11. Hukuk Dairesi 2022/3717 E. , 2023/7733 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2233 Esas, 2022/442 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/91 E., 2019/122 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3717 E. , 2023/7733 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2233 Esas, 2022/442 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/91 E., 2019/122 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, davalının ticaret sicilinde ticaret unvan kaydı bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açmak için hak düşürücü sürelerin geçtiğini, tabelada "bizim" ibaresinin yer almadığını, tabelada "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) bakkal-63 her zaman yanınızda büyükliman gıda" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine müteakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "bizim" markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürdüğünü oysa bu markanın TÜRKPATENT başka bir şirket adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davacı markasının "bizim" ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin "bizim bakkal" ibaresini kullanmasını önleyemeyeceğini, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, bilirkişi raporunda, davacı markasının zayıf marka olduğu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, "bizim" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığından iltibas teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında "bakkalım" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, unvan terkini talebinin reddi yerine karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının tacir değil esnaf olduğu, ticaret sicilde kayıtlı ticaret unvanı bulunmadığından mahkemece unvan terkini talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticaret unvanının terkini isteminin reddine dair mahkeme kararının temyiz edildiğini, davalının vergi levhasında bizim bakkal ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının sabit olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "bizim" ibaresinin davacının tanınmış markası olmadığını, bizim bakkal ibaresi üzerinde resmi olarak hakkı bulunmadığını, dava tarihinde "bizim" ibaresinin müvekkilince kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, davacının ""bakkalım" ibaresi ile birlikte kullanımı olduğunu, bilirkişilerce müvekkilinin kullanımının iltibasa yol açmayacağının tespit edildiğini, davacı markasının zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin bizim ibaresini hiç bir zaman tek başına kullanmadığını, müvekkilinin bizim ibaresini dava açılmadan önce tabeladan sildirdiğini, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu markaların davalı tarafından aynı hizmet ve mal sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi, 3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 55 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.