11. Hukuk Dairesi 2018/1695 E. , 2019/3218 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/11/2017 tarih ve 2017/193-2017/1025 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23.279 TL'nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi dela…
**11. Hukuk Dairesi 2018/1695 E. , 2019/3218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/11/2017 tarih ve 2017/193-2017/1025 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23.279 TL'nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların ortağı olduğu kollektif şirketin davacı şirketten nakliye hizmeti aldığını, hava ve deniz navlun bedellerinin davalılarca ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2015/25908 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, kollektif şirketin borçlarından dolayı öncelikle davalı şirketin sorumlu olduğunu, ortaklara doğrudan icra takibi yapılamayacağını, davalıların davacıya herhangi bir borcu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğinin ispatlanamadığı, şirketin borcu nedeniyle ortaklardan doğrudan alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ... hakkındaki bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.