Hukuk Genel Kurulu 2012/12-240 E. , 2012/419 K. * İMZAYA İTİRAZ * ÇEKTE YAPILAN DEĞİŞİKLİK * BİLİRKİŞİ RAPORU * İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 170 "" Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 6.İcra Hukuk Mahkeme’since davanın kabulüne dair verilen 16.02.2010 gün ve 2009/251-2010/111 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2010 gün ve 13160/25828 sayılı ilamı …
**Hukuk Genel Kurulu 2012/12-240 E. , 2012/419 K.** * İMZAYA İTİRAZ * ÇEKTE YAPILAN DEĞİŞİKLİK * BİLİRKİŞİ RAPORU * İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 170 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 6.İcra Hukuk Mahkeme’since davanın kabulüne dair verilen 16.02.2010 gün ve 2009/251-2010/111 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2010 gün ve 13160/25828 sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo takibinde, borçlu itirazında; keşide tarihinde yapılan değişikliğin yanındaki paraf imzasının şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Anılan Adli Tıp Raporunda "…keşideci imzasının şirket yetkililerinden İ. Niğdelioğlu'nun eli ürünü olduğu… paraf imza ile İ. Niğdelioğlu'nun mukayese imzaları arasında biçimsel olarak benzerlikler görülmekle beraber dar alana sıkışık olarak atılmış olduğundan söz konusu imzanın İ. Niğdelioğlu'nun eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemeyeceği" belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu bu konuda son merci olmadığından, mahkemece grafoloji dalında uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, anılan rapora itibar edilerek itirazın kabulü doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, imzaya ve borca itiraz nedeniyle icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Davacı/borçlu vekili, müvekkili aleyhine yapılan icra takibine konu çekin keşide tarihindeki değişikliğin müvekkili tarafından yapılmadığını ve bu değişiklik yanında bulunan parafın borçluya ait olmadığını ileri sürerek, imzaya itirazda bulunmuştur. Davalı/alacaklı vekili, müvekkilinin ciro yoluyla çeki iktisap eden iyiniyetli hamil olduğunu ve çekteki keşideci imzası ile keşide tarihindeki paraf imzası arasında farklılık bulunmadığından imzaya itirazın yersiz olduğunu savunmuştur. Mahkemece, incelemeye konu imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu yönünde bir tespit yapılamadığından davanın kabulüyle icra takibinin iptaline karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.