2. Ceza Dairesi 2023/14269 E. , 2024/18708 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/907 E., 2022/878 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I - Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/907 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ö
**2. Ceza Dairesi 2023/14269 E. , 2024/18708 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/907 E., 2022/878 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I - Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/907 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuğun bozma sonrası beyanının alındığı 03.11.2022 tarihli duruşmada, 18 yaşını doldurmuş olması, müdafii istemediğini beyan etmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 150/2-3. maddesi gereğince de suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemenin talebi üzerine barodan atanmış olan ve dosyada vekaletnamesine de rastlanmayan Av. ...'e yapılan tebliğin kendisine bağlanan hukukî sonuçları doğurmayacağı, bu itibarla anılan müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1 maddesi gereği hükmün re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Av. ...'in temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II - Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, suça sürüklenen çocuk kısa kararın açıklandığı 10.11.2022 tarihli duruşmada SEGBİS vasıtasıyla hazır edilerek hüküm yüzüne karşı verilmiş ise de, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltıldığı, 08.12.2022 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz eden suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği süresinde olduğunun kabulü gerektiği, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Şikayetçinin suça konu aracını iş yeri önüne kapılarını kilitleyerek park ettiğini, anahtarının da yanında olduğunu beyan etmesi, dosya kapsamında yer alan 11.05.2009 tarihli Olay Tespit - Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı içeriğine göre suça sürüklenen çocuk kullanımında seyir halinde olan ve polis ekibini görünce aniden duran aracın, çay kaşığı marifetiyle çalıştırıldığının görüldüğü, araç üzerinde yapılan teknik inceleme sonucu tanzim edilen raporda da aracın sağ ön koltuğu üzerinde eğilmiş çay kaşığı bulunduğu bilgisine yer verilmesi, aracın kapılarında, kilit sisteminde ya da kontak düzeneğinde başkaca bir zarar tespitine ilişkin tespite yer verilmemiş olması hususları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 tarihli, 483-240 E/K sayılı ve 09.10.2012 tarihli, 2012/375-1809 E/K sayılı kararlarında belirtilen ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde bir kilidi kırmadan, normal yoldan açmaya yarayan; bir tel, tornavida, bıçak, toka, kart, maymuncuk, çay kaşığı, pense vb. aletle açılması halinde "diğer bir alet" sayılması gerektiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suça uyacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.