4. Ceza Dairesi 2024/3701 E. , 2024/8581 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/13891 Değişik iş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.10.2022 tarihli ve 2022/104004 soruşturma, 2022/144676 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar…
**4. Ceza Dairesi 2024/3701 E. , 2024/8581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/13891 Değişik iş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.10.2022 tarihli ve 2022/104004 soruşturma, 2022/144676 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.12.2022 tarihli ve 2022/13891 değişik iş sayılı kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 gün ve 2024/31210 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nün kullanımında olan facebook isimli sosyal medya hesabına şüpheli tarafından "...başka erkeklerin eşinin ismini ve özelliklerini bilmesi nasıl olur?... Eşin ile ilişkini çok merak ediyoruz, herkesin namusu sizinki gibi milletin ağzına konu olmaz. ... Eşini ...'e emanet ediyor musun? Kaç günde bir emanet ediyorsun? siz benim özel hayatımı raporlara konu ettiniz, ben de sizin özel hayatınızı raporlara konu edeceğim? Annem ve baban neden boşandı...eşini ... ...'e de emanet eder misin? Her dediğini yapıyorsun ya belki emanet edersen sana teftiş kurulu başkanlığını verir. Bana sormuştun ya kimlerle samimisin diye ben de çok merak ediyorum eşin ... ...'le samimi mi? Refakat müfettişi bu samimiyetten mi kaynaklanıyor? Yoksa Sinan Sevime'e eşini emanet etmenden mi?'' şeklinde sözler söylediğinden bahisle şikayetçi olması üzerine, soruşturma işlemlerine başlanılmasına rağmen, şikayet konusu sözlerin rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı sözler olması nedeniyle kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Bahse konu sözlerin hakaret içerikli olduğu anlaşılmakla, şüphelinin ifadesinin temin edilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı maddenin ikinci fıkrasında "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler. 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Mahkeme, kamu davası açılması için yeterli şüpheyi uyandıracak deliller bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli şüpheyi uyandıracak deliller bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde "...başka erkeklerin eşinin ismini ve özelliklerini bilmesi nasıl olur?... Eşin ile ilişkini çok merak ediyoruz, herkesin namusu sizinki gibi milletin ağzına konu olmaz. ... Eşini ...'e emanet ediyor musun? Kaç günde bir emanet ediyorsun? siz benim özel hayatımı raporlara konu ettiniz, ben de sizin özel hayatınızı raporlara konu edeceğim? Annem ve baban neden boşandı...eşini ... ...'e de emanet eder misin? Her dediğini yapıyorsun ya belki emanet edersen sana teftiş kurulu başkanlığını verir. Bana sormuştun ya kimlerle samimisin diye ben de çok merak ediyorum eşin ... ...'le samimi mi? Refakat müfettişi bu samimiyetten mi kaynaklanıyor? Yoksa ...'e eşini emanet etmenden mi?'" şeklindeki sözlerin rahatsız edici kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturmaya konu paylaşımın muhatabın ... ... ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu anlaşıldığından, şüphelinin ifadesi alınarak gerekli tüm soruşturma işlemleri yapılması, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR . 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/13891 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.