12. Hukuk Dairesi 2013/26797 E. , 2013/35713 K. "" MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/07/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafın…
**12. Hukuk Dairesi 2013/26797 E. , 2013/35713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/07/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır. İcra mahkemesince, 04.07.2013 tarihli duruşmada borçlu vekiline, borçlunun oğlu .....e kambiyo senedi düzenleme hususunda vekaletname verip vermediği konusunda beyanda bulunmak ve var ise vekaletnameyi ibraz etmek üzere süre verildiği, borçlu vekilinin, borçlunun oğluna kambiyo senedi düzenleme hususunda vekalet verip vermediğini bilmediğini bildirdiği, borçlunun hakkında devam eden soruşturma sırasında alınan ifadesi gerekçe gösterilerek takip konusu senetlerin oğlu tarafından imzalandığını bildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK.nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 esas, 2006/231 sayılı kararı) Bu nedenle borçluya kesin süre verilmek suretiyle sonuca gidilemez. Öte yandan, imzaya itirazın incele yöntemi İİK. nun 170.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin 3.fıkrasında belirtildiği üzere, icra mahkemesi İİK'nun 68/a-4. maddesine göre yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın “borçluya ait olmadığına” kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Somut olayda imza incelemesi konusunda yaptırılan inceleme sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen 30.04.2013 havale tarihli raporda bonolardaki keşideci imzalarının borçlu elinden çıkmadığının belirlenmiştir. Bu durumda, takip dayanağı sentlerdeki imzanın borçluya ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğine göre, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak alacaklı tarafından sunulmuş bir vekaletname bulunmaması ve borçlunun açık bir kabulü bulunmaması nedeniyle mahkemece borçlunun imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken ispat yükünü tersine çevirmek suretiyle ve yargılama yapar şekilde ve yorum yoluyla istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.