T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/11 - Karar No:2026/393 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/11 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2024 NUMARASI : 2022/251 E-2024/391 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit- İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Davacı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/11 - Karar No:2026/393 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/11 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2024 NUMARASI : 2022/251 E-2024/391 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit- İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında düzenlenen 17/07/2014 tarihli sözleşme ile müvekkilinin; Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray Mud Alım Tremilerinin Rehabilitasyonu Ve Gelibolu Düz Deposunun Yarı Mekanik Depoya Dönüştürülmesi İşini üstlendiğini, anılan iş kapsamında üretilen “kamyon lifti çelik sundurmalarının üstünün kaplanması işini” yaparken sözleşmede 0,7 mm alüminyum trapez kaplama yapılması kararlaştırılmışken, davalı iş sahibinin talebi ile müvekkilinin bu kaplamayı Trakya bölgesinin rüzgarlı, karlı ve soğuk olması nedeniyle galvaniz kaplama olarak yaptığını, galvaniz, alüminyuma göre daha pahalı bir malzeme olmasına rağmen, müvekkili tarafından fark bedel alınmadan imalatın tamamlandığını, imalatın tamamlanması ve tesisin kullanıma alınmasından 3 yıl sonra davalının imalatın ayıplı olduğunu ileri sürerek, müvekkiline yazdığı yazılar ile zararın giderimini talep ettiğini, müvekkili tarafından yaptırılan tespitlerde ve alınan bilirkişi raporlarında bir ayıp olmadığının belirlendiğini ancak, davalının 30.259,74 TL zarar ve + %18 KDV’si olmak üzere 35.706,49 TL alacak talebinde bulunduğunu, ayrıca 76.025,54 TL de nefaset kesintisi adı altında hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir alacak talebinde bulunduğunu, davalının müvekkiline gönderdiği ve 15/01/2018 tarihinde tebliğ edilen yazıda 10 gün süre vererek 25/01/2018 gününe kadar ödeme yapılması, aksi halde kendi uhdesinde tuttuğu 4 adet teminat mektubunu paraya çevireceğini ihbar ettiğini, bir an davalının ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde ayıp hükümlerine dayanabileceği varsayılsa bile 2014 yılı imalatının aynı yılın imalat birim değerleri ile hesaba tabi tutulması gerekirken 2017 birim fiyatı ile hesaba tabi tutulmasının kanuna aykırı olduğunu, davalının nefaset kesintisi talebinin kanuna aykırı olduğunu, 3 yıldır kullanılan imalat için hiç kullanamamışçasına zarar talebinde bulunduğunu, ayrıca hangi somut zararın karşılığı olduğu açıklanmadan nefaset kesintisi adı altında 76.025,54 TL alacak talebinin de kanuna aykırı olduğunu, tesisi 3 yıl kullandıktan ve verilen garantiler tamamlandıktan sonra boya atması ile iddia ettikleri somut zarardan bile 2 kat fazla nefaset doğacağının kabul edilemeyeceğini, davalının müvekkilinin ihale kapsamında verdiği teminat mektuplarını elinde tutmaya hakkı olmadığını belirterek; davalı uhdesinde bulunan ve en geç 25/01/2018 günü nakde çevrilme ihtimali olan 4 adet teminat mektubunun davalı idare tarafından nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesini, davalının usul ve yasaya aykırı ayıp iddiasının reddi ile yaptıkları imalatların ayıpsız olduğunun ve davalıya 111.732,03 TL borçlarının olmadığının tespitini talep etmiş; 05/02/2018 havale tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin davalı idare ile olan işlerinde aksaklık yaşamaması için kendisine yapılan bildirim doğrultusunda idarenin hesabına 26/01/2018 tarihinde 111.732,03 TL ödeme yaptığını,menfi tespit davası şeklinde açılan davaya bundan sonra haksız ödenen meblağın istirdadı davası olarak devam edeceklerini belirtmiştir. Davalı vekili; davaya konu 111.723,03 TL alacağın 26/01/2017 tarihinde davacı tarafça ödendiğini, müvekkilinin teminat mektuplarını ilgili bankaya teslim ettiğini, taraflar arasında düzenlenen 14/08/2015 itibar tarihli kısmi geçici kabul tutanağının ekinde Edirne, Uzunköprü, Keşan ve İpsala işyerleri için geçici kabul eksikliklerinin inşaat eksiklikleri kısmının 5. Maddesinde "Tremi kaplama saclarında bölgesel olarak muhtelif yerlerde oksitlenme ve renk değişikliği görüldüğü, yüklenicinin bu malzemeye ait sertifikaları en geç 21/08/2015 tarihine kadar idareye sunması gerektiği, İdare tarafından bu malzemelerin laboratuvar testlerinin yaptırılmasına müteakip test sonuçlarına göre tremi saclarıyla ilgili karar verileceği ve işlem yapılacağı" ibaresinin bulunduğunu, 04/12/2015 tarih ve 80517 sayılı müvekkili kurumun yazısı ile davacı firmadan sac kaplamaların değiştirilmesinin talep edildiğini, müvekkili olan kurumun, davacı tarafın iddia ettiği üzere nesafet kesintisi adı altında rastgele yapılmış bir kesintinin söz konusu olmadığını, alüminyum sac yerine galvaniz sac yapılmış olmasından dolayı ve montajı yapılmış olan galvaniz saclarda paslanma görülmesi sebebiyle de toplam 111.732,03 TL tutarındaki bedelin müvekkili hesabına yatırılması aksi takdirde söz konusu bedelin teminat mektuplarından karşılanacağının bildirildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin 10/12/2019 tarihli 2018/61, 2019/802 Karar sayılı kararı ile alınan 15/03/2019 ve 21/05/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporları, taraflar arasında düzenlenen 17/07/2014 tarihli sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı'ndan alınan 22/06/2017 tarihli görüş yazısı, İpsala Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/1 Değişik İş Sayılı dosyasında alınan 07/06/2017 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul Teknik Üniversitesi Prof, Dr. Adnan Tekin Malzeme Bilimleri ve Üretim Teknolojileri Uygulama Araştırma Merkezi tarafından yapılan testler sonucu düzenlenen 10/11/2015 tarihli rapora göre özetle; davacı yüklenici tarafından yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun yapılmadığı, imalatların bir kısmının alüminyum sac yerine galvaniz sac olarak yapılmasının şartnameye uygun olmadığı, yapılan imalatlarda zaman içerisinde gizli ayıp ortaya çıktığı, davacının bu ayıpları gidereceğine dair taahhütte bulunduğu, ancak ayıpların giderilmediği davalı tarafından talep edilen bedelin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/02/2022 tarihli, 2020/247 Esas, 2022/211 karar sayılı ilamı ile Taraflar arasında düzenlenen 17/07/2014 Tarihli Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray MUD Alım Tremilerinin Rehabilitasyonu ve Gelibolu Düz Deposunun Yarı Mekanik Depoya Dönüştürülmesi işine ait sözleşme, niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, bu sözleşme kapsamında 14/08/2015 tarihi itibariyle her bir iş yeri yönünden ayrı ayrı düzenlenen geçici kabul tutanaklarının "İnşaat İşleri Eksiklerinin" 5. bendinde gösterilen Tremi kaplama saçlarında bölgesel olarak muhtelif yerlerde oksitlenme ve renk değişikliği olduğu, yüklenicinin bu malzemeye ait sertifikaları en geç 21/08/2015 tarihine kadar İdareye sunması gerektiği, İdare tarafından bu malzemelerin laboratuvar testlerinin yaptırılmasına müteakip test sonuçlarına göre tremi saclarıyla ilgili karar verileceği ve işlem yapılacağının kabul edildiği, bu tutanağın, yüklenici tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığı, devam eden süreçte bu imalattaki paslanmaların giderilmesi için yüklenici tarafından getirilen seçeneklerin iş sahibi idarece kabul edilmediği ve paslanan yerlerin değiştirilmesinin talep edildiği ancak, yüklenicinin paslanan kısımları değiştirmediği, iş sahibi idarece düzenlenen 11/08/2017 tarihli “Durum Tespit Tutanağı” başlıklı belgede; 2017 yılına ait Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat-Tesisat Analiz ve Birim Fiyatları ile yapılan mukayeseli keşifte 0,7 mm kalınlığında galvanizli trapez kesitli sac ile çatı örtüsü yapılması (benzer Poz:18.241: 44,40 TL/m²) iş kalemleri arasında 6,04 TL/m² birim fiyat bedel farkı olduğunun tespit edildiği, Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray işyerlerine ait toplam sac kaplama miktarı 5.009,89 m² olarak hesap edilmiş olup, söz konusu kalemler arasında 30.259,74 TL bedel farkı olduğu, ayrıca, Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray işyerlerinde montajı yapılan 0,7 mm kalınlığında galvanizli trapez kesitli plakaların incelendiği, pas oluşumu gözlenen sac plakalarda pas oluşum yoğunluğunun değişkenlik gösterdiğinin tespit edildiği, sac plakanın herhangi bir kısmında gözlemlenen pas oluşumunun bütün saca yapılabileceği düşünüldüğünden küçük bir pas oluşumu gözlenen sac plakalar da kusurlu nitelendirilerek, kusurlu olarak tespit edilen plakaların proje üzerinde belirtildiği, heyetçe tespit edilen paslanmış sacların değiştirilmesinin teknik olarak sağlam saclara zarar vermeden yapılamayacağı, sacların değişimi durumunda tremilerin kullanımının zorlaşacağı, sac montajının yapılmasından itibaren geçen sürede mevsimsel şartlar nedeniyle herhangi bir fiziksel deformasyonun gözlenmediği, bu nedenle sacların bu haliyle kullanıma engel teşkil etmeyeceği, ancak, ülke ekonomisi açısından değer kaybına sebebiyet vermemek amacıyla 2017 yılına ait Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat-Tesisat Analiz ve Birim Fiyatları cetvelinde benzer 18.241 pozunda yer alan galvanizli sac rayiç bedeli (galvanizli sac temin bedeli) üzerinden hesaplanan (2.823,08 m²x26,93 TL/m²) :76.025,54 TL bedelin yükleniciden tahsil edilmesinin raporlandığı, mahkemesince yargılama aşamasında 2 ayrı heyetten rapor alındığı, alınan bu raporlarda dava öncesi alınan teknik raporlar ve yazışmalar esas alınarak değerlendirme ve kanaat bildirildiği, ancak taraflar arasındaki sözleşme ile yürürlükteki mevzuat kapsamında hiçbir teknik açıklama yapılmamış olup, davacının istinaf dilekçesinde de belirtmiş olduğu itirazları özellikle değiştirilmesi gerektiği halde değiştirilmemesine ancak temin bedelinin yükleniciden kesilmesine karar verilen galvanizli trapez kesitli sac imalatındaki plakalara yönelik nefaset kesintisinin neye göre hesaplandığı yada hesaplanması gerektiği ve sözleşmeye göre yapılması gereken alüminyum sac ile galvaniz sac arasında değer farkı olup olmadığı hususunda denetlenebilir bir değerlendirme ve hesaplamanın yapılmadığının anlaşıldığı, mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameler değerlendirilmek suretiyle, alüminyum sac kaplama ile galvaniz sac kaplama arasında bedel farkı bulunup bulunmadığı, yine kısmi oluştuğu anlaşılan paslanma ve renk değişiklikleri nedeniyle bu imalat kalemine ilişkin uygulanması gereken nefaset olup olmadığı, varsa oran ve bedelinin belirlenmesi, tarafların beyan ve itirazlarını da değerlendirilecek şekilde, denetlenebilir nitelikte inceleme ve hesaplama içerir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan nitelikte inceleme ve tespit içermeyen davadan önce düzenlenen tutanaklar esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğu kanaatine varılarak kararın kaldırıldığı, kaldırma ilamına uyularak yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince; dosya kapsamında alınan kök raporun ardından; 01/01/2023 tarihli ek rapor doğrultusunda taraflarca sunulan belgeler akabinde, bu belgeler de değerlendirilerek bilirkişilerce tanzim edilen 13/04/2023 tarihli "2. Ek rapor"da ve 04/09/2023 tarihli "3. Ek rapor"da özetle, kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatin yinelendiği anlaşılmış ise de; 26/10/2022 tarihli kök raporun 30. sayfasında (1. Paragrafında); idarece bedelin 76.025,54 TL olarak hesaplandığı, (2. Paragrafta) idarenin 2017 yılı birim fiyatlarına göre talepte bulunmasının olağan olduğunun belirtildiği, akabinde 3. paragrafta ise idarece yapılan 35.706,49 TL nefaset kesintisinin uygun olduğu kanaatinin bildirildiği, yine sonuç ve kanaat bölümünde de nefaset kesintisi uygulanmasının ve hesaplanan nefaset bedelinin uygun olduğu belirtilmiş olup; bu haliyle bilirkişilerce nefaset uygulanması yerinde görülmüş ise de olması/uygulanması gereken nefaset bedelinin net olarak belirtilmediği görülmekle, tarafların kabulünde olduğu üzere toplam kesinti ve istirdada konu tutar 111.732,03 TL olup, raporda bam kaldırma ilamında belirtilen hususları tam olarak karşılanması ve rapordaki görüşe binaen yani bilirkişilerin nefaset uygulanmasının yerinde olduğu görüşüne binaen yine uygulanması gereken nefaset bedelinin bilirkişilerce çelişkiye mahal vermeyecek şekilde netleştirilmesi(açıkça belirtilmesi; 35.706,49 TL mi uygun görülüyor, 76.025,54 TL mi uygun görülüyor toplam 111.732,03 TL mi uygun görülüyor yoksa başkaca bir tutar/hesaplama mı uygun görülüyor) hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenildiği, 23/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sözleşmede yer alan 18.233/5A nolu "0,7 mm kalınlığında alüminyum levha ile çatı örtüsü yapılması" imalatının değiştirilerek, benzer Poz olarak 18.241 nolu "galvanizli sac rayiç bedeli" pozu kullanılması sonucunda, fiyatta eksilmeye gidilmesi nedeniyle 76.025,54 TL tutarında İdarece kesinti yapılmasının yerinde olduğu, davacı yanca yapılan imalatların ayıplı olması nedeniyle 35.706,49 TL nefaset kesintisi yapılmış olup, bu nefaset bedelinin de sözleşmeye uygun olduğu görüşünün bildirildiği, dolayısıyla, davacı İdare tarafından yapılan toplam 111.732,03 TL kesinti yapılmış olup, bu kesintinin 76.025,54 TL'sinin, davacı yanca kullanılan malzemenin birim - fiyatının, sözleşmede belirtilenden daha düşük olmasından, 35.706,49 TL'si ise, davacı tarafından gerçekleştirilen imalattaki ayıplar nedeniyle kesilen nefaset bedelinden kaynaklanmakta olup, her iki kalem kesintinin de sözleşmeye uygun olduğunun değerlendirildiği" hususlarının belirtildiği, tanzim olunan kök ve ek raporların dosya kapsamına uygun düştüğü, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli hazırlandığı, BAM kaldırma ilamında tespiti istenilen hususları karşıladığı, rapora gelen itirazların ve kök raporda netleştirilmeyen kısımların ek rapor ile giderildiği görülmekle raporların hükme esas alındığı, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda; taraflar arasındaki işin anahtar teslim- götürü bedel olması nedeniyle, yüklenicinin imzalatın daha fazla bedelle yapıldığı gerekçesiyle ilave iş bedeli isteyemeyeceği gözetilerek "galvanizli sac rayiç bedeli"ne ilişkin pozdan yapılan hesaplamada ayıplı imalat giderim bedelinin 76.025,54 TL olarak hesaplandığı, yine sözleşme bedelinin 6.345.000,00 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda; idarece yapılan 35.706,49 TL nefaset kesintisinin, dava konusu işin ve ayıpların kapsamına uygun düştüğünün tespit edildiği, yapılan açıklamalar kapsamında davalı idare tarafından gerek davacı yanca kullanılan malzemenin birim fiyatının sözleşmede belirtilenden düşük olmasından kaynaklı 76.025,54 TL'lik kesinti, gerekse ayıplar nedeniyle uygulanan 35.706,49 TL'lik (nefaset bedeli) kesinti olmak üzere yapılan toplam 111.732,03 TL'lik her iki kalem kesintinin sözleşmeye uygun olduğu değerlendirilmekle istirdat istemi yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; trapez boya atmasının işe etkili olmadığı, tesisin düzenli çalıştığı, bu durumda bir nefaset doğacağı iddiasının somut zararla orantılı düşünüldüğünde yersiz kaçtığı, müvekkilinin yapılan mahkeme tespitleri ile imalatı kusursuz yaptığının tespit edildiği, tesisi 3 yıl kullandıktan ve verilen garantiler tamamlandıktan sonra boya atması ile iddia ettikleri somut zarardan bile 2 kat fazla nefaset doğacağının kabul edilemeyeceği, davalının müvekkilinin ihale kapsamında verdiği teminat mektubunu elinde tuttuğu ve hiçbir hak ve alacağı olmadığı halde kati süresiz olan mektubu paraya çevirerek halli muhakemeyi muhtaç hususlarda ortada bir yargı kararı olmadan doğrudan doğruya haksız bir alacağı tahsile yöneldiği, ihale evrakları, geçici kabul, bir husus dışındaki hükümleri havi kesin kabulün, davalının zarar ziyana ait talep yazısı, yaptırdıkları tespite ait raporların dilekçenin ekinde sunulduğu, davalının afaki iddia ve beyanlarla alacak talebinde bulunduğu, davalı kurumun alüminyum sac yerine Galvaniz yapıldığını boya atması olduğunu bu nedenle zarar doğduğunu ve nefaset bedeli alınmasının haklı olduğunu iddia ettiği, fakat kullanılan Galvaniz sacın alümiyumdan daha pahalı ve daha kaliteli bir malzeme olduğu boya dökülmelerinin giderildiği, teslimden 3 yıl sonra ve bunca zaman sorunsuz kullanıldıktan ve tesisi amaca hizmet ettikten sonra nefaset bedeli istenmesinin hukuka uygun olmadığı, ilk yargılamada alınan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığı gidermeyen raporlar olduğu, müvekkilin alüminyum yerine daha pahalı ve daha kaliteli olan galvaniz sac kullandığı bunun içinde fark talep etmediği, boya dökülmelerinin giderildiği, amaca hizmet eden ve halen de sorunu olmayan bir tesisi kullanırken ne şekilde eksik yararlanma oluştuğu ve ne şekilde bu eksik yararlanmadan nefaset bedeli çıktığı sorusunun her iki raporda da cevaplanmadığı, hukukçu uzman bilirkişi isteklerinin de karşılanmadığı, uyuşmazlığın sadece teknik bir uyuşmazlık olmayıp her iki heyetin de teknik elemanlardan seçildiği, sadece galvaniz /alüminyum ayırımı ve pas / boya dökülmesi gibi teknik ayrıntıları cevaplamaya giriştikleri cevaplanması gereken sorunun es geçildiği, bu nedenlerle bilirkişi kurulu raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmayıp itiraz edilen ve mahkemece kabul görmeyen hususlar nazara alınarak yeni bir kurul raporu alınması gerektiği, kaldırma kararından sonra mahkemece bir kez rapor üç kez de ek rapor alınmasına rağmen bilirkişiler tarafından müvekkilin alüminyum yerine kullandığı galvaniz sacın alüminyumdan daha pahalı , daha kaliteli ve daha sağlam olduğunun belirlenmesine rağmen tüm raporlarda bilirkişilerce açık bir şekilde gerçekliğin üstü örtülerek idarenin korunmaya çalışıldığı, daha pahalı daha kaliteli malzemeden üretim yapan müvekkilin kabahat işlemişçesine değerlendirildiği raporların açık bir tarafgirlik taşıdığı ve bu tarafgir raporların mahkemece hükme esas alındığı, mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğu, dayanak bilirkişi raporlarının kabul edilemeyeceği, şartnamede alüminyum yazılsa bile daha dayanıklı , daha pahalı malzemeden yapılan imalatın bir kabahatmişçesine kabul edilmesinin , yıllarca kullanılan ve güneşin altında dış etkiye maruz kalıp kullanımına ve maruz kaldığı etkiye uygun bir biçimde çok az bir miktar boya arızaları görülen imalatın da haksız ve yersiz bir biçimde idareyi koruma altına alan tarafgir bilirkişi raporlarıyla müvekkilinin mağdur edilmeye çalışıldığı, verilen hüküm ve hükmün dayanağı bilirkişi incelemelerinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır