T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1446 Esas KARAR NO:2026/318 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2020/594 Esas - 2023/401 Karar TARİHİ: 04/05/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1446 Esas KARAR NO:2026/318 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2020/594 Esas - 2023/401 Karar TARİHİ: 04/05/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan 27/01/2016 tarihli sözleşme ile 2 adet 100 lük agromel ve panolar, 1 adet tekneli helezon, 1 adet 140'lık granül makine ve panoları, 1 adet yan beslemesi ve sürücüsü 1 adet ön su havuzu 1 adet kesmesi vs. Makine ve teçhizatın davalı şirket tarafından davacı şirkete 75.000 TL bedel ile satılması hususunda anlaşıldığını, davacı şirketin sözleşme bedelini avans mahiyetinde olmak üzere peşinen 02/02/2016 tarihinde nakit olarak ödediğini, davalının bazı makine ve teçhizatları teslim etmediğini, teslim edilmeyen malların bedeli olan 51.400 TL'nin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında adi yazılı olarak düzenlenen sözleşmede 1 adet plastik granül makinesi ile 2 adet plastik agromel makinesinin toplam 98.600 TL alım satım bedeline anlaştığını davacının yüksek KDV ödememek istemesi ve talebi üzerine 23.600 TL bedelden makinelerin fatura edileceğini fatura bedelinin ise banka kanalı ile ödeneceğini bakiye 75.000 TL 'nin ise davacı tarafından elden ödeneceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını, davacının 23.600 TL 'yi ödemekten kaçınmak için 75.000 TL'nin avans ödemesi olduğunu iddia ettiğini , iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalının davacıdan 23.600 TL alacağının olduğunu bu nedenle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/05/2023 tarih ve 2020/594 Esas - 2023/401 Karar sayılı kararında;".......Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2020 tarih ve 2019/25 Esas 2020/902 Karar sayılı ilamı, 08/07/2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla birlikte yapılan değerlendirmede, davacı ile davalı arasında 27.01.2016 tarihli alım- satım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının, davalıdan iki adet agromel makinesi , bir adet granül makinesi ve panoları ile altı adet aksesuar makine paçası(1 adet tekneli ön helezon+ 1 adet yan beslemesi+ 1 adet ön su havuzu+ 1 adet kesmesi + 1 adet silo + 1 adet son taşıyıcı helezon) satın aldığı, tarafların sözleşme bedeli olarak 98.600,00 TL üzerinden anlaştığı, 75.000,00 TL bedelin elden ödendiği, ancak davacının bazı makine ve teçhizatların teslim edilmediğinden bir kısmının ise ayıplı olduğundan bahisle, teslim edilmeyen malların bedeli olan 51.400,00 TL için davalı-karşı davacı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, davalının karşı dava dilekçesiyle sözleşmenin kalan bedeli olan 23.600,00 TL'yi talep ettiği, mahkememizce asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2020 tarih ve 2019/25 Esas 2020/902 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, kaldırma sonrası yapılan yargılamada ve tüm dosya kapsamıyla birlikte yapılan değerlendirmede, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, davalı-karşı davacı tarafından sözleşmeye konu makinaların tamamını davacı-karşı davalıya tesliminin usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenen satış sözleşmesinde, satıcının mal teslimini kanıtlaması gerektiği, uyuşmazlığın asıl davaya konu altı adet ekipmanın teslim edilip edilmediği, hususundan kaynaklandığı, işbu ekipmanların teslim edildiğini gösterir yazılı bir delilin olmadığı, davacının işbu ekipmanları dava dışı firmalardan temin ettiğini beyan ettiği, davalı-karşı davacı şirketten aldığı makinelerin çalışması için dava dışı firmalardan satın almış olduğu makinelere ilişkin faturaların davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş defterlerine işlendiği, davalı tarafça teslim edilen makinelerden olan granül makinesinin açık ayıplı olduğu, yine bu makinenin aksamlarından olan kovan ve vidasının uzun süreli bir aşınma sonucu kullanılamaz halde teslim edildiği, bu yönüyle işbu makinenin gizli ayıplı olduğu, davalı karşı davacının sözleşmedeki diğer kalemleri teslim ettiği yönünde herhangi bir delil ibraz edemediği, ayıplı olan ana makine granül makinasının davacı- karşı davalı tarafından çalıştırılmaya çalışıldığı, bunun için eksik makinelerden bir kaçının 2.el olarak temin edildiği ve dosyada ödeme dekontlarının bulunduğu, eksik kalan diğer makinaların ise ana makinayı kontrol etmek için çalıştırılmasında herhangi bir problem yaratmayacağı; sistemin manuel olarak da bu şekilde geçici çözümlerle çalıştırılabileceği, ana makinanın gizli ayıp nedeni ile çalıştırılmaması sonucu, ana makinanın atıl kaldığı, dolayısıyla davalı-karşı davacının sözleşme kapsamında edimlerini kısmen yerine getiremediği, bir kısmı teslim edilen malların ayıplı olduğu, sözleşme kapsamında teslimi gereken kalan mallar yönünden teslim hususunu ispatlayamadığı, bu durumda davacının icra takibinde talep etmiş olduğu ve teslimi yapılmayan malların bedeli olarak talep ettiği 51.400,00 TL’nin yerinde olduğu, karşı dava yönünden ise davalı-karşı davacının sözleşmenin kalan bedeli olan 23.600,00 TL'yi talep edemeyeceği anlaşıldığından asıl davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının davalı /karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın ise açıklanan gerekçelerle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE Davalı Karşı davacının İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesi... sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE 51.400,00 TL asıl alacak 192,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.592,22 TL, takibin asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele avans faizi uygulanmasına, Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalı /karşı davacıdan dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karşı Davanın REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davalı /k. davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı /karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kararı sonrası yapılan yargılamada davanın reddine dair verilen kararın hukuki gerekçeden yoksun ve hatalı olduğunu, istinaf mahkemesi kararında araştırılması gerektiği belirtilen hususların esasen yerel mahkemece bilirkişi marifetiyle araştırıldığını ve rapordaki tespitler çerçevesinde neticeten davacı / karşı davalının davaya konu makineyi çalıştırmak için dışarıdan ekipman tedarik ettiğine ilişkin iddiası ile bunlarla makineyi çalıştırarak ayıplı olduğunu gördüğü ve bu şekilde ancak 01.04.2016 tarihli ihtarnameyi keside ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunun sabit olduğunu, ancak mahkemece hatalı yorumla davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verildiğini,Yeniden yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile istinaf mahkemesi kararında araştırılması istenilen davacı / karşı davalının makinenin çalışması için dışarıdan temin ettiğini iddia ettiği parçaların da gerçeği yansıtmadığının açıkça ortaya konulduğunu, davacı / karşı davalı tarafın;1 Adet yan besleme ünitesi,1 Adet ön su havuzu 1 Adet Kesme,1 Adet Silo,1 Adet Son Taşıyıcı Helezon'u dışarıdan tedarik ettiğini iddia ettiğini, ancak bilirkişi incelemesi neticesinde bu iddianın gerçek dışı olduğunun ortaya çıktığını, Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı / karşı davalının dışarıdan tedarik etiğini belirttiği 1 adet yan besleme ünitesinin, yenisi pahalı olduğu için makine tam çalışmadan satın alınmadığının beyan edildiğini, 1 adet ön su havuzunu kendilerinin imal ettiğinin iddia edildiğini, ancak bilirkişinin burada beyan edilen malzemelerin davayı konu makineye uygun olmadığını tespit ettiğini, 1 adet silonun zorunlu olmadığı için alınmadığının beyan edildiğini, 1 adet son taşıyıcı helezonu 12.02.2016 tarihinde KDV dahil 500 TL'ye satın aldıklarının beyan edildiğini, 1 adet kesmenin 20.08.2016 tarihinde makine alımından 6 ay sonra alındığının beyan edildiğini, davacı / karşı davalının makineyi çalıştırmak için dışarıdan ekipman tedarik ettiğine ilişkin iddiası ile bunlarla makineyi çalıştırarak ayıplı olduğunu gördüğü ve bu şekilde ancak 01.04.2016 tarihli ihtarnameyi keşide ettiği iddiasının da çöktüğünü, netice itibariyle yerel mahkemece istinaf mahkemesi kararında belirtilen araştırmanın yapılmış olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu ve yerel mahkemenin verdiği ilk kararın doğru ve yerinde olduğunun anlaşıldığını,Davacı / karşı davalının makineleri teslim aldığını kabul ettiğini, sadece 140'lık yerine 130'luk çıktığını beyan ettiğini, keza iddia ettiği avans ödemesinin de ileride makine alınması ihtimaline binaen olduğunu beyan ettiğini, dava safahatında ise davalı / karşı davacı tarafın söylem değiştirdiğini ve noter ihtarnamesinde teslim edildiğini beyan ettiği makineler için; dava dilekçesinde makinelerin eksik olduğunu ve yine noter ihtarnamesinde avans ödemesi yaptığını beyan ettiği halde, dava dilekçesinde sözleşmeye konu makineler için avans ödemesi yaptığını beyan ettiğini, davacı / karşı davalının bizzat kendisi tarafından gönderilen noter ihtarnamesindeki beyanlarının ileri sürdüğü iddialarını çürüttüğünü, kendisi de bir tacir olan davacı / karşı davalı tarafın ihtarnamesinde belirttiği, ayıp iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunun açıkça ortada olduğunu, makineler teslim alındıktan aylar sonra ileri sürülmüş olan ve TTK'da yer alan ayıp ihbar sürelerine uygun olmayan ayıp iddiasının dinlenmesinin de mümkün olmadığını,Davacı / karşı davalının bu tavrının tamamen borcu ödemekten imtina etmek maksatlı ve gerçek dışı olduğunu, bizzat kendi ihtarnamesinde kabul ve beyan ettiği hususları dava safahatında değiştirdiğini ve kendisi ile çelişmekte olduğunu, dava safahatındaki iddialarını bizzat kendisinin çürütmüş olduğunu, Yerel mahkemece verilen ilk gerekçeli kararın doğru ve yerinde olduğunu, bunun istinaf kararı sonrası yapılan inceleme ile de sabit olduğunu, bu itibarla haklı karşı davalarının kabulü ve davacının davasının reddinin gerektiğini, aksine karar verilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak karşı davalarının kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi uyarınca avans olarak verildiği ve karşılığında malların tamamının teslim edilmediği iddiasıyla bakiye bedelin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Karşı dava ise, aynı satış sözleşmesi uyarınca sözleşmede belirtilen fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Dairemizin 21/09/2020 tarih ve 2019/25 Esas - 2020/902 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece mali müşavir ve makine mühendislerinden oluşan heyetten ek rapor alınmış ve alınan rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi gözetildiğinde; davalı/k.davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen beyan dilekçelerinde de ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda bu iddiaların değerlendirildiği tesbit edilmiştir.İlk derece mahkemesine sunulan deliller, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek rapor içeriğindeki tespitlere göre, taraflar arası davaya konu 8 kalem makine için 27.01.2016 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. 8 kalem makine için 98.600 TL bedelde mutabık kalınmış olup KDV dahil 23.600 TL'si için fatura kesileceğini ve banka havalesi yolu ile ödeneceği, kalan 75 .000 TL'sinin de elden ödeneceği sözleşmede kayıt altına alınmış olup, sözleşme taraf firmaları adına ...ve ... tarafından imza altına alınmıştır.Davalı/k.davacı tarafından, 02/02/2016 tarihinde 2 adet agromel makinası, 1 adet granül makinası ve panoları sevk irsaliyesi ile teslim edilmiş, aynı tarihte 23.600 TL lik fatura düzenlenmiştir. Sevk irsaliyesinde davaya konu teslimi yapılmadığı ileri sürülen 6 adet makine ve ekipman yoktur. Diğer bir ifadeyle bu 6 adet ekipmanın teslim edildiğini gösterir yazılı bir delil yoktur. Ancak, gerek 10/10/2017 tarihli rapor, gerek 26/02/2018 tarihli raporda belirtildiği gibi, 2 adet agromel ve 1 adet granül makinasının çalışması için diğer 6 adet ekipmanın olması şarttır. Bu 6 adet ekipman olmadan diğer makinaların çalışması ve arıza vermesi mümkün değildir. Davacı, 6 adet ekipmanın teslim edilmediğini ileri sürmüş, davalı ise teslim ettiğini savunmuş ancak teslime dair belge ibraz etmediği anlaşılmıştır. Davacı/k. Davalı vekili mahkemece alınan 10/10/2017 tarihli rapora karşı verdiği beyan ve itiraz dilekçesinde; makinaların ne şekilde kullanıldığı ve teslim edilmeyen makinaların nasıl temin edildiğine yönelik beyanda bulunup beyanında belirttiği makinalara ait başka firmalardan satın alındığına dair fatura suretleri sunduğu tespit edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan ek raporda; Davacının, davalı-karşı davacı şirketten aldığı makinelerin çalışması için dava dışı firmalardan satın almış olduğu makinelere ilişkin faturaları davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş defterlerine işlediği, eksik makinelerden bir kaçının 2.el olarak temin edildiği ve dosyada ödeme dekontlarının bulunduğu, eksik kalan diğer makinaların ise ana makinayı kontrol etmek için çalıştırılmasında herhangi bir problem yaratmayacağı; sistemin manuel olarak da bu şekilde geçici çözümlerle çalıştırılabileceği belirtilmiştir. Somut olayda; davalı /k. davacı, faturalı mallar dışındaki sözleşmedeki diğer malları teslim ettiğini kanıtlayamamıştır.Davacının 75.000 TL ödeme yaptığı her iki tarafın kabulündedir ve buna dair tediye makbuzu vardır. Bu durumda davacı/k.davalının icra takibinde talep etmiş olduğu ve teslimi yapılmayan malların bedeli olarak talep ettiği 51.400,00 TL’nin yerinde olduğu, karşı dava yönünden ise davalı/k. davacının sözleşmenin kalan bedeli olan 23.600,00 TL'yi talep edemeyecektir. Bu tespitler doğrultusunda mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine, davalı/k.davacı vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olara; davalı/k. davacı vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı /k. davacının asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden; a- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı /k. davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.524,26 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı / karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 881,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.643,19 TL'nin davalı / karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karşı dava yönünden; a- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı /k. davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b- Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı / karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davalı / karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı / k. davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.