12. Hukuk Dairesi 2013/16814 E. , 2013/22871 K. "" ESAS NO : 2013/16814 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiy…
**12. Hukuk Dairesi 2013/16814 E. , 2013/22871 K.** **"İçtihat Metni"** ESAS NO : 2013/16814 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, takibin mükerrer yapıldığını ve borca itirazını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, dayanak bononun teminat olarak verildiği, diğer takip dosyaları kapanmadan takibe konulduğu ve mükerrer tahsil durumu olacağından takibin iptaline karar karar verildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 133.maddesine göre, mevcut bir borcun yeni bir borçla sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz. Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak yaptığı protokol incelendiğinde, protokol kapsamında düzenlenen bononun mevcut borcun yenilenmesi amacıyla verilmediği görülmektedir. Bu durum ve ayrıca icra takiplerindeki tarafların farklı olduğu dikkate alındığında mükerrer takipten bahsedilemez. O halde, mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, borçlu icra mahkemesine başvurusunda takibe konu senedin teminat olarak verildiği yönünde bir itirazda bulunmadığı halde teminat olgusu değerlendirilerek yazılı gerekçe ile itiraza konu takibin mükerrer olduğu yönünde karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.