11. Hukuk Dairesi 2014/5961 E. , 2014/12963 K. "" MAHKEMESİ : KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2014 NUMARASI : 2013/180-2014/36 Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/180-2014/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi I tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2014/5961 E. , 2014/12963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2014 NUMARASI : 2013/180-2014/36 Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/180-2014/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi I tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılar tarafından, yatırılan paraların istendiği an geri alınabileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceğinin garanti edildiğini, bu durumun bankacılık kanununa aykırı bulunduğunu, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmadığını, SPK'ya yanlış ve yanıltıcı bilgiler verildiğini ve böylece TTK hükümlerinin ihlal edildiğini, davalıların Sermaye Piyasası Kanununa aykırı şekilde aracılık faaliyetlerinde bulunduğunu, davalıların planlı bir şekilde para toplayarak dolandırıcılık suçunu işlediklerini, müvekkilinin şirketin ortağı olmasının mümkün bulunmadığını, çünkü kanuna uygun bir ortaklığın kurulmadığını ileri sürerek, müvekkili ile davalı şirket arasında yasaya aykırı olarak kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve fazlaya dair talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden tahsil edilen 13.602,92 Euro'nun (26.605,00 DEM) faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı şirket vekili, davanın zamanaşımına ve hak düşümüne uğradığını, TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereği hisse bedellerinin iadesinin mümkün olmadığını, davacının daha önce yabancı mahkemede aynı alacak için dava açtığını ve davanın reddedilerek bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiş, karşı davasında ise, Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi'nin 12 O 366/10 karar sayılı ilamının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı H.. B.., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının talebinin şirkete ödediği paranın kendisine iade edilmesine ilişkin olduğu, buna karşılık davalı şirket vekilinin kesin hüküm itirazında bulunduğu, Almanya Aschaffenburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12 O 336/10 sayılı kararının temyiz edildiği ve temyiz mahkemesinin temyizi reddetmesi ile birlikte kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, yabancı mahkeme kararı incelendiğinde davalı