T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1395 - 2025/2416 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1395 KARAR NO : 2025/2416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2018 NUMARASI : 2016/264 E. - 2018/389 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1395 - 2025/2416 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1395 KARAR NO : 2025/2416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2018 NUMARASI : 2016/264 E. - 2018/389 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2018 tarih ve 2016/264 E. - 2018/389 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından 1995 yılından bu yana aralıksız kullanılan "..." ibareli markanın tanınmış marka olarak kabul edilmesi için 08.12.2014 tarihli başvurunun yapıldığını, Markalar Dairesince "... markasının refleks olarak belirli bir ürünü çağrıştırmadığı ve belirli bir kaliteye veya statüye işaret etmediği ve bilinirliğinin yeterli düzeye ulaşmadığı gerekçesiyle "..." markasının tanınmışlığının tespiti taleplerini reddettiğini, YİDK nezdinde yaptıkları itiraz üzerine alınan dava konusu 2016-M-4167 sayılı karar ile de itirazın reddine karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, ... markasının tanınmışlığının reddine dair 2016-M-4167 sayılı YİDK Kararının iptali ile 2000/28391 başvuru numaralı ... markasının 29. Sınıfta tanınmış marka olarak tespitine/kabul edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosya içerisindeki belge ve bilgilerin ... markasının tanınmışlığını ispatlayacak içerikte olmadığı ve bu nedenle de anılan markanın Türk Patent ve Marka Kurumunun tanınmış marka siciline tescil edilmesi yönündeki T/02614 sayılı başvurusunun reddi yönündeki Türk Patent ve Marka Kurumunun 2016-M-4167 sayılı kararının isabetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, denetime elverişli olmayan eksik inceleme neticesi tanzim edilmiş bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak hatalı bir karar verildiğini, müvekkili firmanın sektöründe bilinen/tanınmış olduğunu, özellikle zeytinyağı ihracat piyasasını müvekkili firmanın domine ettiğini, son yıllarda müvekkili firmanın özellikle zeytin ve zeytinyağı ihracatında Türkiye birincisi olduğunu, müvekkilinin bu ürünlerinin birçoğunu “...” ibareli markaları altında ürettiğini, dosya kapsamında bulunan deliller ile markanın sektörel düzeyde tanınması sabit iken, tanınmış marka olarak kabul edilmemesi kanaatinin dosya içeriği ile bağdaşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve markanın tanınmışlığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). Bu kapsamda, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde, “Dava açmakta hukuk yararın bulunması” dava şartlarından sayılmıştır. Hukuki yarara ilişkin dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın tanımışlık kriterlerini sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih, 2019/2980 Esas, 2020/991 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar davalı Kurum tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördüğü markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmamaktadır. Diğer yandan tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple resen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2018 gün ve 2016/264 E. - 2018/389 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.