7. Hukuk Dairesi 2013/10103 E. , 2013/18584 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Dosyad…
**7. Hukuk Dairesi 2013/10103 E. , 2013/18584 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalının iş şartlarının daha da ağırlaştırmak istediğini, iş şartlarının yeterince ağır olduğunu ve Pazar günü dinlenmek istediklerini söylemeleri nedeniyle iş akitlerine 03.07.2008 tarihinde haksız olarak son verildiğini, davalı tarafından istifa ve ibraname dilekçesi imzalatılmaya çalışıldığını, kabul edilmemesi üzerine Türkiye’ye gönderildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının 30.06.2008 tarihinde işyerinden ayrılarak Türkiye’ye döndüğünü, davacının ...’un ustabaşılığını yaptığı ekipte çalıştığını, saat ücretinin 3,80 Euro olduğunu, aylık ücretinin de 741 Euro olduğunu, ...’un 28.06.2008 tarihinde mazeret bildirmeden işyerinden ayrılmasından sonra ekibinde çalışan 26 kişinin de işi bırakarak yurda döndüklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan 07/12/2012 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, bilirkişinin yaptığı tespit ve değerlendirmelere aynen iştirak olunarak, karar verilmiştir. Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9.H.D.nin 29.05.2012 tarih ve 2009/47477-2012/18809 E.K. sayılı kararı ile davacının ücretinin 855 Euro kabul edilmesi, davacının banka hesabına yapılan ödemeler içinde fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyularak ek rapor alınmış ise de ek bilirkişi raporunda davacının hafta tatili ve fazla mesai alacakları dışındaki alacaklarının bozma kapsamı dışında olduğu belirtilerek davacının hafta tatili ücreti 855 Euro üzerinden hesaplanmış, Mahkemece davacının hüküm altına alınan diğer alacakları için 1.200 Euro üzerinden hesaplanan ilk bilirkişi raporu esas alınmıştır. Mahkemece davacının tüm alacaklarının 855 Euro ücret üzerinden hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.