T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/945 - Karar No:2025/1145 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/945 KARAR NO : 2025/1145 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2023 NUMARASI : 2020/269 E-2023/345 K DAVANIN KONUSU : Alacak -Teminatın İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2025 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/945 - Karar No:2025/1145 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/945 KARAR NO : 2025/1145 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2023 NUMARASI : 2020/269 E-2023/345 K DAVANIN KONUSU : Alacak -Teminatın İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2025 Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminatın iadesi istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında akdedilen 05/01/2018 tarihli Hamzabeyli Gümrük Kapısı Yeniden Yapılandırılması Projesi Elektrik Elektronik İşleri Yüklenici Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin tüm elektrik ve elektronik işlerinin imalatı işlerini üstlendiğini, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca iş bitim tarihinin 22/07/2018 olarak belirlendiğini, ancak projenin inşaat işleri zamanında tamamlanmadığından yani iş sahibince uygun ortam hazırlanmamış olduğundan müvekkili tarafından söz konusu elektrik imalatı işlerinin zamanında devam ettirilemediğini, buna karşın müvekkilinin üstlendiği işin büyük çoğunluğunu bitirdiğini, ancak sözleşme bitim tarihi olan 22/07/2018 tarihinde davalıdan kaynaklı sebeplerle işin bitirilememesi sebebiyle, taraflar arasında 15/08/2018 tarihli zeyilnamenin düzenlendiğini ve 31/12/2018 tarihinin yeni iş bitiş tarihi olarak belirlendiğini, sözleşme bedeline ilişkin müvekkilinin hak kaybına uğradığı dolar kur farkına ilişkin müvekkili şirketin taleplerine rağmen, herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğini, müvekkilinin inşaat sahasında elektrik imalat montaj işlemlerini yapmaya devam ettiğini, bu süreçte de yine inşaatın bazı bölümlerinin tam olarak bitirilememesi sebepleri ile işlemlerin uzamaya devam ettiğini, yine iş sahibinin uygun ortamı sağlamaması ve inşaat işlerinin tamamlanamaması sebebiyle zeyilnamede belirtilen tarihte yüklenilen işlerin tamamlanamadığını, söz konusu işlerin, iş sahibinden kaynaklı sebepler ile bitirilememesi ve sözleşme süresinin dolması sebebiyle, yeni bir sözleşme revize edilmesi gerekliliğine ilişkin olarak Üsküdar 25. Noterliğinin 16/04/2019 tarihli ihtarnamesi ile iş sahibinin sözleşmeye aykırı hareketleri sebebiyle işlerin zamanında bitirilemediğinin bildirildiğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca sözleşme süresinde, müvekkili tarafından yapılan işlerin sözleşme ile sabitlenen kurun yükselmesinden kaynaklı oluşan kur farkı hakedişleriyle beraber sunulmasına karşın, iş sahibinin kur farklarını hakedişten çıkartarak hakedişleri imzaladığını, işbu sebeplerle taraflar arasındaki tüm işlerin ve bedellerin yeni bir sözleşme ile revize edilmesi adına ihtar çekildiğini, ardından taraflarca karşılıklı ihtarların keşide edildiğini, gelişmeler sonrasında iş sahibi firma ile sözlü olarak anlaşıldığını ancak fiili olarak herhangi bir faaliyet gösterilmediğini, iş akdinin müvekkili şirket tarafından feshedildiği ile yerinde tespit yapılması adına delil tespiti davası açılacağının Üsküdar 25. Noterliğinin 16.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile belirtildiğini, tüm ihtarlara rağmen davalının kendisini haklı gösterebilecek tek argüman olarak, 01/10/2019 tarihinde, taraflar arasında geçici kabul adı altında eksik listesini ihtarlarında belirtildiğini, müvekkilinin 01/10/2019 tarihinde bildirilen eksik işleri 18/10/2019 tarihinde eksik listesini tamamlanarak, davalıya ve müşavir firmaya teslim edildiğini, bu teslimin ardından, müvekkilince gerekli hesaplamalar yapılarak taraflar arasındaki işlerin sonlandırılması hususunda mutabık kalındığını, ancak davalının bu hususu da yanıtsız bırakarak yerine getirmediğini, yüklenilen işin sözleşme süresinde tamamlanamamasının iş sahibinden kaynaklanan kusurlar ve uygun ortamın sağlanamadığı ve dava dışı bir şirketin elektrik imalat montaj işlemlerine başlayacağı tarihe dek müvekkili tarafından yapılan elektrik imalat işlemlerinin yerinde tespit edilmesi adına Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/9 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, cari hesapta, müvekkilinin hakedişleri üzerinden yapılan kesintilere de yer verildiğini, bu kesintilerin, sözleşmenin 5.1 maddesinde belirtilen hakediş üzerinden teminat kesintisi, vergi kesintileri, iş sahibince sağlanan faturalı malzeme kesintileri ve iş sahibince faturalandırılmamış kesintiler şeklinde olduğunu, faturalandırılmamış kesintilere ilişkin bedel cari hesapta belirtilmiş ise de, faturalandırılmaması sebebiyle müvekkilinin hakedişi üzerinden yapılan kesintiler hususunda çelişki doğurduğunu, cari hesapta belirtilen müvekkilinin faturalandırdığı hakedişler üzerinden iş sahibince yapılan ödemeler ve kesintiler düşüldükten sonra dahi müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, ayrıca, davalı işverenin sözleşmeye aykırılığı sebebiyle feshedilen sözleşme gereği, hakedişlerden yapılan teminat kesintisinin tamamının müvekkiline iadesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca dolar kuru ile alınacağı, yine aynı maddede belirlenen malzemeler için kurun yaklaşık bedeller doğrultusunda 3,60 TL olarak sabitlendiğini, sabitlenen kur bedelinin %3 oranında artması ya da düşmesi durumunda sözleşme fiyatının güncelleneceğinin imza altına alındığını, kur fiyatının sözleşmede belirtilen oranında artması sebebiyle müvekkilinin taleplerine rağmen, iş sahibince kur farkına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını ve sözleşme fiyatının güncellenmediğini, bu doğrultuda sözleşmenin başlangıç tarihi olan 05.01.2018 tarihinden müvekkilince feshedildiği, 16.10.2019 tarihine dek sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca belirtilen malzemelerin alımında belirlenen 3,60 TL kur üzerinde oluşan %3 oranındaki artış farklarının tümüyle davalıdan tahsili gerektiğini, karşı tarafça onaylanan ancak müvekkilinin hakedişleri üzerinden faturalandırılmamış kesintiler yapılması neticesinde çelişki doğuran cari hesap üzerindeki ve karşı tarafça onaylanmayan, ancak müvekkilinin alacaklı ve borçlu olduğu kalemlere yer verilen, cari hesap üzerindeki tam alacaklarının sözleşmenin 4.1 maddesi doğrultusunda oluşan kur farkları da hesap edilerek tahsili ile, sözleşmenin 5.1 maddesinde belirtilen sözleşme başlangıcında müvekkili tarafından iş sahibine verilen teminat çeki ve hakedişleri üzerinden kesilen %5 oranındaki teminatın tahsilini talep ettiklerini, davalının sözleşme ilişkisi sona ermiş olmasına ve hatta yapması gereken ödemeleri yapmamasına karşın müvekkilinin teminat olarak kendisine teslim ettiği 550.000,00 TL'lik çeki elinde bulundurduğunu ve iade etmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı tarafça onaylanmış cari hesap dökümleri bakımından, 565.011,98 TL alacağın muaccel olduğu tarihten tahsiline dek işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1 maddesinde belirtilen müvekkilinin iş başlangıcında davalıya verdiği 550.000,00 TL tutarlı teminat çekinin iadesini istemiş, 04.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporuyla müvekkili alacağının 1.377.665,55 TL olarak tespit edildiğini belirterek bilirkişi raporu doğrultusunda davadaki talebini bu miktara yükselterek bu miktarın muacceliyet tarihi olan 02.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davacının 22/07/2018 tarihinde bitirmesi gereken işleri 2019 yılı biterken dahi tamamlayamadığını, taraflar arasında bu hususta pek çok sözlü görüşme yapıldığını, davacıya ihtarnameler gönderildiğini, davacının eksiklerini tamamlayacağını taahhüt ettiğini, ancak süreç içerisinde sürekli eksik ve ayıplı imalatlar olduğunun gözlendiğini ve kendisine fiyat farkı verilmeyeceği bildirilen işlerde dahi haksız ve dayanaksız olarak fiyat farkı talep etmeye devam ederek işleri eksik bıraktığını, bu nedenle davacının iddialarının yerinde olmadığını, söz konusu eksik ve hatalı işlerin sözleşme gereği davacı nam ve hesabına rücu edilmek kaydıyla müvekkilince 3.şahıslara tamamlattırıldığını, sözleşmenin 4.2 maddesinde yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, diğer yandan sözleşme kurları ile Dolar-Euro olan malzemeleri güncel kura göre güncellenmesi ile ilgili olarak sözleşmenin 4.1 maddesinde “İşin devamı sırasında olabilecek kur değişiklikleri ile ilgili aşağıda belirtilen malzemeler ( Seslendirme Sistemi – Yangın Alarm – Telefon Data – CCTV – Aydınlatma Sistemi – Kartlı Geçiş ) ve yaklaşık bedelleri için dolar kuru 3,60 TL alınmıştır. Belirlenen kurun %3 üzerine çıkması ya da düşmesi durumuna göre sözleşme fiyatı güncellenecektir” denilmesine rağmen belirtilen malzemeler için yaklaşık bedel bölümünün boş bırakıldığını, ilgili maddede belirtilen malzemelerin tahdidi olarak sayıldığını, sayılan malzemelerin dışında kalan malzemeler için herhangi bir kur farkı düzenlemesi bulunmadığını, sözleşmede tahdidi olarak sayılan malzemelerden; CCTV ve kartlı geçiş malzemeleri işveren tarafından temin edildiği için, aydınlatma sistemlerinin ise müvekkilince temin edildiği için kurdaki değişimden kaynaklı fiyat güncellemesine tabi olmadığını, davacı tarafın, söz konusu eksik ve ayıplı işlerin, davacı nam ve hesabına üçüncü şahıslara tamamlattırıldığını ve tamamlattırılacağını bildiren 25.10.2019 tarihli ihtarnameyi tebliğ alınca Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 2019/9 D.İş sayılı dosyada tespit yaptırdığını, müvekkilinden habersiz şekilde yaptırılan tespitte müvekkili tarafından üçüncü kişilere yaptırılan imalatları sanki kendi imalatları imiş gibi göstererek bilirkişi heyetine gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, kaldı ki müvekkilince söz konusu rapora açıkça itiraz edildiğini, söz konusu bilirkişi raporundaki tespitlerin davacının tek taraflı yorum ve yönlendirmelerine dayalı olduğunu, müvekkili yetkilisi tarafından davacı yetkilisi ...’a gönderilmiş olan 09.09.2019 tarihli e-postada eksikliklerin ve kusurların bildirildiğini ve yapılmaması halinde nam ve hesaba yaptırılacağının da belirtildiğini, bu bildirim üzerine davacı yetkilisi ve müvekkili şirket yetkilisi ile müşavir şirket yetkilisi imzalarını barındıran 01.10.2019 tarihli tutanağın imzalandığını, söz konusu eksikliklere ilişkin tutanağın genel eksiklikleri gösterdiğini, davacının eksik ve ayıplı imalatlarının bunlarla sınırlı olmadığını, davacının bu eksiklikleri tamamlamadığı gibi 19.11.2019 tarihinde müvekkili şirket, idare ve müşavir firma tarafından tanzim edilen tutanaktaki eksik ve kusurlu işleri de tamamlamadığını, bu nedenle davacı tarafından yaptırılan tespit sonucu düzenlenen 2019/9 D.İş sayılı bilirkişi raporu gerçek durumu yansıtmadığından davada esas alınmasının mümkün olmadığını, bu rapora karşı yapmış oldukları itirazları tekrar ettiklerini, davacı tarafça sunulan ve müvekkili tarafından onaylandığı bildirilen cari hesap ekstrelerinin güncel ekstreler olmadığını, davacı tarafça eksik bırakıldığı için sonradan bizzat müvekkilinin yaptığı veya 3. şahıslara yaptırdığı işler nedeniyle, davacı tarafça sunulan cari hesap ekstrelerinin geçerliliğini yitirdiğini, güncel duruma ilişkin cari hesap ekstresini ekte sunduklarını, davacının müvekkilinden alacağının olmadığını, davacı müvekkiline karşı akdi yükümlülüklerini yerine getirmediğinden teminatının iadesinin bu aşamada mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:Davanın, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili, teminat çekinin iadesi isteğine ilişkin olduğu, Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/9 D.iş sayılı dosyasının incelenmesinde, delil tespiti isteyenin ... Müh. ... Ltd. Şti., karşı tarafın ... İnş. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş., tespit konusunun ... Müh. ile davalılar arasında yapılan Hamzabeyli Gümrük Kapısı yeniden yapılandırma işi adı altındaki yüklenici sözleşmesi uyarınca tespit isteyen tarafından yapılan elektrik imalat işlerinin ne oranda tamamlandığı hususunun tespiti olduğu, yerinde keşfen inceleme sonucu 14/11/2019 tarihli inşaat ve elektrik mühendisi bilirkişi raporunda sahada yapılan fiziki incelemelerde toplam işin %65,6919 kısmının yapıldığının tespit edildiği, şantiyede inşaat işlerinin halen devam ettiği, bu nedenle elektrik işlerine ait imalatların bitmeyen inşaat işleri nedeniyle tamamlanamadığının tespit edildiği, bilirkişi heyetinin 31/01/2020 tarihli ek raporlarında itirazları değerlendirerek rapordaki tespitlerin tüm mahallerin tek tek gezilmesi yöntemiyle yapıldığı, fotoğrafların çekilip dosyaya sunulduğu, yerinde tespit edilen bazı imalatların davacı nam ve hesabına, davalı tarafından yaptırılmasının ise o anda tespitinin yapılamayacağı, yapılan imalatların yerinde olup olmadığına dikkat edilerek tespitin yapıldığını bildirdikleri, dosya kapsamından; taraflar arasında 05/01/2018 tarihli Hamzabeyli Gümrük Kapısı yeniden yapılandırması inşaatının elektrik - elektronik işlerinin yapımına ilişkin sözleşme düzenlendiği, ana işverenin .... İşl. A.Ş. olduğu, ana işveren ile davalı müteahhit arasında 01/08/2017 tarihli sözleşme uyarınca Hamzabeyli Gümrük Kapısı Yeniden yapılandırılması inşaat işine ilişkin olup taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun ise Hamzabeyli Gümrük Kapısı yeniden yapılandırılması inşaatının tüm elektrik ve elektronik işlerini kapsadığı, sözleşme bedeli ve iş miktarındaki değişmenin 4.maddede kararlaştırıldığı, 8.490.000,00 TL olarak belirlendiği, teminat ve masrafların 5.maddede düzenlendiği, 5.1 maddesi kesin teminat başlıklı olup, buna göre yüklenicinin sözleşmenin imza tarihinde iş sahibine teminat niteliğinde 510.000,00 TL bedelli teminat mektubu ya da çek ve/veya senet vereceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme eklerinin 6.maddede belirtildiği, sözleşmenin bitimi ve teminatın iadesinin 35.maddede düzenlendiği, buna göre; yükleniciden alınan tüm teminatların avansla ilgili teminatlar hariç olmak üzere ancak kesin kabul ve kesin hesabın onaylanmasını takip eden 30 gün içerisinde ve yüklenicinin iş sahibi ile herhangi bir anlaşmazlığının olmaması halinde kesin kabul muayenelerinin ve SGK işlemlerinin ilgili maddelerdeki yükümlülükler doğrultusunda eksiksiz olarak yerine getirilmesinden, sözleşmenin 22/7 maddesinde belirtilen işçilik oranının tutturulmasından ve yüklenicinin kusuru nedeniyle iş sahibinin ödemek zorunda kalacağı bütün cezalar ile kesintilerin yüklenicinin alacaklarından düşüldükten, vergi dairesi ve SGK'dan alınacak ilişiksiz belgesinin ibrazından ve yüklenici ve/veya iş sahibi aleyhine bu işten dolayı işçiler ya da 3.kişiler tarafından açılmış tazminat, alacak, rücu ve sair tüm davaların sonuçlanmasını takiben iade edileceği, yüklenicinin hakediş tutarının, ödenmesi gereken tüm tazminat ve cezaları karşılamadığı hallerde teminatın nakde çevrilerek bu miktarların kesilip kalanının yükleniciye iade edileceğinin kararlaştırıldığı, toplam 42 maddeden ibaret olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşme 05/01/2018 tarihinde akdedilmiş olup iş süresinin 198 gün, 15/08/2018 tarihinde zeyilname düzenlendiği, işin süresinin 31/12/2018 tarihine kadar uzatıldığı, davacı tarafından davalıya Üsküdar 25. Noterliğinden keşide edilen 16/09/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 12.maddesine göre iş sahibine verilmesi gereken iş programının teslim edilmediği, iş sahibinin tamamladığı kısımların hazır olması ile imalatlara devam edilebildiği, sözleşmenin 4.1 maddesine göre sabitlenen kurun yükselmesi nedeniyle kur farkının ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı tarafın Ankara 24. Noterliğinden keşide ettiği cevabi ihtarname ile sözleşmenin 4.2 maddesine göre fiyat farkı ödenmeyeceği, sözleşmenin 4.1 maddesine göre malzemeler için yaklaşık maliyet bölümünün boş bırakıldığı ve malzemelerin kendileri tarafından temin edildiği, kur farkı hesabının 2 firmanın anlaşması neticesinde belirlenmesinin önemli olduğu, şirket merkezinde müzakerelerin yapılması için davacı şirketin davet edildiğinin belirtildiği, taraflar arasında 01/10/2019 tarihli geçici kabul eksikliklerine dair liste düzenlendiği, 18/10/2019 tarihinde Hamzabeyli Gümrük Kapısı elektrik işleri tutanağı düzenlendiği, tutanağın davacı şirket görevlisi ..., ... A.Ş. Görevlisi ... tarafından imzalandığı, 01/10/2019 tarihinde elektrik imalatları eksik işleri için çıkarılan elektrik eksikliklerinin tamamlandığı, TR1 ve TR2 panoları troid röleleri, GT1 tarafından enerji kesilmesine izin verilmediği için takılamadığının belirtildiği, davalı şirket görevlisi tarafından müşavir firma görevlisi olmadan eksik işlere ilişkin tutanak düzenlendiği, davacı tarafından davalıya Üsküdar 25. Noterliğinden keşide edilen 16/10/2019 tarih, 51743 yevmiye numaralı ihtarname ile 22/07/2018 tarihinde sözleşmenin sona erdiği, 16/04/2019 tarihinde biten sözleşmenin güncel koşullara göre yenilenmesi talebiyle ihtarname gönderilmesi üzerine ofiste görüşme gerçekleştirildiği, karşılıklı kesin hesap yapılıp mutabakata varılması ve sözleşmenin feshedilmesi, fesih sonrası iyi niyet çerçevesinde geçiş sürecinde teknik destek sağlanması üzerinde sözlü olarak anlaşıldığı, görüşmeden bu yana bir gelişme olmadığı, sürenin uzatılmadığı ya da yeni bir sözleşme olmaması nedeniyle sözleşmeyi sona erdirdiklerini, şantiye alanında tespit yaptırılarak bugüne kadar gelinen noktanın rapor altına alınacağının ihtar edildiği, davalı tarafça davacıya Ankara 56. Noterliğinden keşide edilen 25/10/2019 tarih 14342 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile taraflarına yapılan tüm sözlü uyarılara karşın eksik kalan işlerin tamamlanmadığı, hatalı imalatların düzeltilmediği, söz konusu eksik ve hatalı işlerin sözleşme gereği nam ve hesaba rücu edilmek kaydıyla kendileri tarafından tamamlattırıldığı, ifadaki eksik imalatların tarafları ve müşavir firmanın katılımı ile oluşturulan heyet vasıtasıyla tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, tutanak altına alınan metrajlar ve sair detayların kesin hesaba esas teşkil edeceğinin bildirildiğinin anlaşıldığı, davada uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça yapılan iş bedelinin ne olduğu, bakiye imalattan kaynaklı alacağın olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğu ve davalıya sözleşme kapsamında verilen teminat çekinin iade koşullarının oluşup olmadığı hususlarında toplandığı, davacı tarafça, 16/10/2019 tarihli ihtarla taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğu, mevcut haliyle davacının yaptığı işler kapsamında talep edilebilecek alacağın olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, dava eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili isteğine ilişkin olup, salt defter kayıtlarının alacağın varlığı ve miktarı yönünden yeterli olamayacağı, taraflar arasında varsa düzenlenen hakedişler, tüm belgeler, sözleşme kapsamında yapılması gereken kesinti olup olmayacağı belirlenip kesin hesabın yapılması gerektiği, mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 12 adet hakediş yapılmış olup, kesintiler hakediş bazında tek tek ikinci bilirkişi heyetinin ek raporunda incelenip değerlendirilmiş, buna göre davacının hakedişleri ihtirazı kayıt ileri sürmeden imzalamış olması nedeniyle yapılan kesintilere itibar edilmesi gerektiği, buna göre kabul edilebilecek kesintiler toplamının 1.126.698,20 TL olduğu, fiyat farklı toplam sözleşme bedelinin 9.775.717,60 TL olarak hesaplandığı, tespit raporundaki %65,6919 gerçekleşme oranı uygulandığında davacının hak kazanacağı bedelin 6.421.854,63 TL olduğu, ancak davacının kestiği ve davalının kabul ederek defterlerine işlediği faturalar toplamı 6.074.715,08 TL olduğu için bu tutarla bağlı kalınması gerektiği, bu tutarın fiyat farkları dahil toplam talep edilebilecek miktar olup, ihtilafsız ödeme toplamı olan 4.697.059,53 TL ile hakedişlerde yapılan kesintiler toplamı 1.126.698,20 TL'nin düşümü ile bakiye imalat alacağının 250.957,35 TL olduğu anlaşılmakla, davacının imalat bedelinden kaynaklı alacak davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle miktar da belirtilerek temerrüde düşürücü usulüne uygun ihtarname olmadığından alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği, dava konusu teminat çekinin iadesi davasına ilişkin olarak yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; delil tespiti raporunun hazırlandığı tarihte henüz inşaat işlerinin devam etmekte olduğu, gecikmenin davalı iş sahibinden kaynaklandığı, inşaat işlerinin tamamlanmasından önce elektrik - elektronik imalatlarının tamamlanamayacağı, kesin hesap yapılıp bakiye alacağın belirlendiği, başkaca bir alacağın kalmadığı, bu şekliyle teminat iadesi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davacının teminat çekinin iadesi talebinin kabulü ile, dava konusu 550.000,00 TL bedelli davalıya verilen teminat çekinin davacıya iadesine karar verildiği gerekçesiyle davacının alacak davasının kısmen kabulü ile, 250.957,35 TL'nin 23/06/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının teminat çekinin iadesi talebinin kabulü ile, dava konusu ... Şubesine ait keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 8017940 numaralı 550.000,00 TL bedelli davalıya verilen teminat çekinin davacıya iadesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava açılmadan önce eksik işlerin tamamlandığı, sözleşmenin henüz ... inşaat yapım işini tamamlamadığından elektrik işlerine devam edilemediği bu sebeple sözleşmeyi güncelleme veya kesin hesap yapıp sözleşmeyi feshetmeye dair bildirim ayrıca 05.11.2019 tarihinde Üsküdar 25. Noterliği 56652 yevmiye sayılı ihtarname ile davalıya ihtar edildiği, müvekkili şirketin söz konusu ihtarına davalı tarafça cevap verilmediğinden yani davalı kesin hesap teklif edildiği halde iştirak etmediğinden Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2019/9 D.iş dosyasında tespit yaptırdıklarını, keşifin 06.11.2019 tarihinde yapıldığı, bilirkişi raporunun 14.11.2019 tarihli olduğu, sözkonusu tespit dosyasındaki bilgi ve belgelerin dikkate alınması gerektiğini, dir.mıştır. davalı tarafın kusuru sebebiyle sözleşme gereği işleri süresinde tamamlamanın mümkün olmadığını, ayrıca davacı müvekkilinin çabalarına ve ihtarlarına rağmen davalı tarafça kesin hesabın yapılmadığını ve durumun sürümcemede bırakıldığını, 2019/9 D.İş sayılı tespit raporunda işin bloklara göre pursantaj dağılımı ve parasal karşılığının yer aldığını, müvekkilinin üstlendiği işin tamamının işin başında( Euro ve Dolar artışları hesap edilmeden evvel) toplam bedelinin yani işin %100'ünün karşılığının 8.490,000,00TL olduğunu, delil tespiti dosyasında bilirkişilerce yapılan tespit gereği her bloğa ilişkin iş bitirme pursantajının belirtildiğini, yanlarında her bir bloğun ayrı ayrı parasal değerlerine yer verildiğini ve neticede iş bitirme oranının %65,6919'a, parasal karşılığının da 5.577.245,98 TL'na tekabül ettiğinin tespit edildiğini, işin başında Euro ve Dolar artışları hesap edilmeden evvel toplam bedeli 8.490.000,00TL iken toplam işin %65,6919 kısmının yapıldığının tespitiyle bu kısmın parasal karşılığının 5.577.245,98 TL ise bilirkişilerce huzurdaki dosyada raporun son sayfasında hesap edilen Euro ve Dolar kuruna göre güncellenen 10.070.851,97TL toplam iş bedelinin %65,6919 oranına göre 6.615.734,005 TL hakediş toplamı olarak ödenmesi gerektiği neticesi çıkarılması gerektiğini, davalının ticari defterlerine göre müvekkiline yapılan ödeme tutarının 4.697.059,53 TL olduğu anlaşılıyor ise; netice olarak 6.615.734,005 - 4.697.059,53 =1.918.674,475 TL davalıdan müvekkilinin talep edebileceği kısım olarak hesaplanması gerektiğini, bilirkişilerce hesaplamaya dahil edilen yalnızca davalı tarafın ve müşavirinin imzasını haiz 01.10.2019 tarihli elektrik işleri tespit tutanağı başlıklı tablonun pursantaj tablosu olarak kabul edilip ortalamaya dahil edilmesi hususunun kabulünün mümkün olmadığını, davalının 2019/9 D.İş sayılı tepit raporunda yapılmış görünen işlerin kendisi veya 3.kişiler tarafından yaptırıldığını iddia ettiğini ve delil olarak faturalar ve belgeler ibraz ettiğini, mübrez belgeler incelendiğinde davalı ... İnşaatın Haziran, Ağustos, Eylül 2020 ücret bordrolarının Kapıkule Gümrük Kapısı işlerine ait olduğu, Ekim, Kasım, Aralık 2020 tarihli Ücret Bordrolarının Adana Yurt Binası işlerine ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin yalnızca Edirne Hamzabeyli Gümrük Kapısı elektrik işlerinin yapımına ilişkin olduğu, bu durumda sunulan delillerde hataya düşüldüğünü, yine işin 3. kişilere yaptırıldığı iddiasıyla sunulan malzeme faturalarının davalı tarafın mevcut 4 farklı yerdeki şantiyesinden hangisi için kullanıldığının anlaşılamadığı, davalının eksik işlerin kendileri veya 3. kişiler tarafından tamamlattırıldığına ilişkin iddiasını ispat edemediğini, ayrıca sunulan irsaliyeleri bulunmayan malzeme faturalarının kabulünün mümkün olmadığını, nitekim davalı tarafın ... adına bir kısım malzeme aldığı da dava dilekçesinde dahi belirtilmiş olduğunu, ancak alınan iş bu malzemelere ilişkin belge ve faturaların müvekkiline hiç iletilmediğini, faturalandırılmamış kesintilere ilişkin bedel cari hesaplarında belirtilmiş ise de faturalandırılmaması sebebiyle müvekkilin hakedişi üzerinden yapılan kesintiler hususunda çelişki doğurduğunu, mahkemeden sunulan faturaların irsaliyelerinin davalıdan istenmesini talep ettiklerini, davalı tarafın ise 09.11.2022 tarihli dilekçesinde ''müvekkil sonradan fatura tanzim etmiş olsa da karşı taraf faturaları iade ettiğinden ve cari hesabına işlemediğinden'' şeklinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, ilk bilirkişi heyetince hazırlanan 20/12/2021 tarihli kök ve 07/03/2022 tarihli ek raporlarda ; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının hakedişlerle karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde davalı tarafın müvekkil şirkete 1.377.665,55TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalı taraf defterlerinde kayıtlı 1.377.665,55TL borcun sözleşme bedelinde Euro ve Dolar güncellemesi yapılmaksızın belirlenen rakam olduğunu, kesin hesap yapılmaksızın, hakedişler üzerinden ticari deftere işlenmemiş kesintilerin müvekkilinden tahsil edilmesinin hakkaniyetsiz olup davalının iddia ettiği birtakım kesintileri yapmadan imalat miktarları üzerinden kestiği faturaları ticari defterine işlemiş, müvekkile iade etmemiş veya karşı fatura kesmemiş olduğunu, müvekkilin söz konusu sözleşme gereği faturalandırılan hakedişleri ile yapılan ödemeleri içeren, karşı tarafça onaylanan cari hesap dökümleri sunulmuş olup; cari hesapta, müvekkilin hakedişleri üzerinden yapılan kesintilere de yer verildiğini, bu kesintilerin, sözleşmenin 5.1 maddesinde belirtilen hakediş üzerinden teminat kesintisi, vergi kesintileri, iş sahibince sağlanan faturalı malzeme kesintileri ve iş sahibince faturalandırılmamış kesintiler şeklinde olduğunu, faturalandırılmamış kesintilere ilişkin bedel, cari hesapta belirtilmiş ise de, faturalandırılmaması sebebiyle müvekkilin hakedişi üzerinden yapılan kesintiler hususunda, çelişki doğurduğunu, nitekim, cari hesapta belirtilen müvekkilin faturalandırdığı hakedişleri üzerinden iş sahibince yapılan ödemeler ve kesintiler düşüldükten sonrasında dahi müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, ayrıca, davalının sözleşmeye aykırılığı sebebiyle feshedilen sözleşme gereği, hakedişlerden yapılan teminat kesintisinin tamamının müvekkiline iadesi gerektiğini, müvekkil şirketin bir sonraki dönem hazırlanan ve bildirilen hakedişlerine ilişkin düzenlediği; ancak iş sahibince onaylanmayan cari hesap ekstresi de dava dilekçesi ekinde sunulmuş olup, bu cari hesap içeriğinde ise iş sahibi ile yapılan kesin hesap, sözleşme kapsamında olan ve kapsam dışı işler ile ek işlere yer verildiğini, belirtilen işler için iş sahibine teslim edilen malzemeye ilişkin bedel ve iş sahibinin faturalandırması gereken, hakediş üzerinden yapılacak kesintiye ilişkin bedelin belirtildiğini, bu cari hesap üzerindeki alacak karşı tarafça onaylanmamış olup; taraflarca tartışmalı olduğundan davada alacaklı olunan tüm bedelin belirlenmesi ve karşı taraftan tahsilinin talep edildiğini, davada 2. farklı bilirkişi heyeti ve 2. ek raporunda da müvekkilin davalıdan 1.377.665,55 TL alacağı olduğu konusunda tespitte bulunulduğunu, davalının itirazları üzerine alınan 03.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda iki seçenekli görüş verildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere kesintilere itibar edilecek olması halinde herşey dahil fiyat belirlemesi yapılmış bir sözleşmede davalı iş sahibinin davacı yüklenici yerine bir harcama yaptığı varsayımında, işbu harcamaya ilişkin faturanın yüklenici davacıya kesilmesi gerektiğini, davalının kablo kesintisi başlığı altında yaptığı hakediş kesintilerine dair faturalar müvekkiline fatura edilmediği gibi kesintisi yapılan kabloların gönderileceği-kullanılacağı yerin faturalarda belirtilmediğini ve kabloların Edirne Hamzabeyli Gümrük kapısı işinde kullanıldığına dair bir ispatın da dosyada bulunmadığını, davalının başkaca yerlerdeki şantiyelerine ilişkin SGK dökümanlarını iş bu dosyaya delil olarak sunulduğunu, bu sebeple dayanaksız belgelere faturalara istinaden kesilen hakedişlere itibar edilmemesi gerektiğini, söz konusu hakedişler ara hakedişler olup davalının müvekkilin tüm ısrarlarına rağmen kesin hesabı yapmadığını, sözleşmenin mutabakatsız sona ermesine sebebiyet verdiğini, bu sebeple bu aşamada kesin hakediş hesaplarının yapılmasının da mümkün olmadığını, çünkü davalının sebep olduğu gecikmeler nedeniyle müvekkil tarafından işin yalnızca %65,6919 kısmının tamamlanabildiğini, yapılan kesintilere itibar edilmesi halinde dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişilerce yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, davalının kabul ederek defterine işlediği faturalar toplamı 6.074.715,08 TL tutara bağlı kalınarak kesintilerin mahsubu bu rakam üzerinden yapılmış ise de kesintilerin mahsubunun 6.421.854,63TL üzerinden yapılması gerektiğini, buna göre çıkan rakamın 6.421.854,63 - 4.697.059,53- 1.126.698,20 =598.096,9 TL olması gerektiğini, yapılan kesintilere itibar edilmeyecek olması halinde; 6.421.854,63 TL üzerinden hesap yapılmalı ve müvekkili alacağının 6.421.854,63- 4.697.059,53=1.724.795,1 TL olması gerektiğini, bu rakam üzerinden KDV tevkifatı, stopaj ve damga vergisi düşüldüğünde bilirkişilerce hesaplanan 331.337,27 TL olduğunu, bu durumda müvekkilinin talep edebileceği miktarın 1.724.795,1- 331.337,27=1.393.457,83 TL olarak belirlenmesi gerektiğini, sonuçta ticari defter ve kayıtlar HMK 222 maddesi gereği ve yerleşik Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere şartları taşıdığından kesin delil niteliğinde olduğunu, taraflar arasında imzalanan Hamzabeyli Gümrük Kapısı Yeniden Yapılandırılması İnşaatı Elektrik Elektronik İşleri Sözleşmesi 38.maddesinde de tarafların iş sahibinin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini ve işbu madde hükmünün kesin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul ettiklerini, daha evvel bilirkişilerce raporlarda tespiti yapılan 1.377,665,55TL alacağın ihtilafsız olduğunu, davalı tarafça hakediş ödemelerinin mahsubu itirazının yapılmasının yargılamayı uzatmak amacını taşıdığını, ara hakedişlerde ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması başlı başına kabul anlamını taşımadığı gibi işin davalı kusuru ile tamamlanamamış olması sebebiyle de kesin hesabın yapılamadığını ve bu aşamada da yapılmasının mümkün olmadığını, Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesi delil tespit raporu ve tarafların ticari defterlerinin kesin delil niteliği taşıdığını, müvekkilin ticari defterlere göre alacağının 1.377.665,55TL, delil tespit raporundaki iş bitirmelerine göre ise alacağı 1.918.674,475TL iken, mahkemece 5. raporda hesap edilen 250.957,35TL'na hükmedilmesine itiraz ettiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:Taraflar arasındaki sözleşmede iş bitim tarihinin 22.07.2018 olarak belirlendiğini, ancak davacının bu tarihte işleri bitirerek teslim etmediğini, 2019 yılı sonunda dahi işleri tamamlayamadığını, Ankara 24. Noterliği kanalı ile keşide olunan 26.04.2019 tarih ve 15760 yevmiye sayılı ihtarname ile davacının talep etmekte olduğu kur farkından kaynaklanan fiyat farkı konusunun ve başkaca detayların görüşülmesi için tarih ve saati bildirilerek toplantı davetinde bulunulduğunu, Ankara 56. Noterliği kanalı ile keşide olunan 25.10.2019 tarih ve 14342 yevmiye sayılı ihtarnameyle ise tüm sözlü uyarılara ve yapılan görüşmelere rağmen eksik bırakılmış olan imalatların tamamlanması, ayıplı imalatlarını ise düzeltilmesi gerektiği hususlarının bildirildiğini, ancak davacının bu süreçte ayıplı imalatlarını düzeltmediğini ve eksik imalatlarını ise tamamlamadığını, sözleşmenin 4.2 maddesinde mali yükümlülükler vb.nedenlerden dolayı yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceğinin düzenlendiğini, 4.1 " Sözleşme Bedeli" başlıklı maddesinde belirtilen malzemelerin tahdidi olarak sayılmış olup, sayılan malzemelerin dışında kalan malzemeler için herhangi bir kur farkı düzenlemesinin bulunmadığını, sözleşmede tahdidi olarak sayılan malzemelerden;CCTV ve Kartlı Geçiş malzemelerinin işveren idare tarafından temin edilmiş, Aydınlatma Sistemlerinin müvekkili tarafından temin edildiği için kurdaki değişimden kaynaklı fiyat güncellemesine tabi olmadığını, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşme maddeleri irdelenerek kur farkı talep edilemeyeceği vurgulanmış ise de tahdidi olarak sayılan malzemelere ilişkin kur farkının sözleşme geneline uygulandığını, raporda sözleşme bedeli fiyat farkı dahil toplam 9.775.717,60 TL olarak yazıldığı, dolayısıyla hükme esas alınan raporda, sanki fiyat farkı sözleşme genelinde geçerliymiş gibi fiyat farkı da dahil edilerek sözleşmede yazmayan bir bedel tespit edilmesinin sözleşmeye vde hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin yüzdelik olarak gerçekleştirme oranı "davacının kendi iddiası %66,4448'dir" dendiğini, kök raporun 16.sayfası son paragrafında ise "Edirne 3 Sulh Hukuk Mahkemesince atanan bilirkişilerin hazırladığı pursantaj tablosu ile müşavir firma ve davalı personelince hazırlanan pursantaj tablolarının da birbirine yakın değerlerde olmasından dolayı her iki tablonun toplam pursantaj değeri ortalamasının (50,76956 % + 45,25429 %) / 2 = 48,011925 % esas kabul edilmesi uygun olacağı kanaatine varılmış ve ortalama pursantaja göre yapılan hesaplamaya göre;...." dendiğini, davacının işi gerçekleştirme oranı % 48,011925 olarak belirlenmiş olduğunu, davacı son bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin 2. sayfasında da " müvekkil tarafından işin yalnızca %65,6919 kısmı tamamlanabilmiştir." dediğini, dolayısıyla raporlar arasında işin gerçekleştirilme oranı arasında farklar bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının davasını dayandırdığı tespit raporunda dahi 48,011925 % esas kabul edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmış ve ortalama pursantaja göre denilmiş ve buna göre bir değerlendirme yapılmış olduğunu, ancak asıl davada işin gerçekleşme oranının %65,6919 olduğunun kabul edildiğini, buna göre yapılan hesaplamada ise; 8.490.000,00 TL x 0,656919 = 5.577.242,31 TL davacının talep edebileceği toplam bedel olmasına rağmen sözleşmenin geneline kur farkı uygulanarak sözleşme bedelinin 9.775.717,60 TL olarak hesaplandığını, buna göre de 9.775.717,60 TL x 0,656919 = 6.421.854,63 TL davacının talep edeceği sözleşme bedeli olarak hesaplanmış olmasının hukuka, hakkaniyete ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, yapılması gereken hesaplama yapılsa idi 8.490.000,00 TL x % 0,48012 = 4.076.218,80 TL davacıya yaptığı iş karşılığı ödenmesi gereken toplam bedele ulaşılabileceğini, söz konusu kararda sözleşme bedeli sözleşmeye aykırı olarak kur farkı hesabıyla yükseltildiğini, davacının dayanak olarak sunduğu ve kök raporda tespit edilen gerçekleştirme oranından fazla bir oran uygulanarak fahiş bir sözleşme bedeli üzerinden davacının alacak talebinin kabul edildiğini, davacının yapacağı iş için müvekkiinin davacının hakedişinden kesilmek üzere bazı malzemeler satın aldığını, " 20 Temmuz 2018 tarihli Tutanak Hamzabeyli Gümrük Kapısı İnşaatı" başlıklı belgede yüklenici firma (davacı) namı hesabına alınan ekli listedeki tüm malzemelerin yüklenicinin deposuna teslim edildiği söz konusu malzemelerin hakedişe girdiği oranda işveren (müvekkil) tarafından kesileceğinin taraflar arasında kararlaştırılarak imza altına alındığını, söz konusu hükmü ve hükme esas alınan raporu kabul anlamına gelmemekle birlikte; raporda maddi hata yapıldığını, rapora itiraz dilekçesinde bahsedilen çıkarma ve toplama hatası dikkate alınmadan karar verildiğini, taraflar arasında her ay ihtirazı kayıt konulmaksızın imza edilen hakedişlerde sözleşmeye uygun kesintiler yapılmış, buna ek olarak da davacı adına alınan malzemelere ilişkin kesintilerin yapılacağının da imza altına alınmış olduğunu, müvekkilinin toplamda 635.000,00 TL bedelli kablo almış ve taraflar arasında akdedilen 11 nolu hakedişte buna istinaden kesintiler düzenlendiğini, ancak hükme esas alınan raporda 585.000,00 TL kablo kesinti bedeli dikkate alınarak bu bedelden aradaki farkın bulunulduğunu, dolayısıyla kabul anlamına gelmemekle birlikte kalan bedelin 250.957,35 TL değil 200.957,35 TL olduğunu, hükme esas alınan bedelin de bu yanlış hesaplama sonunda kalan bedel olan 250.957,35 TL olarak kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. maddesinde "hiçbir nedenle fiyat farkı talep edilemeyeceği dikkate alınarak tüm vergi ve sigorta ve benzeri giderler de dahil, sözleşme şartları, projeler, keşif özetleri, sözleşme eklerine uygun olarak tam ve noksansız bir şekilde yapılması karşılığında 8.490.000,00 TL olarak belirlenmiştir. .... tüm giderleri ile sair tüm masrafların dahil olduğunu kabul etmektedir. …" ve 4.1 "Sözleşme Bedeli" başlıklı maddesinde “ İşin devamı sırasında olabilecek kur değişiklikleri ile ilgili aşağıda belirtilen malzemeler ( Seslendirme Sistemi – Yangın Alarm – Telefon Data – CCTV – Aydınlatma Sistemi – Kartlı Geçiş ) ve yaklaşık bedelleri için dolar kuru 3,60 TL alınmıştır. Belirlenen kurun %3 üzerine çıkması ya da düşmesi durumuna göre sözleşme fiyatı güncellenecektir” denildiğini ve bazı malzemeler belirtilerek karşılığı bedel bölümünün boş bırakıldığını, ilgili maddede belirtilen malzemeler tahdidi olarak sayılmış olup, sayılan malzemelerin dışında kalan malzemeler için herhangi bir kur farkı düzenlemesi bulunmadığını, sözleşmede tahdidi olarak sayılan malzemelerden; CCTV ve Kartlı Geçiş malzemeleri işveren tarafından temin edilmiş, Aydınlatma Sistemleri müvekkil tarafından temin edilmiş olduğundan fiyat farkına tabi olmadığını, davacının dava konusu işi bitirme oranı; müvekkilin idareye iş bitirme oranından fazla olamayacağını, müvekkilin idareye karşı 28.02.2019 tarihinde bitirmiş olduğu iş yüzdesinin dahi %61,69 olduğunu, kök raporda "pursantaj değeri ortalamasının (50,76956 % + 45,25429 %) / 2 = 48,011925 % esas kabul edilmesi uygun olacağı kanaatine varılmış" olduğundan bu oranın dikkate alınması gerektiğini, taraflarca imza altına alınan bu kablo kesintileri toplamının raporda sehven 585.000,00 TL olarak yazılmış hesaplamaların buna göre hatalı yapılmış olduğunu, 20 Temmuz 2018 tarihli belgededavacı namı hesabına alınan ekli listedeki tüm malzemelerin yüklenicinin deposuna teslim edildiği söz konusu malzemelerin hakedişe girdiği oranda müvekkili tarafından kesileceğinin taraflarca imza altına alındığını, görüldüğü üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme ve yine taraflar arasında her ay imzalanan hakkedişler ve ekleri dikkate alındığında, iş bitirme yüzdesi de doğru değerlendirildiğinde müvekkilin davacıya borcunu olmadığı bilakis alacaklı olduğunun ortaya çıktığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminatın iadesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54.713,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL ve 13.408,50 TL olmak üzere toplam 13.678,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 41.035,05 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır