15. Ceza Dairesi 2013/10549 E. , 2015/23538 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan şirket vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin hükmün onanmasına yönelik olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek ve…
**15. Ceza Dairesi 2013/10549 E. , 2015/23538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan şirket vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin hükmün onanmasına yönelik olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Sanığın olay tarihlerinde katılan şirketin muhasebe servisinde görev yaptığı, şirket ödemelerinden sorumlu olduğu, şirket ödemelerinin şirketin muhasebe müdürü olan Nurfer’in imzası ve talimatı ile yapılabildiği, sanığın muhasebe müdürünün imzasını taklit ederek birden fazla defa bankalara talimata gönderdiği, talimatlarda asıl ödenmesi gereken kişiler yerine, katılan Murat ve diğer bir kaç kişi ve şirketin adlarını ve hesaplarını verdiği, banka tarafından katılan şirketin hesaplarından sanığın verdiği kişi veya şirket hesaplarına para aktarıldığı, sonrasında sanığın hesabına para aktarılan kişiyi arayarak bu ödemenin yanlış yapıldığını, doğru yere ödemek için paranın kendi hesabına aktarılmasını istediği, bu şekilde kişileri ikna ederek bu paraları kendi hesabına aktartıp mal edindiği olayda, 1- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik incelemede; Sanığın muhasebe elemanı olarak çalıştığı katılan şirkette ödeme belgelerinin şirketin muhasebe müdürü olan tanık ...’in onayı ile finans birimine gönderilerek havalelerin gerçekleştirildiği, sanığın tanık ... yerine sahte imza atarak, düzenlediği belgelerdeki hesaplara para havale ettirerek sonrasında sanığın havale yapılan şahısları arayıp para gönderiminin hatalı olduğunu söyleyip kendisinin verdiği hesaba havale yapılmasını sağladığının anlaşılması karşısında, hizmet gereği sanığa tevdi edilmiş veya sanığın tahsil ettiği bir paranın söz konusu olmadığı, sanığın hileli işlemler ile şirketten para çıkışını sağlayıp menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.