2. Ceza Dairesi 2023/23406 E. , 2024/4829 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/169 E., 2019/54 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86843 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Benzer bir o
**2. Ceza Dairesi 2023/23406 E. , 2024/4829 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/169 E., 2019/54 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86843 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02/02/2021 tarihli ve 2020/30222 esas, 2021/1466 karar sayılı ilamında, "...5271 sayılı CMK'nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında mahkumiyetine esas 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun alt sınırının 5 yıl olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesi gereğince sanığın istinabe sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, suç tarihinde sanığın katılanın kasiyer olarak çalıştığı kasaya geldiği ve ellerinde yara olduğunu söyleyerek krem almak istediği, kremin fiyatını sorduğu, katılanın kremin 5,5 Türk lirası olduğunu söylemesi üzerine sanığın 100 Türk lirası parayı katılana gösterdiği ve krem hakkında sorular sorduğu, daha sonra 1 adet 1 Türk lirası fiyatında çakmak alarak, katılana 2 Türk lirası para uzattığı ve katılandan 95,5 Türk para üstü olarak para istediği, katılanın da 100 Türk lirasını aldığını düşünerek 95,5 Türk lirasını sanığa vermesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, Sanığın, basit bir yalanı aşan, başından beri mağdurun iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden başka konulardan konuşmak suretiyle mağduru yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği hileli davranışları sonucunda, mağdurun rızasıyla fazladan kendisine para verilmesini sağlayarak haksız menfaat sağlaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması karşısında, sanığın talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Suç tarihinde sanığın katılanın kasiyer olarak çalıştığı kasaya geldiği ve elinde yara olduğunu söyleyerek krem almak istediği, kremin fiyatını sorduğu, katılanın kremin 5,5 TL olduğunu söylemesi üzerine sanığın 100,00 TL parayı katılana gösterdiği ve krem hakkında sorular sorduğu, daha sonra 1 adet 1,00 TL fiyatında çakmak alarak, katılana 2,00 TL para uzattığı ve katılandan 95,5 TL para üstü olarak para istediği, katılanın da 100,00 TL'yi aldığını düşünerek 95,5 TL'yi sanığa verdiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/13-4 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın basit bir yalanı aşan, başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği süregelen davranışların basit hile boyutunu aştığı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin süresinde istinaf edilmeksizin kesinleşen 12.02.2019 tarihli ve 2018/169 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.