10. Ceza Dairesi 2021/9791 E. , 2023/9230 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Davanın düşmesi TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gere
**10. Ceza Dairesi 2021/9791 E. , 2023/9230 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Davanın düşmesi TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13.03.2015 tarihli karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ila dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan davanın düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz talebi özetle; Kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle verilen düşme kararı ile birlikte sanığın uyuşturucu kullanmak suçundan dolayı hakkında denetim uygulanabilmesini temin amacıyla dosyanın Denetimli Serbestliğe iadesine karar verilmemesi usûl ve yasaya aykırı bulunduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 23.02.2015 günü saat 09:20 sıralarında Şehirlerarası Otobüs Terminalinde uyuşturucu madde kullanıldığının Samsun İl Emniyet Müdürlüğü haber merkezine bildirilmesi üzerine KOM Şube Müdürlüğünün terminal içerisinde yaptığı çalışmada Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/513 sayılı kararına istinaden sanığın yapılan üst aramasında pantolon sol cebinde sigara jelatin kağıdına sarılı vaziyette sentetik kannobinoid maddesi bulunarak el konulduğu, sanığın 23.02.2015 günü Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 20208392/640 sayılı tahlil rapor sonucunda uyuşturucu madde tespit edilmediği bildirilmiş ise de, aynı gün alınan ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği görülmekle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, kararın infazı için Tokat Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 01.04.2015 tarih, 2015/330 DS. sayılı yazı gereğince; söz konusu kararın yerine getirilmesi için MERNİS adresine (kollukta verilen adres) gönderilen çağrı belgesinin 20.03.2015 tarihinde mahalle muhtarı imzasına tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir başvurunun olmadığı görülerek dosyanın kapatıldığı ve böylece açılan kamu davasında ısrar şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A. 13.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın MERNİS adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 13.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek davanın düşmesine karar verilmesi, B. 5721 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; ısrar şartı olan kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeni ile düşme kararı verilemeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası ikinci cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verilerek, gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.