11. Hukuk Dairesi 2023/4360 E. , 2024/6160 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/21 Esas, 2023/310 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip ge
**11. Hukuk Dairesi 2023/4360 E. , 2024/6160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/21 Esas, 2023/310 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 10.09.2012 tarihli ham kumaş satış sözleşmesi imzalandığını, toplam değeri 118.936,40 TL tutan kumaşların 20.09.2012-17.12.2012 tarihleri arasında davalıya teslim edildiğini, borcun bir kısmının ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini ve ödenmemesi üzerine takip açıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin (c) bendi hükmüne göre davalının yasal süreler içinde ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin genel şartlar maddesinde de kumaşta iplikten veya dokumadan meydana gelen hatalı üretimlerin en geç 15 gün içinde yenisi ile değiştirileceğinin öngörüldüğünü, gerek yasal gerekse sözleşmede tanınan ek sürede bir ayıp ihbarı ya da değiştirme talebi yapılmadığını ileri sürerek davalının icra takibine haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Milli Savunma Bakanlığı Genel Kurmay Başkanlığı ve Müsteşarlık Ankara TED. BLG. Başkanlığı'nın açtığı şort mayo ihalesinin 342.600,00 TL bedelle aldığını, müvekkilinin ihale doğrultusunda 60.000 adet şort mayo imalatı için kumaş tedariki arayışına girdiğini ve davalı ile 10/09/2012 tarihli 2012/01 numaralı imalat ve satış sözleşmesini düzenlediğini, bu sözleşmeye göre satıcının “tedarik edeceği kumaşın niteliğinin ham kumaş, dokusunun ½ s dimi vs niteliğinde olacağını, sözleşmenin imzalandığı 10/09/2012 tarihinden itibaren 40 gün içerisinde boyama vb işlemlerini yapacağını, Bursa'daki Gözde Boyahanesine teslim edeceğini” yüklendiğini, davalının gerek teslim süresini gerekse sözleşme ile kararlaştırılan nitelikteki kumaşların teslimi şartlarını ihlal ettiğini ve sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını, 40 günlük teslim süresinin aşıldığını, kumaşların 28/09/2012 ile 17/12/2012 tarihleri arasında 29 parti halinde eksik ve hatalı olarak teslim edildiğini, ihale sözleşmesinin davalının ağır kusuru nedeniyle feshedildiğini, ayrıca müvekkilinin güvenilirliğinin ve ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 397.366,09 TL maddi tazminatın 31/01/2013 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin T.C. Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan 60.000 adet şort alımı için açtığı ihaleyi kazanarak yüklenici olduğunu, şortların imalatında kullanacağı kumaşların temini için davacı şirketle anlaştığını, taraflar arasında 10.09.2012 tarihinde konu ile ilgili olarak "İmalat ve Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin bu kumaşları kullanarak ürettiği 60 000 adet şortun M.S. Bakanlığına teslim edildiğini, şortlar üzerinde Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Muayene Komisyon Başkanlığınca kontrol işlemi yapılarak şortlarda ayıp olduğu belirtilerek ihaleyi iptal edip şortları iade ettiğini, davalı yan iptalin nedeninin, kumaşların imalinde kullanılan bağlantı türünün taraflar arasında yapılan 10.09.2012 tarihli sözleşmeye göre AS dimi olması gerekirken 1/3 şeklinde yapılmış olduğunu, davacının sözleşmeye göre mal teslim etmek zorunda olduğundan ağır kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 10.09.2012 tarihinde ham kumaş alımı konusunda sözleşmenin imzalandığını, sözleşme kapsamında davacının istediği tarihlerde ve miktarlarda kumaşın davacının isteği doğrultusunda Bursa'da Gözde Boyahanesine teslim edildiğini, davacının teslim aldığı kumaş bedellerini ödememesi nedeniyle cari hesaba dayalı olarak davacı hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9806 sayılı dosyasında icra takibi başlatıklarını, takibe itiraz edilmesi üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/307 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtıklarını, ayıp iddiasını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte tacir olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin (c) bendi ve 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerektiğini, davacının basiretli davranmayıp yasal ve sözleşmede tanınan sürede muayene yapmadığını, müvekkiline 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılmış bir ihbar ve ihtarın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava dosyalarında, taraflar arasında 10.09.2012 tarihli imalat ve satış sözleşmesinden ... ticari ilişki olduğuna dair uyuşmazlık bulunmadığı, Mahkemelerince, gerek bozmadan önce ve gerekse de bozmadan sonra, dava dosyası iki ayrı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, satışı yapılan kumaşların 1/2 sinin sözleşmede kararlaştırılan niteliklere haiz olmadığı, iş bu ayıbın büyüteçle yapılacak basit bir muayene sonucu anlaşılabilecek gizli ayıp niteliğinde olmadığı, alıcının ayıplı ürünü teslim almasından itibaren 8 günlük ihbar süresi içerisinde, ayıbı satıcıya ihbar etmediği, ancak satıcı olan tarafın, kumaş satışını meslek edinmiş kişilerden olduğu, bu nedenle kumaştaki ayıbı bilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre de, satıcılığı meslek edinen tarafın, alıcı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulmamış olmasını ileri sürerek, ayıptan kaynaklı sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, sözleşme bedelinin 118.936,40 TL olarak kararlaştırıldığı, satıcı tarafın alıcı tarafa sattığı ürünün, ayıplı olan kısmının, alıcı tarafça, satıcı tarafa iade ve teslim edilmediği, ayıplı kısmının değerinin, sözleşmede 59.468,20 TL olarak kararlaştırmış olduğu, iş bu bedelde ayıp oranında indirim yapıldığında, ayıplı kumaştan dolayı alıcı tarafın, satıcı tarafa ödemesi gereken satış bedelinin 55.063,14 TL olduğu, alıcı tarafın ayıplı ürünleri üretimde kullanarak üçüncü şahıslara satmış olduğu, iş bu nedenle ayıplı kabul edilen kumaş bedelinden, alıcı tarafın sorumlu olduğu, sözleşme kapsamında, davalının ayıplı kabul edilen iş bu kumaş bedeli ile ayıpsız olan kumaş bedeli dahil ödemesi gereken sözleşme bedelinin 114.531,34 TL olduğu, alıcı tarafın, satıcı taraftan teslim aldığı kumaş bedeli karşılığı, satıcı tarafa 27.022,66 TL ödemede bulunduğu takip tarihi itibarı ile, alıcı tarafın ödemesi gereken bakiye borç miktarının 87.508,68 TL olduğu, iş bu miktar alacağa, alıcı taraf olan asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı şirketin itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla, asıl dava dosyasındaki davanın kısmen kabulüne, alacak yargılamayı gerektirdiğinden, taraflar leh ve aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, birleşen dava dosyasında, alıcı taraf şirketin, satıcıdan aldığı ayıplı ürünlerin, kısmen imalatta kullanarak, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan sözleşme kapsamında, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na teslim edildiği, ancak ayıplı ürün teslimi nedeniyle, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın alıcı taraf ile olan sözleşmeyi feshettiği, iş bu nedenle ayıplı ürünü teslim alan alıcı tarafın 308.955,78 TL maddi zararının oluştuğu, alıcı tarafın ayıplı ürünleri kullanarak imal ettiği ürünleri, dava dışı şirketlere satışından dolayı 86.400,00 TL gelir elde ettiği, iş bu gelirin oluşan maddi zarardan mahsup edilmesi ile, alıcı tarafın tazmini gereken bakiye maddi zararının 222.555,78 TL olduğu, kumaş üründe imalatı meslek edinen alıcı tarafın büyüteçle yapılacak basit bir muayene sonucu, tespiti mümkün olan ayıplı ürün nedeniyle, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı ile olan sözleşmesinin feshi ve bu kapsamda zararının oluşmasında, alıcı tarafın da, satıcı tarafın da eşit oranda kusurlu olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, alıcı tarafın kurusu oranında, maddi zarardan indirime gidilmesi gerektiği, bu kapsamda, alıcı tarafın tazmini gereken maddi zararının 111.277,89 TL olduğu, alıcı tarafın, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı ile olan sözleşmesinin ayıplı ürün tesliminden dolayı feshedilmiş olması, alıcı tarafın ticari itibarı ve bu kapsamda kişilik haklarına saldırı ve zararına sebebiyet verildiği, alıcı taraf şirketin ekonomik büyüklüğü ve itibar kaybı ve zararın oluşmasındaki kusur durumu dikkate alındığında, alıcı tarafın talep ettiği 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihindeki ülkenin ekonomik durumu ve paranın satın alma gücüne göre orantılı olduğu kanaatine varılmakla, birleşen dava dosyasındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ... ... Tekstil İnş San Tic Ltd Şti nin İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9806 E. sayılı takip dosyasına konu 87.508,68 TL asıl alacağa itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz oranı uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden, tarafların leh ve aleyhlerine icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne 111.277,89 TL maddi zarardan ... alacağın 06.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ...nden alınarak asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ... ... Tekstil İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın birleşen dosya dava tarihi 10.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısından alınarak asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısına verilmesine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Ancak birleşen davada hükmedilen maddi tazminata uygulanan faizin başlangıç tarihine yönelik birleşen dava davalısının temyiz itirazlarına gelince, birleşen davanın davacısı tarafından davalı şirkete gönderilen 31.01.2013 tarihli ihtarname temerrüt oluşturacak bir talep içermemektedir. Ancak 26.07.2013 tarihli ihtarname ile davalı şirket temerrüde düşmüştür. Ne var ki bu ihtarın tebliğ bulunmamaktadır. Buna rağmen davalı şirketin 01.08.2013 tarihinde temerrüt ihtarına yanıt vermek suretiyle tebligatı aldığının anlaşılması karşısında temerrüdün 26.07.2013 tarihinde oluştuğunun kabulü gerekirken Mahkemece davalı şirketin temerrüt tarihinin 06.03.2013 olarak belirlenmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının ( 2 ) numaralı bendinde yer alan “06.03.2013” ibaresinin çıkartılarak yerine “26.07.2013 ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacı-birleşen davada davalıya iadesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.