ve tasfiyesi davası açılmış ise de bahsi geçen davanın 18/06/2025 tarihinde reddine karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 14/08/2024 tarihli kararında muris ... ...'in 24/11/2021 tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Dosyadaki delillere göre davacıların bu iddiaları ve mirasçı sıfatından kaynaklanan hakları dikkate alındığında, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde mirasçıların haklarının olumsuz etkilenebileceği sonucuna varılmaktadır. Bunun dışında karşı tarafça davacı mirasçıların, paylar miras ortaklığına ait bulunduğundan, huzurdaki davayı ikame etme hak ve imkânı, dava takip yetkisi bulunmadığı ileri sürülmüş ise de terekeye temsilci atanmış olup, tereke temsilcisi göreve başlayıp davada temsil sağlanıncaya kadar şirketin ve davacı mirasçının haklarının korunmasında zorunluluk bulunmaktadır. Ancak, ihtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp; ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki yanının menfaatinin gözetilmesi gerekir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. Somut olayda yaklaşık ispat koşulu sağlanmış ise de genel kurul kararının icrasının durdurulması halinde şirket organsız kalacağından, "çoğun içinde azı da vardır" prensibi dikkate alınarak şirkete denetim kayyımı atanması şirket ile ortakların hak ve menfaat dengesinin korunması için uygun ve yeterli olacağı değerlendirilmiştir. Bunun dışında şirket hisselerinin devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi talep edilmiş ise de ihtiyati tedbir kararları ancak davanın konusu hakkında verilebilir. Davacılar genel kurul kararın hükümsüzlüğünü talep etmekte olup şirket hisselerine yönelik bir dava bulunmadığından şirket hisselerinin devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2024/928-1008 sayılı davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 05/08/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, bahsi geçen yanılgı yeniden inceleme yapılmasını gerektirmediğinden 12/08/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile görev yapmak üzere...'in seçilmesine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulması, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması ve şirket hisselerinin devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, şirkete tedbiren denetim kayyım atanmasına dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2024/928-1008 sayılı davasında davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/796 Esas sayılı 05/08/2025 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı şirketin 12/08/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile görev yapmak üzere...'in seçilmesine ilişkin kararının yürütmesinin durdurulması talebinin reddine, paylarının üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesi ve davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin reddine,İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirkete mali müşavir ...'ın tedbiren denetim kayyımı olarak atanmasına, davalı şirketin yöneticilerinin ve yönetim kurulunun iş ve işlemlerinin denetim kayyımlarının onayına tabi tutulmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, Kayyımlara şirket malvarlığından karşılanmak üzere her bir kayyım için ayrı ayrı aylık 15.000-TL ücret takdirine,Davacı tarafça üç aylık kayyım ücretinin ilk derece mahkemesince depo edilmesine,Teminat alınmasına yer olmadığına," Davacılar tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/11/2025