T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2139 - 2025/2250 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2139 KARAR NO : 2025/2250 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/492 E. - 2023/395 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzülğü Taraflar arasında görülen davada Ank…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2139 - 2025/2250 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2139 KARAR NO : 2025/2250 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/492 E. - 2023/395 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzülğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2022/492 E. - 2023/395 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı yanın 2021/178996 sayılı "...+ şekil" ibareli başvurusuna karşı 2007/36254 sayılı şekil markasına dayalı olarak ileri sürdükleri itirazların kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin 1950’li yıllardan beri “...” olarak da bilinen ... kodlu efsanevi minibüs modelinin üreticisi olduğunu, bu modelin tasarımının ve markasının dünyanın birçok ülkesinde tescilli olduğunu, müvekkilinin ayrıca aynı minibüs şeklini içeren 2007 36254 sayılı markanın da sahibi olduğunu, markanın yıllara sari kullanımları sonucunda ciddi şekilde tanınır olduğunu, dava konusu markada yer alan şekil unsurunun, müvekkilinin tanınmış markası ile benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili markalarının Paris Sözleşmesi uyarınca tanınır olduğunu, birçok ülkedeki tescilin varlığının bu tanınırlık açısından yeterli görülmesinin gerektiğini, dava konusu markanın bu haliyle müvekkili markasının ayırt ediciliğinden yararlanacağını, dava konusu markanın tescilinin aynı zamanda müvekkilinin telif hakkı sahibi olduğu tasarım nedeniyle SMK m. 6/6 uyarınca da engellenmesinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2022-M-14042 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu 2021/178996 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu markalar arasında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı vekilinin eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/3 maddesi kapsamındaki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, SMK'nın 6/4 ve 6/5.maddesindeki şartların sağlanmadığını, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını savunurak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 39.sınıf hizmetlerinin aynı/aynı tür/benzerlerinin davacının itiraza mesnet 2007/36254 sayılı markasının kapsamında bulunmadığı, markalar arasında mal ve hizmet benzerliği şartı gerçekleşmediğinden ikincil kriter olan işaret benzerliği konusunda inceleme yapılmasına gerek görülmediği, başvuru markasının alelade bir kara taşıtı görseli ile birlikte ayırt edici sözcük unsurundan oluştuğu, bu sözcük unsurunu davacı markasını çağrıştıracak hiçbir özelliğinin bulunmadığı, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin dava konusu markadaki minibüs/van görselini gördüğünde, bunu alelade bir araç olarak algılayacağı, herhangi bir şekilde doğrudan ve derhal davacı şekil markasını aklına getirmeyeceği, dolayısıyla dava konusu marka başvurusunun, umumi intiba olarak, davacı yana ait tanınmış olduğu iddia edilen şekil markasından farklı olduğu, bu nedenle SMK m.6/4 ve m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı, davacı yanın sunduğu delillerden uyuşmazlık konusu marka kapsamında 39. sınıfta yer alan hizmetlerde, markasını kullandığı ve bu hizmetler yönünden üstün bir hak sahibi olduğu yönünde bir kanaate varılması mümkün olmadığı gibi dava konusu markadaki görseli ihtiva eden ve bu yönde davacı lehine hak bahşedecek kullanımların da mevcut olmadığı, dava konusu markada kullanılan görselin, davacı yanca temsili olarak sunulan görselleri doğrudan temsil etmediği/çağrıştırmadığı, alelade bir kara aracı/minibüsü olarak algılanacağı, davacı lehine gerçek hak sahipliği koşulunun oluşmadığı, SMK'nın 6/6.maddesi uyarınca tescil engelinin söz konusu olmadığı, kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin itiraza mesnet markası ile davalı markasının kapsamındaki hizmetlerin benzer/tamamlayıcı nitelikte olduğunu, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, davalı markasındaki şeklin müvekkiline ait otobüs şeklinin karikatürize halini içerdiğini, markadaki tali unsurların, müvekkilinin markası ile benzerliği ve ilişkilendirme ihtimalini kuvvetlendirdiğini, zira müvekkilinin ikonik T2 karavan modelinin hippilerin ve sörfçülerin sembolü olduğunu, sıklıkla sörf tahtaları ile birlikte kullnıldığını, başvurudaki kelime ursurlarının 39.sınıf yönünden hiçbir ayırt edicilik taşımadığını, bu nedenle benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağını, SMK'nın 6/1.maddesi şartlarının oluştuğunu, müvekkilinin 1960'lardan bu yana ticari hayatta kullanılan markalarının yalnızca bir araba sembolü olarak değerlendirilmesinin gerçek hak sahipliği ilkesine aykırı olduğunu, kararda markalarının tanınmışlığının gözardı edildiğini, söz konusu aracın bir refleks halinde müvekkilini çağrıştırır hale çoktan geldiğini, müvekkilinin üç boyutlu tasarımının dava konusu markada kullanılmasının SMK'nın 6/6.maddesi uyarınca engellenmesinin gerektiğini, SMK'nın 6/4 ve 6/5.maddesi anlamında çok tanınmış markalarının karikatürize şekli için yapılan taklit niteliğindeki başvurunun kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkiline ait şekilden haksız yararlanma çabasının tezahürü olarak ... model karavanı görsellerini sosyal medya hesaplarında da paylaştığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+ şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2007/36254 sayılı şekil markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediği, zira içerisinde "Motorlu Araçlar Uzmanı" ve "Karayolu Taşıma Uzmanı" bilirkişilerin bulunduğu heyet tarafından düzenlenen raporda, taraf markalarındaki şekil unsurlarının benzer olmadığının, davacı markasındaki şeklin alelade bir minibüs temsilinden ibaret olduğunun, davacı markasını çağrıştırmadığının, özellikle eski dönem ya da nostaljik olarak tanımlanabilecek minibüs/van modellerinde, davacı yanın ikonik modeli dışında birbirine benzer yapıda (ve davacı modeli ile benzeşen yapıda) çok sayıda alternatif tasarım bulunduğunun açıklandığı, dava konusu markada şekil unsuruna ek kelime unsurlarının ve genel görsel kompozisyonun markanın bütünsel algısına etkisinin, davacı markasından oldukça farklı olduğu, dosya kapsamında davacının mesnet markasının tanınmışlığını kabule elverişli delil bulunmadığı, keza marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmışlığına dayalı tescil engelinin bu açıdan da gerçekleşmediği, öte yandan SMK'nın 6/3 ve 6/6.maddesi koşullarının ve dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.