İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirkete farklı tarihlerde taşıma hizmeti verdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin cari hesaba dayalı bir ticari ilişki içerisinde bulundu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1064 KARAR NO : 2026/88 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/03/2022 NUMARASI : 2020/728 Esas - 2022/245 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirkete farklı tarihlerde taşıma hizmeti verdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin cari hesaba dayalı bir ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, müvekkil şirketin davalı-borçlu şirkete taşıma hizmeti verdiğini ve bunun karşılığında faturalar kestiğini, davalı şirket tarafından icra takibinde belirtilen tutar (61.680,71.-TL) davalı-borçlu tarafça müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketçe fatura bedelleri için Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasına kayıtlı icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu tarafından son derece haksız şekilde yetkiye borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, süresi içerisinde cevap dilekçesi başlıklı dilekçe sunulduğu ancak dilekçe içeriğinde yalnızca emsal yargıtay kararları ibraz edildiği görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... Türk Ticaret Kanunu'nun “Beyanlar, belgeler ve senetler” başlığını taşıyan 1525. maddesinin; ''(1) Tarafların açıkça anlaşmaları ve 18 inci maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak şartıyla, ihbarlar, ihtarlar, itirazlar ve benzeri beyanlar; fatura, teyit mektubu, iştirak taahhütnamesi, toplantı çağrıları ve bu hüküm uyarınca yapılan elektronik gönderme ve elektronik saklama sözleşmesi, elektronik ortamda düzenlenebilir, yollanabilir, itiraza uğrayabilir ve kabul edilmişse hüküm ifade eder.'' düzenlemesi kapsamında e-faturaların davalı yana GİB sistemi üzerinden gönderildiği saptanmış olup bu bağlamda TTK'nın 21/2 maddesi bağlamında 8 günlük süre içerisinde faturalara itiraz edilmediği, bu nedenlerle fatura içeriklerinin kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı tarafın mükellefi olduğu vergi dairesinin mahkememize göndermiş olduğu BA formu bildiriminde davacı şirket faturalarının 12.644-TL yönünden kayıtlı olduğu, bildirim yapılmayan faturalar yönünden hizmetin alınmadığı / yahut ödeme yapıldığı savunması ileri sürülmediği gibi taşıma belgeleri / hamule senetleri/ gümrük belgelerinin tetkikinde hizmetin ifa edildiği ve aksi yönde bir kaydın yer almadığı görülmekle faturalara konu hizmet ifası olgusunun sübut bulduğu anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 61.680,71-TL alacaklı olduğu, bu noktadan sonra anılı bedelin ödendiğinin ispat yükünün davalı/alıcı üzerinde bulunduğu, davalı şirketin ise bakiye açık hesap bedelini ödediğini HMK'nın 200-(1). maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği, anılı tutar yönünden başlatılan icra takibine davalı takip borçlusunun vâki itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı olup likit olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne, davacı yararına %20 icra inkar tazminatına," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinin dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, yetki itirazının dikkate alınmasının ancak diğer hususların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, sistemsel bir hata ve/veya mahkeme kaleminin dikkatinden kaçan bir husus sebebi ile davalı aleyhinde karar tesis edilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında faturalara itirazlarının dikkate alınmadığını, ilgili faturaların tek başına alacağın varlığına yeterli delil teşkil etmediğini, istinaf dilekçesinin aynı anda H.M.K. 176. Maddesi doğrultusunda ıslah beyanları olarak kabul ederek cevap dilekçesi niteliğinde değerlendirilmesini ve bu beyanları doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap (fatura) alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi ve delil sunulup sunulmadığı noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında Gaziosmanpaşa 6.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile; 'cari hesap bakiyesi" borcun sebebi gösterilerek61.680,71TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun yetkiye ve borca itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davacı tarafın taşıma işiyle iştigal ettiği, davalıya ait bir kısım taşıma işini yaptığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, süresi içerisinde cevap dilekçesi başlıklı dilekçe sunulduğu ancak dilekçe içeriğinde yalnızca emsal yargıtay kararları ibraz edildiği herhangi bir savunma ve vakıanın ileri sürülmediği, mahkemece tespit edildiği gibi uyap üzerinde yapılan incelemede sunulan dilekçenin "ekler: " bölümünde 'ilgili dilekçe ve ekler' olarak bir kayıt bulunduğu ancak ek olarak uyap kayıtlarında sadece yargıtay karar örnekleri bulunduğu herhangi bir dilekçe bulunmadığı, dolayısıyla bir cevap ve delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı istinaf dilekçesinde mahkemenin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki itirazını tartıştığını iddia etmiş ise de mahkemenin tartıştığı husus; mahkemenin yetkisine ilişkin olmayıp icra takibine yönelik itirazda ileri sürülen icra dairesinin yetkisine yönelik itirazdır. Mahkeme kalemince yapılan herhangi bir ihmal bulunmadığı gibi herhangi bir maddi hatada söz konusu değildir. Davalı taraf yargılamanın sürdüğü 15/12/2020 tarihi ile tahkikatın bitirilip karar verilen 30/03/2022 tarihine kadar, uyaptan sunduğu dilekçesindeki eksikliğin bir maddi hata veya sistem hatası olduğunu ileri sürmemiş cevap dilekçesi ve delil sunmamıştır. Hukukumuzda taraflarca getirilme ilkesi söz konusu olup mahkemece davalının dayanmadığı vakıaları ve delilleri hakimin davayı aydınlatma görevi adı altında inceleme imkanı yoktur. 6100 sayılı HMK 177. Maddenin açık düzenlemesi ile tahkikat bitirilinceye kadar yapılabilir. İstinaf incelemesi aşamamsında ıslah mümkün değildir. Bu haliyle dava tarafça süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olmakla 6100 sayılı HMK 128 maddesi gereği davalı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. HMK'nın 357/1. Maddesinin "Bölge Adliye Mahkemesince resen gözönünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz." düzenlemesini içermektedir. Davalı tarafça ilk derece mahkemesine süresinde cevap dilekçesi sunulmayıp delilde bildirilmemiş olmakla istinaf aşamasında cevap dilekçesi olduğu ileri sürülen ve davalı tarafça istinaf dilekçesine eklenen beyanların cevap dilekçesi olarak kabul edilmesi ve dilekçede ileri sürülen vakıaların değerlendirilmesi imkanı bulunmamakla davalının bu yönlere ilişen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.Taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, davacının alacağına dayanak 24/05/2019 tarihli 12.644-TL miktarında 2 adet faturanın davalı tarafça BA bildiriminin yapıldığı, davalı tarafça ticari defter kaydı olarak sunulan flash bellekteki kayıtlarda da bu iki faturanın kaydedildiği bilirkişi raporu ile sabittir. Davacının dayandığı 14/10/2019 tarihli herbiri 24.517,98TL tutarlı 2 adet temel faturanın ise davalı BA bildiriminin yapılmadığı ve bahsi geçen flash bellekteki kayıtlara göre davalı ticari kayıtlarında yer almadığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafça sunulan taşıma ile ilgili hamule senedi, transit refakat belgesi, davacı ticari defterleri ile taşıma işinin yapıldığı ve davacının takip tarihi itibarıyla toplam 61.680,00 TL alacağı bulunduğu bilirkişi raporu ile de anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilin kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.053,35 TL harcın, alınması gerekli olan 4.213,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.160,06 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026