6. Ceza Dairesi 2008/2886 E. , 2012/3209 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ :Hırsızlık HÜKÜM :Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin, diğer sanık Bayram Acar’ın soyut suç atması dışındaki kanıtların neler olduğu ve bunların sanıkla olan bağlantısı denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden ve aşamalarda diğer sanık Bayram A…
**6. Ceza Dairesi 2008/2886 E. , 2012/3209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ :Hırsızlık HÜKÜM :Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin, diğer sanık Bayram Acar’ın soyut suç atması dışındaki kanıtların neler olduğu ve bunların sanıkla olan bağlantısı denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden ve aşamalarda diğer sanık Bayram Acar’ı tanımadığını, ileri süren sanığın bu iddialarının da araştırılması gerektiği dikkate alınmadan, eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması; 2- Kabule göre de; a- 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu düşünülüp anılan suçla ilgili uzlaşma girişiminde de bulunarak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, b- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılamayacağının gözetilmemesi, c- 29.6.2005 tarih ve 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olması durumunda, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.