10. Ceza Dairesi 2022/8904 E. , 2023/3204 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2019/429 Esas, 2021/320 Karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı …
**10. Ceza Dairesi 2022/8904 E. , 2023/3204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2019/429 Esas, 2021/320 Karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 18.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2022 tarihli ve 2021/28728 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB- 2022/57345 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB- 2022/57345 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Somut olayda, 21.12.2009 tarihli ilk suça ilişkin verilen 21.01.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun uyarınca verilmiş bir karar olmadığı, genel hükümlere göre 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında verilmiş olduğu, bu nedenle 13.07.2018 tarihli ikinci suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması suretiyle düşme kararı verilemeyeceği, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verildikten sonra mahkûmiyet kararı verilmesi halinde önceki hükmün açıklanması için ihbarda bulunulabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.07.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli ve 2018/153034 soruşturma, 2018/2999 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 24.10.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediğinin kabulü gerektiği,