4. Ceza Dairesi 2010/24680 E. , 2013/5562 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın …
**4. Ceza Dairesi 2010/24680 E. , 2013/5562 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın katılanı birden fazla kez aradığının ileşitim tespit tutanakları ile tespit edilmesine karşın TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın silinme koşullarının oluşması, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve tekrar suç işlemeyeceği kanaati oluştuğu gerekçeleriyle hükmolunan hapis cezası ertelenmiş olmasına karşın, "ceza miktarı" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmaması, 3-Hükme esas alınan sanığa ait nüfus kayıt örneği ile adli sicil kaydının imzasız olması, 4-09.04.2007 tarihli tensip zaptının katip tarafından imzalanmayarak CMK'nın 219/1. maddesine uyulmaması, Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞIOY: Sanık hakkında hüküm kurulurken cezanın alt sınırdan takdir edilmesine karşın, erteli ceza bakımından gerekçe gösterilmeden, hükmolunan cezadan fazla süreyle denetim süresine karar verilmiştir. TCY’nın 51 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, erteleme kararı verilince, sanık hakkında bir yıl ile üç yıl arasında bir sürenin denetim süresi olarak uygulanması gerekmektedir. Somut olayımızda sanığa 6 ay hapis cezası hükmolunmuş, ancak gerekçe gösterilmeksizin doğrudan 2 yıllık deneme süresi uygulanmıştır. Gerekçesiz ve takdire dayandırılmayan bu uygulama, kişiselleştirmede çelişki yarattığından, yasaya aykırıdır. Şöyle ki; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olacağına ilişkin emredici kurallar (Anayasa, m.141/3; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları; 5271 sayılı CYY, m. 34/1 ve 230) ile mahkeme kararlarının gerekçeli olup olmama yönlerinden temyiz incelemesi yapılması zorunluluğu ve mahkeme kararlarının gerekçesiz olmasının kesin bozma nedeni olduğuna ilişkin yasa düzenlemesi karşısında (5271 sayılı CYY, m. 289/1-g ve halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYY’nın 308/7 nci maddesi), erteli cezayla ilgili olarak hükmolunan ceza süresi dikkate alınarak, 6 ay yerine, gerekçe gösterilmeksizin doğrudan 2 yıl olarak belirlenmesi, anayasa, AİHS ve CYY'na aykırıdır.