11. Hukuk Dairesi 2012/5643 E. , 2013/4210 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.06.2011 tarih ve 2010/313-2011/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2012/5643 E. , 2013/4210 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.06.2011 tarih ve 2010/313-2011/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, davacıya işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan işyerinde 01.08.2009 tarihinde dahili su basması suretiyle hasar meydana geldiğini, dahili su basmasının binanın su borularının eskimiş olması, gerekli onarım ve bakımın yapılmamasından boru patlaması suretiyle gerçekleştiğinin saptandığını, davalı kat maliklerinin bina sahibi olmaları nedeniyle oluşan hasardan sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin sigortalıya hasar bedelini ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen tazminatın rücu'en tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ise, olayın binanın ana vanasından önce şebeke hattından kaynaklandığının belirlendiğini, bu nedenle davalı ...'nin sorumlu olduğunu ileri sürerek, 11.649,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar ve bir kısım davalılar vekilleri, meydana gelen hasarın apartman girişindeki su borusunun patlaması suretiyle husule geldiğini, boru patlamasının meydana geldiği hattın ...'ye ait olduğunu, bakım ve gözetim sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; patlayan su borusunun ... şebeke hattında bulunduğu, apartmanın su tesisat sistemi ile ilgisinin olmadığı, bu suretle oluşan hasardan kat maliklerinin sorumluluğunun bulunmadığı, yine apartman yönetiminin BK'nın 58. maddesine dayanan sorumluluğunun almadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı kat malikleri aleyhine açılan asıl davadaki temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Birleşen dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili tarafından davalı ... aleyhine ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada 27.05.2011 tarihli 2011/353 Esas, 2011/197 Karar sayılı ilamla dosyanın asıl dava dosyası olan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/313 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nın 45. ve davamı maddeleri ile kararın temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda, mahkemece her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu suretle, somut olayda, davacı tarafça davalı ... aleyhine de tazminat davası açılmasına ve bu davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, mahkemece birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı kat malikleri aleyhine açılan asıl davadaki temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen hükmün ONANMASINA, (...) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.