7. Hukuk Dairesi 2023/2565 E. , 2023/3446 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2022/115 K. KARAR : Asıl ve birleştirilen davanın kabulü Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş…
**7. Hukuk Dairesi 2023/2565 E. , 2023/3446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2022/115 K. KARAR : Asıl ve birleştirilen davanın kabulü Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl davada, davacıların murisine ait taşınmaza davalının trafo yapmak suretiyle el attığını, daha önce el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davası açtıklarını belirterek, 03.12.2010 tarihinden itibaren fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL ecrimisil talep etmiş, yargılama sırasında 21.02.2014 tarihli dilekçe ile talebini 13.247,29 TL’ye artırmıştır. Birleştirlen davada ise 23.09.2013-02.06.2016 tarih aralığı için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL ecrimisil talep etmiş, bozma ilamından sonra ise 08.06.2018 tarihli dilekçeyle, asıl dava için talebini 14.389,20 TL’ye, birleştirilen dava için talebini 16.301,48 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunmuş, taşınmaz üzerine kurulan enerji nakil hattının kullanıma engel olmadığını, talep edilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, davalının uzlaşma tekliflerini reddettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2014 tarih ve 2013/222 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 13.247,29 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.02.2016 tarih ve 2015/18782 Esas, 2016/1052 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın davacıların mirasbırakanı adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde davalıya ait trafonun bulunduğu gerekçesiyle davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davacıların taşınmazına el attığı saptanarak ecrimisile karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik olmadığı ancak taraflar arasında daha önce görülen ecrimisil davasında son dönem aylık ecrimisil miktarının 350,00 TL olarak belirlendiği, yerleşmiş yargısal ilkeler doğrultusunda, önceki dönemin kesinleşen ecrimisil miktarına Üretici Fiyat Endeksinin tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken talep aşılmak suretiyle emsal araştırması yapılıp aylık 418,20 TL kira getirisi üzerinden ecrimisil hesabı yapılmasının doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. 3. İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarih ve 2016/121 Esas, 2019/59 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne, 03.12.2010 ile 02.06.2016 tarihleri için 30.690,68 TL tutarındaki ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine, hükmedilen alacağın 10.000,00 TL'sine birleştirilen dava tarihi olan 10.10.2017 tarihinden itibaren, 6.301,48 TL'sine ise ıslah tarihi olan 08.06.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 tarih ve 2019/4329 Esas, 2021/4783 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, mahkemece ilk kararda davanın kabulüne, 13.247,29 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildikten sonra, karar yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmesine rağmen usuli kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde asıl dava yönünden 14.389,20 TL’ye hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen Esas ve Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne, 03.12.2010 ile 02.06.2016 tarihleri arasındaki (usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak tespit edilen) 29.548,77 TL tutarındaki ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine, hükmedilen alacağın 10.000,00 TL'sine birleştirilen davanın dava tarihi olan 10.10.2017 tarihinden itibaren, 6.301,48 TL'sine ise ıslah tarihi olan 08.06.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, cevap dilekçesinin içeriğini tekrarla, yapılan ecirmisil hesabının hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve una uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.