İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/12/2025 tarihinde tesis edilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete herhan…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/12/2025 tarihinde tesis edilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin borçlu olmadığının ve çek üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, söz konusu icra ceza dosyasındaki şikayetin dayanağı belgelerin çeke dayandığını, söz konusu çeklerin müvekkili şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediğini, davalının Konya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ........'a ait ........ Seri Numaralı 31.12.2024 Keşide tarihli çek, Konya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ........'na ait ........ Seri Numaralı 15.10.2024 Keşide tarihli çek, Konya .. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ........'na ait ........ Seri Numaralı 30/11/2024 Keşide tarihli çek, Konya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ........'na ait ........ Seri Numaralı 31.10.2024 Keşide tarihli çek, Konya .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ........'a ait ........ Seri numaralı 11.12.2024 keşide tarihli çek, Konya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ........'a ait ........ Seri 22.01.2025 keşide tarihli çek için müvekkili şirket yetkilisini şikayet ettiğini, bu çeklerin şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediğini, çekte şirket yetkilisinin imzasının dahi bulunmadığını, her türlü imza ve yazıya itiraz ettiklerini, söz konusu çek üzerinde şirket yetkilisine ait tek bir imza dahi bulunmadığını, müvekkilinin bu çeki ilk defa ceza dosyasında gördüğünü ve ilgisinin bulunmadığını beyan ederek müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının ve çek üzerindeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmesine, davalı aleyhine dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının kısmi dava olarak ikame edilemeyeceğini, arabuluculuk görüşmelerinin imza inkarı konusunda yapılmadığını, imzaya itiraz hususunda arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde imzaya itirazda bulunmasına rağmen şirket yetkilisinin kim olduğunu belirtmediğini, 6 adet çekten kaynaklı olarak ibraz edilen bankalar tarafından dava konusu edilen çekler hakkında karşılıksızdır işlemi yapıldığını, karşılıksız işlemini yapan ilgili banka tarafından imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin bir husus şerh edilmediğini ve herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın karşılıksız işlemi gerçekleştirildiğini, banka tarafından karşılıksız işlemi yapılmasının, çeklerin üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ve/veya şirket yetkilisinin vekil kıldığı bir kişiye ait olduğuna bir karine teşkil ettiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu çekler, faturalar ve ticari defterler incelendiğinde de müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunun görüleceğini, iş bu faturalardan da kaynaklı olarak müvekkili şirket tarafından davacı şirket aleyhine Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile de icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin birden fazla yetkilisinin olduğunu, senetle ispat kuralı gereğince tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile çek bedellerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02/06/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere menfi tespit davaları kısmi dava olarak açılamayacağından dava değeri borçlu olmadığının tespiti talep edilen çek tutarlarının toplamı olup eldeki davada dava değeri 8.850.000,00 TL'dir. Mahkememizin 01/07/2025 Tarihli Tensip Zaptının (8-b) maddesi gereğince davacı vekiline toplam dava değeri 8.850.000,00TL üzerinden hesaplanan ve davacının yatırmış olduğu harcın mahsubu neticesinde tespit edilen bakiye 150.520,47TL eksik peşin harcı yatırması için 6100 Sayılı Kanunun 120/2. Maddesi gereğince 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmaz ise 6100 sayılı kanunun 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağına, süresinde harcın tamamlanarak yenilenme talebinde bulunulmaması halinde davasının açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş lakin davacı vekili tarafından harç ikmal edilmediği gibi söz konusu ara karara itiraz dilekçesi verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından itiraz dilekçesinde emsal mahiyette T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07/02/2019 Tarih ve 2017/11385 Esas-2019/876 Karar sayılı ilamına atıf yapılmış ise de söz konusu karara dayanak ihtilafın " Tarımsal Sulama Elektrik Aboneliği dayanak olmak üzere kurum tarafından endekse esaslı olmayan ek tahakkuk faturasına" ilişkin olduğu, somut olayımızda ise dayanak hukuki ihtilafın bedeli belirli olan çeklere dayanak olduğu dolayısıyla T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02/06/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacı vekilinin itirazlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 150/4-5. Maddelerinde; "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." amir kanun hükmü yer almaktadır. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 10/09/2025 tarihli tensip tutanağı ile eksik kalan peşin harcın davacı tarafından yatırılmaması sebebiyle dosyanın 6100 Sayılı 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, adı geçen kanunun 150/4-5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 aylık yasal süre içerisinde eksik kalan harç tamamlanmak suretiyle yenilenmediği anlaşılmakla 6100 sayılı kanunun 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılamayacağı gerekçesiyle dava değerini çek bedellerinin toplamı olan 8.850.000 TL olarak kabul edildiğini ve eksik harç nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, devamında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kabulün hukuken isabetsiz olduğunu, somut olayda, davacının, çek bedelinin miktarını değil, çekler üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ve bu nedenle borç ilişkisinin hiç doğmadığını ileri sürmekte olduğunu, dolayısıyla ihtilafın miktar değil, borcun varlığı / yokluğu üzerine olduğunu, yerel mahkemenin taraflarınca sunulan Yargıtay kararındaki olayın farklı olması sebebi ile itirazlarının reddine karar vermesinin hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki, taraflarınca peşin harcın miktarına ve müvekkilinin ödeme gücü olmadığına yönelik itirazlar yapıldığını, ancak mahkemece söz konusu itirazlarının incelemeye dahi alınmadığını, Taraflarınca adli yardım dahi talep edildiğini ancak yerel mahkemenin bu yönde bile bir karar vermediğini, davanın esasına girilmeden sonuçlandırılmasının usul ekonomisine ve adil yargılamaya aykırı olduğunu, davacı müvekkilinin, açıkça imzaya itiraz ettiğini, şirket yetkilisinin isticvap edilmesini, imza ve yazı örneklerinin alınmasını, bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, mahkemece, hiçbir delili toplanmadan, hiçbir inceleme yapılmadan, davanın sırf harç gerekçesiyle sona erdirildiğini, menfi tespit davasının özünün, borcun var olup olmadığının tespiti olduğunu, bunun da bilirkişi incelemesi yapılmadan çözümlenemeyeceğini, bu yönüyle kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davacı toplam bedelleri 8.850.000,00 TL olan 6 adet çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ederek çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Eldeki dava nispi harca tabi menfi tespit davası olup, dava değeri çeklerin toplam bedeli olan 8.850.000,00 TL'dir. Davacının bu miktar üzerinden peşin harç yatırması gerekirken 10.750,00 TL üzerinden harç yatırdığı, mahkemece 01/07/2025 tarihli tensip tutanağı ile eksik 150.520,47 TL peşin harcın yatırılması için davacı tarafa iki hafta kesin süre verildiği, sonuçlarının da ihtar edildiği, tensip tutanağının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından mahkemeye 14/07/2025 tarihinde Uyap üzerinden gönderilen beyan dilekçesiyle muhtıraya itiraz edildiği, talepleri kabul edilmezse müvekkilinin dava için gerekli olan harç, bilirkişi ücretleri, delil, tanıklar ve tebligat için maddi gücünün olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunduğu ve yargılama harç ve giderlerinin adli yardım kapsamında karşılanmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi konusunda bir karar verilmediği, eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle önce dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince dava değerinin çeklerin toplam bedeli olan 8.850.000,00 TL olduğu kabul edilerek buna göre işlem yapılması kural olarak yerindedir. Ancak davacı tarafa eksik harcın yatırılması için verilen süre içerisinde davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulmuştur. Bu sebeple önce davacının adli yardım talebi değerlendirilerek adli yardım talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken adli yardım talebi değerlendirilmeden dosyanın işlemden kaldırılması, sonrasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....