11. Hukuk Dairesi 2017/3166 E. , 2019/368 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/02/2017 tarih ve 2014/1323-2017/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2017/3166 E. , 2019/368 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/02/2017 tarih ve 2014/1323-2017/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışından gübre ithal ettiğini, davalının ise yerli gübre üreticisi olduğunu, müvekkilinin ithal ettiği gübreyi özel kılan şeyin “...” kaplaması bulunduğunu, yavaş yarayışlı olduğunu, davalının ise ürettiği gübreleri satışa sunduğu poşetlerin üzerine “Garanti edilen içerik” açıklamasıyla müvekkilinin ithal ettiği gübrenin özelliklerini yazarak tüketiciyi yanıltmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu, esasen davalının organik gübre lisansı ile kimyasal gübre üretemeyeceğini belirterek, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ürettiği ürünün davacının ithal ettiği ürünle hiçbir alakasının olmadığını, torba üzerindeki yazı ve rakamların da hiçbir benzerliği bulunmadığını, gübre imalatçılarının birbirlerinin tescilli ürünlerini kullanmamak suretiyle ilgili yönetmeliğe bağlı kalarak istedikleri oranlarda gübre üretimi yapabileceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ürettiği ürünlerin davacı firmanın ithal edip sattığı ürünlerle içerik bakımından benzer olduğu, etiketleme, işaretleme ve marka belirten simge ve yazılar itibariyle farklı olduğu, içerik oranlarındaki benzerliğin de aslında ürünün doğası gereği olması gereken benzerlik olduğu, “...” adında bir kimyasal madde olmadığı, “...” ibaresinin özel bir maddeyi işaret etmediği, farklı firmalar tarafından farklı amaçlarla kullanılan bir kısaltma olduğu, tarafların bu ibareyi herkes tarafından bilinen bir maddeyi ifade eder şekilde ürün içeriğine ilişkin bilgiler arasında, soyut şekilde oran belirterek kullandıkları, davalının bu ibareyi kendisini rakiplerine göre üstün duruma getirici bir şekilde kullandığına dair delil olmadığı, karışıklığa sebebiyet verildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davalının bu ibareyi kullanım şeklinin yanılgıya sebep olacak nitelikte bulunmadığı, bu nedenlerle haksız rekabet oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.