(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12458 E. , 2009/744 K. "" Mahkemesi : ... 1. İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkilinin, dava dışı borçlunun T. İş Bankası AŞ.nden kullandığı krediye kefil olduğunu, ayrıca b…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12458 E. , 2009/744 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... 1. İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkilinin, dava dışı borçlunun T. İş Bankası AŞ.nden kullandığı krediye kefil olduğunu, ayrıca bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin kefaleten borcu ödeyerek ipoteği devraldığını ancak kendilerine sıra cetvelinde yer verilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili sıra cetvelinin düzenlenmesi aşamasında adı geçen bankadan alacak tutarının sorulduğunu, bankanın alacak bulunmadığına dair cevap verdiğini, ancak ikinci satış gününde ipoteğin devam ettiğinin bildirildiğini; davalı yararına yapılan 22.01.2008 günlü temliğin muvazaalı olduğunu, davacı ile borçlunun kardeş olduklarını ve İcra ve İflas Kanunu’nun 126/IV maddesi uyarınca yasal süre içinde bildirimde bulunulmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İcra Mahkemesince davacı yanca borcun önceden ödendiği, hacizden sonra tesis edilen ipoteğin öncelik hakkından yararlanamayacağı, T. İş Bankası AŞ.nin mükellefiyetler listesine itiraz etmediği gibi İcra ve İflas Kanunu’nun 126/IV maddesi uyarınca yasal süre içinde bildirimde de bulunulmadığı, ipoteğin ödemeden uzunca bir süre sonra temlik edilmesi ve davacı ile borçlunun kardeş olmalarının muvazaa iddiasını teyid ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 496 ncı maddesi kefilin, eda ettiği şey nisbetinde alacaklının haklarında ona halef olacağını; 499 ncu maddesi ise alacaklının ödeme yapan kefilin borçluya rücu hakkını kullanmasına yarayacak rehin senetleri ile ipoteği kefile devretme yükümlülüğünü düzenlemiştir. Davacı ...’in dava dışı borçlu .....’in T. İş Bankası AŞ. ... Sanayi Şubesi ile akdettiği kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı ve bu kefalete dayalı olarak 01.08.2006 ve 02.02.2007 günlerinde ödemeler yaptığı tartışmasızdır. Yasal düzenlemeye göre dava dışı banka lehine tesis edilmiş ipoteğin, davacının kefaleten yaptığı ödemenin teminatını oluşturacağının gözden kaçırılması doğru değildir. Diğer taraftan bir banka şubesinin, bir başka şubenin kayıtları hakkında verdikleri bilgilerdeki hatanın, alacaklı duruma geçen kefile yükletilmesi doğru bulunmadığı gibi, dar yetkili icra mahkemesinin muvazaa savunmasını kararına dayanak yapması da hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.