11. Hukuk Dairesi 2012/3848 E. , 2013/4182 K. "" MAHKEMESİ :... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2008/97-2011/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2012/3848 E. , 2013/4182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2008/97-2011/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin saatçilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... esas unsurlu markasının dünyaca tanındığını, davalı şirketin ise ... ibareli markayı 01, 02, 03, 04, 05 ve 17. sınıflarda bir kısım emtialar bakımından tescil ettirdiğini, başvuru aşamasında itiraz edilmiş ise emtia sınıflarının ilişki kurulamayacak derecede farklı olduğundan bahisle itirazın reddedildiğini, oysa, davalının markası ile müvekkili markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, davalının markasının iltibas yarattığını, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına 2005/30427 sayı ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, markaların kapsadığı emtialar ilgisiz ve hedef kitlesi de farklı olup, davalının haksız çıkar sağlamasının mümkün bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, 14/09/2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacı markası ile davalının markasının işaret olarak aynı olduğu, ancak kapsadıkları emtiaların benzer bulunmadığı, davacının markasının dünya çapında belli bir bilinirliğe ulaştığı, sektörde tanınmış marka olduğu, bununla birlikte davacının markasındaki saat ve saat parçaları ürünleri ile davalının kimsayal nitelikli ürünleri arasında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle davalının davacı markasının tanınmışlığından faydalanmasının söz konusu olmadığı, hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın redine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak,556 KHK’nın 8/4 maddesi "Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,