T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/354 - 2026/710 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/354 KARAR NO : 2026/710 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2025 NUMARASI : 2025/5 E. - 2025/413 K. DAVANIN KONUSU : Marka Tecavüzü ile Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Önlenmesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikr…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/354 - 2026/710 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/354 KARAR NO : 2026/710 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2025 NUMARASI : 2025/5 E. - 2025/413 K. DAVANIN KONUSU : Marka Tecavüzü ile Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Önlenmesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/10/2025 Tarih ve 2025/5 Esas - 2025/413 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." ve "..." ibaresi geçen onlarca tescilli markasının bulunduğunu, "..." markasının da müvekkili ... A.Ş. adına tescilli olduğunu, "www.....com.tr" adlı resmi internet sitesi kanalıyla ürün ve hizmetlerini tanıttığını, bayilerinin, fiziki ortamda müvekkili şirket adına internet abonelik işlemleri yaptığını, bunun dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişinin, ilgili markaları kullanma ve abonelik işlemi yapma hak ve yetkisinin bulunmadığını, hal böyleyken davalı tarafın ... adresinde müvekkili şirketlere ait "şekil+...'', ''Şekil+...'' ve ''..." markalarının hukuki dayanaktan yoksun olarak tabelalarda, afişlerde ve her türlü görsellerde kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ve tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının marka tecavüzü ile haksız rekabet eylemlerinin, tespitine, önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.03.2020 tarihli ek dava dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerinin kapsamına müvekkili şirket adına tescilli ''...'', ''...'' ve ''...'' markalarının da eklenerek markalara yönelik tecavüzün tespiti ve men'ini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü içerir tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamış ve savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı taraf BAM 20 HD.nin iade kararından önceki yargılamada talimat yoluyla keşif yapılmasını istemediğinden dosyaya sunduğu görsel fotoğraflara göre daha önceden karar verilmiş ise de; bu kez dava dilekçesinde bahsedilen "..." adresinin davalı ile adiyetini tespit için ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda davalı ...’ın dava dilekçesinde davalı adresi olarak belirtilen ve uyuşmazlık konusu kullanımların da yapıldığı "..." adresi ile bağlantısını göstermediğinin tespit edildiği; davalının faaliyet gösterdiği yer "..." adresi olup 19/02/2004-31/12/2017 tarihleri arasında faaliyette yani davadan önceki tarihlerde faaliyet gösterdiği, ancak bu adreste davacılara ait markalarının kullanılıp kullanılmadığının belirlenemediği, dosyada bu adreste herhangi bir delil tespiti olmadığı; BAM iade kararından sonraki keşif talebinin reddi gerekçesinin o adreste (...) davalının faaliyet göstermediğinin resmi yazı ile anlaşılması gibi yeni adres (...) adresinde 19/02/2004-31/12/2017 tarihleri arasında faaliyet göstermesi, ... unvanlı iş yerinin adresinin ise dava dilekçesinde belirtilen adres değil, "... adresi olması olduğu, bu konunun yeni bir dava konusu olması gerektiği; tüm bu sebeplerle; BAM iade kararından önce davacı taraf talimat yoluyla keşif/tespit talebinden vazgeçtiği; dosyaya sunduğu fotoğraflar dışında davalı şahsın dava dilekçesindeki adreste davacılara ait mesnet tescilli markaları izinsiz kullandığı her türlü şüpheden ayrı bir şekilde kanıtlanamadığı; davacı tarafca sunulan görsel kullanım fotoğraf delillerinin de tek başına ihlal konusu oluşturamayacakları gibi bu fotoğrafların bir delil tespiti işlemi ile de alınmadığı gerekçesiyle, marka tecavüzü yönünden davanın reddinin gerektiği; haksız rekabet açısından ise; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve 2019/5189-1852 sayılı, yine 22.04.2021 gün ve 2021/89-3054 sayılı kararlarına göre, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı, davacı tarafın marka ihlaline dayandığı durumda artık haksız rekabete dayanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafından kullanılan görsellerin müvekkiline ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkili şirketler ile herhangi bir bayilik sözleşmesi bulunmadığını, müvekkiline ait markaları kullanma ve abonelik işlemleri yapma yetkisinin bulunmadığını, hazırladığı görsellerin yetkili Telekom bayisi izlenimi yarattığını, yeni bir bilirkişi raporu ve keşif yapılması taleplerinin reddedildiğini, davalının belirtilen bölgede 19.02.2004 - 31.12.2017 tarihleri arasında faaliyette bulunduğunun ve ... unvanlı işyerine sahip olduğunun açık olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka tecavüzü ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davaya konu eylemlerin gerçekleştirildiği iddia edilen adres, "..." adresidir. İlk derece mahkemesinin 24.05.2021 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; Dairemizin 17.12.2024 tarih ve 2022/1806 E.-2024/2062 K. sayılı kararı ile özetle; davacı vekilinin bir kısım fotoğraflar dışında mahkeme huzurunda yaptırılmış herhangi bir delil tespiti incelemesi veya başka bir delil sunmadığı; yargılama devam ederken mahkemece verilen 13.03.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının Ankara 5. İcra Dairesinin 2020/3706 E. sayılı dosyasında infaz edildiği anlaşılıyor ise de bu konudaki belge veya tutanakların da dosyaya sunulmadığı; dava konusu eylemlerin işlendiği ileri sürülen "..." adresinde bulunan işletmenin kimin tarafından işletildiğine veya davalı olarak gösterilen ...'ın bu işletme veya tecavüz eylemi ile ilgisinin ne olduğuna dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı; mahkemece davalının somut davada ileri sürülen eylemlerle ilişkisi açıklığa kavuşturulmadığı; 6100 sayılı HMK'nın 194. maddesi uyarınca tarafların, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerektiği; bunun dışında tarafların yerinde tespit edilebilecek delilleri önceden tespit ettirmek ve sunmak gibi bir zorunluluklarının bulunmadığı; husumetin davalıya doğru yöneltilip yöneltilmediği hususunun mahkemece re'sen incelenmesi gerektiği, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında, 13.03.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği Ankara 5. İcra Dairesinin 2020/3706 E. sayılı dosyasındaki belge veya tutanaklar getirtilmiş, Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılmıştır. UYAP üzerinden dosya arasına alınan Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2020/3706 esas sayılı dosyası kapsamında, 18.03.2020 tarihinde Diyarbakır İcra Dairesine talimat yazılmış ve Ankara 4. FSHHM'nin 2020/63 esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının infazı talep edilmiştir. Talimat İcra Dairesince düzenlenen 22.06.2020 tarihli ihtiyati haciz tutanağından, davalı ...'ın işlemler sırasında hazır bulunduğu; bir diyeceğinin bulunmadığını ve mahkeme kararını beklediğini beyan ettiği; işyerinde bulunan dava konusu markaları içeren tabela, broşür, afiş gibi materyalin borçlu sıfatıyla ve yediemin olarak davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca, Bağlar Belediyesinden gönderilen "işyeri açma ve çalışma ruhsatı" örneğinden ise, davalıya 04.06.2012 tarihinde "... adresinde ... fatura ödeme merkezi konulu işyerini açmak üzere ruhsat verildiği görülmüştür. Yine, Diyarbakır Defterdarlığı Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13.03.2025 tarihli yazısında, davalı ...'ın, 19.02.2024 - 31.12.2017 tarihleri arasında ... adresinde ... unvanı altında faaliyet gösterdiği bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince ise, ihtiyati haciz tutanağına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan ve davalının, dava konusu adreste davacılara ait markaları kullandığına dair delil elde edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptını içerir tebligat 06.07.2020 tarihinde, duruşma tarihini bildirir tebligat 08.01.2021 tarihinde dava konusu "..." adresinde bizzat davalı ...'ın imzasına tebliğ edilmiştir. Yine, iki adet tebligat ise, aynı adreste davalının oğluna tebliğ edilmiş bulunmaktadır. Öte yandan, Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13.03.2025 tarihli yazısında davalının bir dönem faaliyette bulunduğu adresle dava konusu adres aynı cadde üzerinde olup, dava konusu adres 126/A, davalının eski adresi ise 124/B noludur. Bununla birlikte, dosyaya tek delil olarak sunulan fotoğrafta, dava konusu "..." adlı işyerinin vergi dairesince bildirilen adreste geçen ... Kuyumcusunun hemen yanında yer almaktadır. Bunun yanında, yine mahkemece "..." adresine çıkartılan ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının, bizzat ...'a tebliğ edildiği ve posta memurunca tebligatın üzerine "..." kaydı yazılmak suretiyle, adresin düzeltildiği de görülmüştür. Bu hale göre, yapılan tüm bu tebligatlardan dahi dava konusu adresin davalıya ait olduğu sonucunun çıkacağı, dava konusu edilen ve delil olarak fotoğrafı sunulan markasal kullanımların davalı tarafından gerçekleştirildiği; bir an için fotoğraf üzerinde tarih bulunulmadığı düşünülse bile, yukarıda ayrıntıları belirtilen ihtiyati haciz tutanağına göre de, dava tarihi itibariyle davalının kullanımlarının halen devam ettiği anlaşılmıştır. Bu tespitlerden sonra, davalının kullanımlarının marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının incelenmesine gelince; davacılar vekili dava dilekçesinde "...", "..." ve "..." markalarına, iddia ve savunmasını serbestçe genişletebileceği süre içinde verdiği beyan dilekçesinde ise, "...", "..." ve "... G" ibareli markalara dayanmıştır. Dairemizin kaldırma kararı öncesi, dosyaya delil olarak sunulan fotoğraf incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmış ve düzenlenen raporda ise, davalının tabela ve yan cephelerdeki kullanımının "... ..., şekil ve ..." şeklinde olduğu, davalının bu markaları kullandığı hizmetler ile mesnet markalarının kapsamındaki hizmetler arasında aynılık bulunduğu tespit edilmiş olup, söz konusu kullanımlar davacılardan ... A.Ş.'nin 2015/85054 sayılı "... + şekil", 2015/90105 sayılı "şekil", 2015/90112 sayılı "şekil" ve 2016/15844 sayılı "... ..." ibareli markalarına ayniyet derecesinde benzediğinden hizmetin kaynağı konusunda karıştırılma ihtimali yaratacak niteliktedir. Dosyaya sunulan dış cephe fotoğrafında "...", "...", "..." ve "..." ibareli markasal kullanıma rastlanmamıştır. Bu hale göre, davalının, davacılardan ... A.Ş.'ye ait 2015/85054 sayılı "... + şekil", 2015/90105 sayılı "şekil", 2015/90112 sayılı "şekil" ve 2016/15844 sayılı "... ..." ibareli markalar ile iltibas yaratan kullanımları, her hangi bir izne dayanmamakta olup, SMK'nın 7/2-b kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK'nın 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil etmektedir. Bununla birlikte, davalının, davacı ... A.Ş.'ye ait "..." ve diğer davacı ... A.Ş.'ye ait "...", "..." ve "..." ibareli markaları ihlal eden bir kullanımı tespit edilememiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davacılardan ... A.Ş.'ye ait 2015/85054 sayılı "... + şekil", 2015/90105 sayılı "şekil", 2015/90112 sayılı "şekil" ve 2016/15844 sayılı "... ..." ibareli markalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 15/10/2025 gün ve 2025/5 Esas - 2025/413 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2- Davacı ... A.Ş. tarafından açılan davanın REDDİNE, 3-Davacı ... A.Ş. tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının dava konusu adresteki markasal kullanımlarının 2015/85054 sayılı "... + şekil", 2015/90105 sayılı "şekil", 2015/90112 sayılı "şekil" ve 2016/15844 sayılı "... ..." ibareli markalara tecavüz ve haksız haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin MEN'İNE ve ÖNLENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000.00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinaf eden davacı aleyhine karar verilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.600,00-TL bilirkişi ücreti, 248,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 400,00-TL tebligat masrafı, (2.002,00-TL+2.002,00-TL) 4.004,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 7.252,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 3.626,00-TL'ye, 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.734,80-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 48,00-TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 24,00-TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 10-Davacılardan peşin olarak alınan (732,00-TL+732,00-TL) 1.464,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/04/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.