T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1849 Esas KARAR NO : 2025/1747 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/924 Esas - 2025/369 Karar TARİHİ: 27/05/2025 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali Davası) KARAR TARİHİ :23/10/2025 İlk derece Mahkemesind…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1849 Esas KARAR NO : 2025/1747 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/924 Esas - 2025/369 Karar TARİHİ: 27/05/2025 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali Davası) KARAR TARİHİ :23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesine istinaden borçluya kredi verildiğini, ...'in kredi sözleşmesini imzalayarak borçtan müşterek ve müteselsilen mesul olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Beyoğlu 35. Noterliği'nin 04/11/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 135.290,49 TL tutarındaki borcun fer'ileriyle birlikte ödenmesi hususunun borçlulara ihbar ve ihtar edildiğini, ihtarname neticesinde ödemenin yapılmadığını, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile 138.353,91 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini bu nedenle borca haksız itirazın iptal edilerek takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dayanılan kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uyulmadığından geçersiz olduğunu, ...'in sözleşmede imza attığı görülse de sözleşmede kefilin sorumlu azami miktarın ve müteselsil kefaletin kendi el yazısı ile yazılmadığının görüldüğünü, kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583/1'de aranan şekle uyulmadan akdedilmesinin hukuki yaptırımının kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin 31/10/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1188 Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile icra dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın halen derdest olduğunu, HMK'nun 166. Maddesi uyarınca birleştirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/05/2025 tarih ve 2024/924 Esas - 2025/369 Karar sayılı kararında;"........İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmiştir.Davaya konu İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile; davacı banka tarafından davalı ile birlikte dava dışı borçlular hakkında 103.876,48TL asıl alacak, 32.699,86TL temerrüt faizi, 1.634,98TL faizin % 5 gider vergisi, 142,59TL masraf olmak üzere toplam: 138.353,91 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. İşbu dava önce İstanbul Anadolu 1. ATM nin 2017/1260 esas sayılı dosyası üzerinden görülmüş ve İstanbul Anadolu 6. ATM nin 2016/1188 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yine o dosya üzerinden verilen tefrik kararı ile Mahkememizin 2020/68 esas sırasına kaydedilmiş, yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir. Mahkememizin 2016/1188 esas sayılı dosyasında davalı ... tarafından davalı bankaya İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosya nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiği, menfi tespit davasının işbu dava açısından bekletici mesele yapıldığı, ilgili dosyada Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, işbu kararın istinaf incelemesi sonucu davacı tarafın istinaf isteminin kesin olarak esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı banka vekilince 13/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... (eski esas...) esas sayılı dosya alacağının 19/10/2021 tarihinde borçlu firma ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Tarafından haricen yapılan 143.182,00 TL ödemeye istinaden faiz indirimi yapılarak tahsil ve tasfiye edildiğinin bildirildiği, yine son celse duruşmada davacı vekilince ödeme ve tasfiye hususunun tekrar edildiği, asıl borçlu tarafından borcun ödenmesi ve tasfiye edildiğinin alacaklı tarafından bildirilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, kesinleşen menfi tespit davası kararına göre ise davacı alacaklının takibinde haklı olduğu, itirazın haksız olduğu ve alacağın likit olduğu hususları gözetildiğinde davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK 331. Madde hükmünce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve eldeki davanın açıldığı tarihte davalının kısmen haksız olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği (dava harca esas değeri 138.353,91 TL olup, davalının 831,05 TL yönünden borçlu olmadığı kesinleşen karar ile ortaya çıktığından davacı bankanın başlangıçtaki haklılık oranı %99,39 olup bu oran üzerinden yargılama giderleri kısmında değerlendirme yapılmıştır.) kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 137.522,86 TL nin %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harcının peşin alınan 1.642,99 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.027,59 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 36,00 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harcı toplamı: 463,60 TL ile 34,00 TL yargılama gideri toplamı 497,60 TLnin haklılık oranına göre 494,56 TLsinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, arta kalanın dava üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca hesaplanan 831,50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2024 tarih, E.2024/1380 ve K.2024/1773 sayılı kararı ile kesinleşen menfi tespit davasında verilen hüküm gözetilerek dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, menfi tespit davasında verilen ve kesinleşen hüküm gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Yerel Mahkeme kararının kaldırıldığını, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27.05.2025 tarih, 2024/924 Esas ve 2025/369 Karar sayılı kararı ile yine kesinleşen menfi tespit hükmü gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu,Kesinleşen menfi tespit hükmünde alacağın likit olması ve yargılamayı gerektirmesini nedeniyle tazminata hükmedilmemesine karşın yerel mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 07/11/2024 Tarih ve 2024/1380 Esas -2024/1773 Karar sayılı kaldırma kararımız uyarınca yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Mahkemece, Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 137.522,86 TL nin %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dava konusu tutarın dava açıldıktan sonra dava dışı asıl borçlu firma tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı açık olup, mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.Davalı tarafından davacı banka hakkında İstanbul Anadolu 6 ATM.nin 2016/1188 Esas sayılı dosyası ile İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucu mahkemece, 08/10/2019 Tarih ve 2016/1188 Esas - 2019/919 Karar sayılı kararı ile; Davanın kısmen kabulü ile;Davacının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü... sayılı takip dosyasında toplam 831,05 TL borçlu olmadığının tespitine, aşan istemin reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 43 HD. nin 26/10/2023 Tarih ve 2020/1566 Esas - 2023/1097 Karar sayılı kararı ile; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, kesin olarak karar verildiği ve menfi tespit davasının kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda kesinleşen menfi tespit davası ile, eldeki davanın davalısının davaya konu icra takibinden kaynaklı davacı bankaya toplam: 831,05 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilip bu karar istinafa konu karar tarihinden önce kesinleştiğinden mahkemece, konusuz kalan davada davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olduğu gözetilerek HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında kesinleşen menfi tespit davasında verilen hüküm gözetilerek dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya uygundur.Menfi tespit davasında tarafların talep ettikleri tazminat taleplerinin şartları İİK. 72 Maddesinde düzenlendiği halde, İİK. 67 Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında talep edilen icra inkar tazminatının şartlarının ise İİK. 67 Maddesinde düzenlendiği, her iki madde de düzenlenen tazminat şartlarının farklı olduğu, somut davada takibe konu alacak genel kredi sözleşmesine dayalı olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir özellikte olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, davaya konu edilen alacağın baştan bilinebilir (likit, muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğu gözetilerek İİK 67/2. Maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 19 HD.'nin 2011/ 3004 Esas, 2011/4511Karar sayılı içtihadı benzer mahiyettedir.) Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.