TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2025 NUMARASI : 2025/895 Esas 2025/1022 Karar DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026 Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/307 Esas 2026/309 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/307 KARAR NO : 2026/309 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2025 NUMARASI : 2025/895 Esas 2025/1022 Karar DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026 Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ablası ve erkek kardeşi ile birlikte şirketin eşit hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, aralarında uzun süredir devam eden uyuşmazlık ve anlaşmazlık olduğunu, 06.10.2025 tarihli yönetim kurulu kararıyla diğer hissedarların müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğini sonlandırmak için kötü niyetli bir şekilde hareket ederek hisse devrini onayladıklarını, ilgili yönetim kurulu kararına karşı taraflarınca Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde butlan davası açıldığını, devamında 22.10.2025 tarihli genel kurul toplantısında müvekkilinin itiraz ve muhalefet şerhine rağmen kararlar alındığını, 24/10/2025 tarihinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne, 22/10/2025 tarihli genel kurul muhalefet şerhinde sunulan itirazlara ek olarak genel kurul kararlarının tesciline itiraz nedenlerini içerir dilekçe sunduklarını, 20.11.2025 tarihinde ise genel kurulda alınan kararların kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olmasına rağmen Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 24.10.2025 tarihinde Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunulmuş olmasına rağmen tescile yönelik bu itirazların Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce dikkate alınmadığını, şirket yönetimi kurulu üyelerinin 3 yıllığına seçilmelerine ilişkin genel kurul kararının tescili, genel kurulun yapıldığı sırada yürürlükte olan esas sözleşmesinin 9.maddesine aykırı olması nedeniyle esas sözleşmeye aykırı olduğunu, genel kurul toplantı çağrısının 2 haftalık çağrı süresine uyulmaması ve bu itibarla usule uygun gerçekleştirilmemesi nedeniyle kanuna aykırı olduğu, bu itibarla ilgili genel kurul kararının tescil işleminin de kanuna aykırı olduğunu, 22.10.2025 tarihli genel kurulda alınan kararların, şirket ortakları tarafından, sırf müvekkili şirket yönetiminden uzaklaştırmak ve şirket malvarlığını şahsi menfaatleri için kullanabilmek adına alındığını, dürüstlük kurallarına ve hakkaniyete aykırı olarak alınması sebebiyle de kararların tescilinin iptali gerektiğini iddia ederek TTK m. 34 vd. hükümleri uyarınca Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından sicile 22258 numarasıyla kayıtlı ... Makina İnşaat Turizm Tarım ve Hayvancılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A. Ş. adına, şirketin 22.10.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak 20.11.2025 tarihinde gerçekleştirilen tecil ve ilan işleminin iptaline, mahkeme kararı uyarınca verilecek tecilin iptali işleminin ticaret sicili gazetesinde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğu, dava şartı yokluğu ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının genel kurul kararına karşı iptal davası açma ve ihtiyati tedbir talep etme imkanı bulunmadığını, huzurdaki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu tescil işleminin hukuka uygun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafça henüz dava konusu tescil işlemi yapılmadan Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmış ise de, bu başvurunun tescilin yapılmamasına yönelik olup tescil işleminden sonra yapılması gereken tescilin terkin edilmesi istemiyle aynı mahiyette yapılmış bir başvurunun bulunmadığı, bu durumda Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartının gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın HMK 114/2. atfıyla 115/2. maddesi ve TTK 34. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruya ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK'nun 34.maddesinde itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulması gerektiğine dair bir dava şartı öngörülmediğini, kaldı ki 24/10/2025 tarihinden davalıya hitaplı dilekçe ile dava konusu genel kurul kararının tescilinin kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunun bildirilmesine rağmen bu itirazın davalı tarafından dikkate alınmadığını, eldeki davaya cevap dilekçesinde davalı yanca tescilin hukuka uygun olduğu belirtildiğinden tekrar ön başvuruda bulunulmasına gerek olmadığını, eksik şart var ise giderilmesi için davacıya kesin süre verilmesi gerekirken bu gerekliliğe uyulmadığını, tescil ve ilanın hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; dava dışı şirketin genel kurul kararının davalı yanca tescil işleminin usul ve yasaya uygun olmadığı iddiasıyla tescil işleminin terkin edilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil müdürlüğü kayıtları, 22/10/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Ticaret Sicil Gazetesi sureti, davacının davalıya hitaplı 24/10/2025 tarihli dilekçesi vs deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı yan, ortağı bulunduğu dava dışı ... Makina İnşaat Turizm Tarım ve Hayvancılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 22/10/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olması nedeniyle söz konusu kararların Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmemesi için 24/10/2025 tarihli dilekçeye rağmen kararların tescil ve ilan edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek 20/11/2025 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve ilan işleminin iptali istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece yazılı gerekçeyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı Kanunun 34. maddesinde "(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Dava açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılarak bir karar alınması dava şartı niteliğinde olmakla birlikte bu dava şartı daha sonradan tamamlanabilir bir dava şartı da değildir. Eksik ise dava usulden reddedilir. Yine, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmeden ve Ticaret Sicil Müdürlüğünü uyarıcı nitelikte bulunan başvurunun Kanunun aradığı anlamda bir başvuru niteliği olmadığı açıktır. Bunun gibi Ticaret Sicil Müdürlüğünün talebi reddedeceğinin düşünülmesinden hareketle, sicil memurluğuna hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır. Somut olayda her ne kadar davacı tarafça henüz dava konusu tescil işlemi yapılmadan 24/10/2025 tarihli dilekçe ile dava dışı şirketin 22/10/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilan edilmemesi için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmış ise de bu başvuru tescilin yapılmamasına yönelik olup tescil işleminden sonra yapılması gereken tescilin terkin edilmesi istemiyle aynı mahiyette değildir. Bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartı gerçekleşmemiştir(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/09/2024 tarih 2023/4105 Esas 2024/6021 Karar, 29/01/2025 tarih 2025/1974 Esas 2025/7003 Karar sayılı emsal ilamları). Hal böyle olunca mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi