11. Hukuk Dairesi 2008/10500 E. , 2010/1367 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çardak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2008 tarih ve 2005/168-2008/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10500 E. , 2010/1367 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çardak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2008 tarih ve 2005/168-2008/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait davalıya akaryakıt servis istasyonu poliçesi ile sigortalı akaryakıt istasyonu ve tesislerininde meydana gelen hırsızlıklar ve diğer olaylar nedeni ile oluşan hasar bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 137.383.60- TL.nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu hırsızlık olayları üzerine yapılan ihbar sonucunda düzenlenen ekspertiz raporuna göre sigortalı tesisin benzin istasyonu, kafeterya ve lokanta birimlerinden oluştuğu ve sigortalı tesisin yaklaşık dört aydır işletilmediğinin öğrenildiğini,tesisin metruk ve sahipsiz bir halde olduğunu, neredeyse tüm alüminyum doğramalarının söküldüğünü, pencere kanatlarının yerinde bulunmadığını, elektriğinin kesik olduğunu, kötü niyetli şahısların içeriye girmesini engelleyecek herhangi bir tedbirin alınmadığının belirlendiğini, bekçinin hırsızlık olayından yaklaşık 1,5 ay önce görevinden ayrıldığını, hırsızlık poliçesi genel şartlarında, sigortalı işyerinde aralıksız 30 günden fazla kimse bulunmaması halinde meydana gelecek hasar ve zararların teminat dışı olduğunun düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalı tesisin meydana gelen hırsızlık olaylarından önce korumasız sahipsiz terkedilmiş vaziyette olduğunun anlaşıldığı, T.T.K’nun 1293. maddesi ile hırsızlık sigortası genel şartlarının koruma önlemleri başlıklı B.2 maddesine göre sigortalının poliçeyle teminat altına alınan rizikoların gerçekleşmesi halinde zararı önlemeye, azaltmaya, hafifletmeye yönelik önlemleri almakla yükümlü kılındığı, sigortalı şirketin rizikolar gerçekleştiğinde derhal bu önlemleri almaya girişmediğinin anlaşıldığı, yine çalındığı sabit olan eşyaların tamamına yakınının kolluk görevlilerince yakalanarak sigortacıya teslim edildiği, davacı sigortalı tarafından işletilen petrol istasyonu ve dinlenme tesisinden yapılan hırsızlık olaylarında çalınan şeylerin teminat kapsamında kabul edilmesini gerektirecek koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, “Akaryakıt Servis İstasyonu Poliçesine” dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçenin geçerli olduğu, poliçe primlerinin ödendiği, hırsızlık rizikolarının gerçekleştiği taraflar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlık, meydana gelen zararın/hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, olay tutanağı, haciz tutanağı ve özellikle sigortalı işletmede daha önce bekçi olarak görev yapan Rafet Aslan'ın zabıtadaki beyanı da gözetilerek sigortalı mahallin 30 günden fazla boş bırakılmış olduğunun anlaşılmış olmasına, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Haller başlıklı A.4.4.1 maddesi uyarınca dava konusu zararın teminat kapsamı dışında kaldığının sabit bulunması karşısında, mahkemece, davanın sırf açıklanan bu gerekçelerle reddi gerekirken, diğer gerekçelerle de reddi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün açıklanan değişik gerekçelerle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.