4. Ceza Dairesi 2011/22024 E. , 2013/14433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Temyiz isteğinin reddi, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığa gerekçeli kararın 7201 Sayılı Kanun'un 21 maddesi gereğince yöntemince tebliğ edilmediği bu suretle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahke
**4. Ceza Dairesi 2011/22024 E. , 2013/14433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Temyiz isteğinin reddi, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığa gerekçeli kararın 7201 Sayılı Kanun'un 21 maddesi gereğince yöntemince tebliğ edilmediği bu suretle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RET KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış, koşullarının bulunmasına karşın TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ...'nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması biçiminde DÜZELTİLEREK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 2-Konut dokunulmazlığını ihlal suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince, Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a-Mağdur ... Doğan'ın hazırlık aşamasında ve mahkeme huzurunda alınan ifadelerinde, sanığın bahçe kapısında kardeşi ... ile tartıştıklarını, olay sırasında Murat'ın Ali'yi tabanca mermisini göstererek tehdit ettiğini, olayın evin bahçe kapısının önünde gerçekleştiğini, sanığın içeri giremediğini, kardeşinin engellediğini, sokakta kiminle konuştuğunu bilmediğini ancak kendi ikametimi kastederek bu evi çabuk yakın dediğini beyan etmesi, 26.09.2008 tarihli keşifte alınan ifadesinde ise “ dış kapı çaldı, Ali açtığında onu içeriye almak istemedi, kapıyı kapatmak istedi ancak sanık ayağını kapıya engel yaparak kapanmasını engelledi, daha sonra bir iki adım içeriye girdi, orada kardeşim ile konuşmaya başladı, bu arada benimle tartışıyordu. benimle tartışırken bir iki adım daha evin giriş kapısına doğru yaklaştı, bende kendisinin çekip gitmesini istedim ancak ayrılmadı” biçiminde beyanda bulunması, mağdur ...'ın ise soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde “ ..kendisi içeriye girmek istedi, ben bu sırada kapıyı açmıştım, fakat kendisini içeriye sokmak istemedim, bu sırada ayağını araya koyarak içeri girmek istedi, engel olmak isteyince de bana avucunun içindeki mermiyi göstererek sana bu mermiyi hap gibi yuttururum dedi, başka bir şey söylemedi, herhangi bir şekilde içeri girmedi, daha sonra çekip gitti, ev bahçelidir, dış kapı ile ev arasında bahçe vardır. İlk yaya olarak geldi, kendisi ile tartışmamızdan sonra gitti, 1-1,5 saat sonra yanında kimse olmaksızın araba ile geldi yanlış hatırlamıyorsam arabadan inmeden bizim duyabileceğimiz şekilde telefonla konuştu “bu evi yakın” şeklinde sözler söyledi” biçiminde beyanda bulunması, beyanlar arasında çelişki olması karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun açıklanması sanığın bahçe kapısından içeri girip girmediğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, b-Kabule göre de, aa-TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, bb-TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.