İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/09/2025 tarih ve 2025/426 E - 2025/805 K kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler ...Limited Şirketi, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile, ... Limited …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2385 KARAR NO: 2025/2525 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2025 NUMARASI: 2025/426 E. - 2025/805 K. DAVANIN KONUSU:Şirket Hisselerinin Tesciline ilişkin İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/09/2025 tarih ve 2025/426 E - 2025/805 K kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler ...Limited Şirketi, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile, ... Limited Şirketi ise, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, davalı şirketlerin sermayesi ve ortaklık yapısının, ...Limited Şirketi ; Şirket Sermayesi: 3.750.000 TL, Toplam Hisse Sayısı: 1.000 adet, Ortaklık Dağılımı: ...: 340 adet hisse, ...: 330 adet hisse, ...: 310 adet hisse, ...: 20 adet hisse, ... Limited Şirketi Şirket Sermayesi: 30.000 TL, Toplam Hisse Sayısı: 1.200 adet, Ortaklık Dağılımı: ...: 400 adet hisse, ...: 400 adet hisse, ...: 350 adet hisse, ...: 50 adet hisse, şeklinde dağıtıldığını, davalı şirket ortaklarından ...,22.01.2023 tarihinde vefat ettiğini, ...’ün 22.01.2023 tarihinde vefatı üzerine, mirası 32 pay olarak kabul edilerek, toplam 8 payın müvekkilleri ...’ye (2), ...’ye (3) ve ...’ye (3) pay olmak üzere aidiyetine ve verasetin bu şekilde sabit olduğuna karar verildiğini, her iki davalı şirketin müdürü olan ...'ün, muris ...’ün oğlu olması ve veraset ilamı başvurusunun bizzat kendisi tarafından yapılmış olması dikkate alındığında, şirketlerin ölüm tarihi olan 22.01.2023 itibarıyla müvekkillerin mirasçı sıfatı ve pay iktisabını öğrendiğini, bu durumun aksini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, diğer müdür ... ile ortak ... ise ...'ün eşinin (...) kardeşleri olduğunu ve onların da ölüm tarihi olan 22.01.2023 itibarıyla müvekkillerin mirasçı sıfatını ve pay iktisabını öğrendiklerini, bununla birlikte, müvekkillerinden ... tarafından 02.10.2024 tarihli ihtarname ile şirket ortaklığının tescili talebinde de bulunulduğunu, mevcut müdürlerinin şirketi yönetmeye devam etmesinin, şirketi ekonomik yönünden telafisi imkânsız zararlara sokacağını ve müvekkillerinin haklarına halel getirilecek olması nedeniyle, işbu dava sonuçlanıncaya kadar teminat aranmaksızın, mümkün olmaması halinde uygun teminat karşılığında davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, Muris ...'ün ...Limited Şirketinde sahip olduğu 310 hisse karşılığı 1.162.500 TL esas sermaye payının, miras hisseleri oranında 32 pay kabul edilerek; 2 payının ...'ye, 3 payının ...'ye, 3 payının ...'ye aidiyetinin tespiti ile hisse devirlerinin pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkiller adına Ticaret Sicilinde tesciline ve tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanına, Muris ...'ün ... Limited Şirketinde sahip olduğu 350 hisse karşılığı 8.750 TL esas sermaye payının, miras hisseleri oranında 32 pay kabul edilerek; 2 payının ..., 3 payının ..., 3 payının ...'ye aidiyetinin tespiti ile hisse devirlerinin pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkiller adına Ticaret Sicilinde tesciline ve tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Somut olayda, davacılar yukarıda açıklanan miras hukuku prensipleri bağlamında vefat ile doğrudan miras payı oranında hisse sahibi olmuşlardır. Davalı taraf ticaret sicile başvurduklarını ancak davacı tarafın ...'nin temsili için ticaret sicil müdürlüğü tarafından kayyum talep edildiğini, davacı tarafın tamamlamadığından bahisle tescil işlemlerini yapamadıklarını ve davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. Davacıların Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 103 ve 22/3 maddesine kendi adlarına hisse intikali için başvuru yaparak ve ticaret sicil müdürlüğünce talep edilen belgeleri sunmak suretiyle yasal intikal yapması gerektiği, ticaret sicil müdürlüğünce yapılan bir başvuruya karşı red kararı da verilmediği, bu karara karşı da itiraz edilmediği anlaşılmakla davacıların dava açmakta hukuki yararı olmadığından dava reddedilmiştir. Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından dolayı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirket (şirket müdürleri) tarafından ticaret sicil müdürlüğüne başvuru yapılmadığını,Kararın gerekçesinde; ''davalı tarafça tescil işlemi için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, ancak davacıdan kaynaklanan nedenlerle tescil işlemlerinin tamamlanamadığı, bu sebeple de davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı'' belirtilmiş ise de; anılan gerekçenin, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle çeliştiğini, Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderilen ... tarihli müzekkere ile, 22.01.2023 tarihinde vefat eden ...’ün şirketteki hisselerinin mirasçılarına devrine ilişkin herhangi bir başvuru bulunup bulunmadığının sorulduğunu, Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı cevabi yazısında, ...’ün şirketteki hisselerinin mirasçılarına devrine ilişkin herhangi bir başvuru yapılmadığının mahkemeye bildirildiğini, ne var ki, mahkemece davalıların beyanlarının gerçekleşen olgular olarak değerlendirildiğini, dosyada mevcut Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü cevabının ise yok sayıldığını, bu nedenle, hisselerin devrine ilişkin olarak davalı şirketlerce herhangi bir başvuru yapılmadığı hususunun, Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısı ile sabitken; davalıların, hisse devri konusunda başvuru yapıldığına ilişkin belgelendirilmemiş beyanlarının esas alınması ve bu beyanlara dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkillerinin tek taraflı irade beyanlarıyla hisse devrinin gerçekleşmesinin mümkün olmayıp, devir işleminin gerçekleştirilebilmesi için davalı şirketler (şirket müdürleri) tarafından ticaret sicil müdürlüğüne başvuruda bulunulması gerektiğini, kararın gerekçesinde, ''davacıların Ticaret Sicil Müdürlüğünce talep edilen belgeleri sunmak suretiyle hisse devrini gerçekleştirmesi gerektiği, bu başvurunun yapılmaması nedeniyle de davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı'' belirtilmiş ise de, bu değerlendirmenin de hatalı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 596. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hallerden birine dayanılarak esas sermaye payının mülkiyeti kazanılmış olsa dahi, mirasçıların tek başına başvuruda bulunarak hisse devrini gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığını, zira, aynı Kanun’un 598. maddesi uyarınca, esas sermaye paylarının yeni maliklerinin adına tescili için ilgili şirketin (şirket müdürlerinin) Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunması gerektiğini, esas sermaye paylarının geçişinin tescil edilebilmesi için başvurunun şirket müdürleri tarafından yapılması gerektiğinin Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından da açıkça belirtildiğini, davalı şirketler tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığı ve müvekkillerinin tek taraflı başvuruları ile hisse devrinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı açıkça ortadayken, müvekkillerinin başvuru yapılmadan dava açmalarında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.09.2025 tarihli, 2025/426 Esas ve 2025/805 Karar sayılı kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava şartlarının mahkemenin önüne gelen davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli usul şartlar olduğunu, bu müessesenin amacının davaların usul kuralları çerçevesinde çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmak olduğunu, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere olumlu dava şatları, yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denildiğini, dava şartlarından biri olmadan açılan davanın da açılmış sayıldığını, ancak mahkemenin dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince davanın esası hakkında inceleme yapamayacağını, davayı dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlü olduğunu, dava dosyasında mahalli mahkemenin isabetli bir şekilde belirttiği üzere davada hukuki yarara ilişkin dava şartı noksan olduğunu, davayı kabul etmelerinin ilmi ve kazai içtihatlar çerçevesinde muvafakatlerinin yeterli olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, mahalli mahkemenin davalı vekili sıfatıyla taraflarına maktu ücreti vekalet takdir etmemesini istinaf ettiklerini, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ilişkin hükmün kaldırılmasını istediklerini, maktu vekalet ücret takdiri yönünden mahkemece kararı eksik ve yetersiz tetkikle kurulduğunu, mahkemece yapılan araştıra ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağının bulunmadığını ileri sürerek lehlerine maktu vekalet ücreti takdiri yönünden taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ...'ün ölümü sonrası tarafların hisse devrinde anlaştıklarını, davacılardan ...'nin kendisi bir şey istemeyip-payının çocuklarına devrini talep ettiğinden Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Kayseri 15.Noterliği ile görüşülerek ...ve ... hakkında şirket hisse devri evrakı hazırlatıldığını ancak hisse devrinin gerçekleşmesinden bir saat öncesinde kendi payını çocuklarına vermeyeceğini ve kendisi payını kendisinin devir alacağının beyan etmesi üzerine hisse devrinin gerçekleşmediğini bunun üzerine davacı mirasçılar adına hisse devrine ilişkin yeni evrakların hazırlandığını fakat Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünce yeni evrakta 18 yaş altında ...isimli çocuğun temsili için kayyım istendiğini bu hususun davacılardan ...’NİN de bilgisi dahilinde olduğunu durumun ...’YE anlatıldığını, kendisi tarafından hisse devri için kayyım atanmasını gerçekleştirmediğini bu vesile ticaret siciline tescil işleminin gerçekleşmediğini şirket hisselerinin davacılara aidiyetinin tespiti ile hisse devirlerinin pay defterine hükmen işlenmesine ve şirket adına Ticaret Sicilinde tesciline ve tescilin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesine ilişkin talebi kabul ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun limited şirketlerde esas sermaye payının geçişi hallerine ilişkin "Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra" başlıklı 596. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları "(1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır." şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK 'nun Genel Kurulun görevlerini düzenleyen 616/1-g Madde hükmü incelendiğinde; Esas sermaye paylarının devirlerinin onaylanması görevinin genel kurulda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 625. Maddesinde; (1) Müdürlerin, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkili oldukları düzenlenmiştir. 5995 sayılı Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin "Başvuruya yetkili kişiler" başlıklı 22/2 bendi incelendiğinde; 4) Genel kurul kararlarında tescile tabi olguların bulunması halinde, müdürler 9) Sermaye paylarının geçişinde, müdürler, 10) Sermaye paylarının geçişine genel kurulca onay verilmiş olmasına rağmen genel kurul tarihinden itibaren, üç ay içinde genel kurulun karar vermemesi üzerine devrin kabul edilmiş sayılması halinde bu tarihten itibaren müdürler tarafından otuz gün içinde başvurunun yapılmaması halinde, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için, ayrılan ortak. (3) Başvuruyu mirasçıların yapması gereken hallerde, onların adına vasiyeti tenfiz memuru veya tasfiye memurları da başvuruda bulunabilir. (4) Bir olgunun tescilini istemeye birden çok kimse zorunlu ve yetkili olduğu takdirde, Kanunda ve bu Yönetmelikte aksine hüküm bulunmadıkça, bunlardan birinin talebi üzerine yapılan tescil tümü tarafından istenmiş sayılır. 3) Başvuruyu mirasçıların yapması gereken hallerde, onların adına vasiyeti tenfiz memuru veya tasfiye memurları da başvuruda bulunabilir." düzenlenmiştir. Yönetmeliğin "Başvuru, içerik ve şekil" başlıklı 23. maddesi; (1) Müdürlüğe başvuru yazılı şekilde ya da elektronik ortamda yapılır." şeklindedir. Yönetmeliğin "Mahkeme veya resmi kurumun kararına dayanan tescil" başlıklı 26. Maddesi incelendiğinde; (1) Mahkemenin veya resmi bir kurumun, bir olgunun resen tesciline ilişkin kararını alan müdürlük, bu kararı resen tescil eder. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü saklıdır. (2) Mahkeme veya resmi bir kurum, verdiği hüküm veya kararda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğü resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil istemi başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılır. Tescil yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, müdürlük 36 ncı madde gereğince işlem tesis eder." şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Tescil edilmiş olgularda değişiklikler" başlıklı 29. Maddesi; (1) Tescil edilmiş olgularda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil edilir. (2) Tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişiler, mahkeme kararı veya idari tasarruf gereğince müdürlüğün resen tescil ile yükümlü tutulmadığı hallerde de mahkeme veya idari makam tarafından emredilmiş olan ve işletmelerin yönetim ve temsillerine ait olan değişiklikleri veya kısıtlamaları tescil ettirmekle yükümlüdür." Yönetmeliğin"Başvuru ve tescil" başlıklı 103. Maddesi; (1) Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescili için aşağıda sayılan belgelerle otuz gün içinde ilgili müdürlüğe başvurulur: a) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devrine onay veren genel kurul kararının noter onaylı örneği. b) Esas sermaye payının devrine ilişkin tarafların imzaları noter onaylı devir sözleşmesi; payın, miras, eşler arasındaki mal rejimi veya icra yoluyla geçmesi halinde buna ilişkin belge. "şeklindedir. Mirasbırakan ... 22.01.2023 tarihinde vefat etmiş olup davalı şirketler iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı red ettiklerine dair bir belgeye rastlanılmamıştır. Bilakis davalı şirketler taraflar arasında davacıların davalı şirketlerde ortak oldukları ... adına olan şirket hisselerinin davacılara geçtiği davalı şirketlerin davacıları şirket ortağı olarak kabul ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı şirketler tarafından Genel Kurul kararı alınıp Ticaret Siciline bildirim yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Davacı ... tarafından Kayseri 9. Noterliğinin ... Tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete gönderilen ihtarda ihtarın tebliğinden itibaren 04. 11.2024 tarihine kadar ortaklığın tescilini birlikte kar payının talep edildiği görülmüştür. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...tarihli cevabi yazısı incelendiğinde; 22.01.2023 tarihinden sonra devir tesciline rastlanmadığı şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Somut olayda mahkemece davacılar tarafından davalı şirketlere tescil hususunda baş vuru yaptıkları davalıların hisselerin davacılara ait olduğunu kabul ettikleri hususu ve yönetmelikte davalı şirketlerce genel kurul kararı alınıp ticaret siciline baş vuru yapılmasının açıkça düzenlendiği hususu gözetilerek davalı şirketlere davacıların kabul ettikleri taleplerine ilişkin genel kurul kararı alıp müdürler tarafından ticaret siciline baş vuru yapmaları için süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, kabulüne, davacının istinaf nedenlerine göre davalıların istinaf nedenlerini şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/09/2025 tarih ve 2025/426 E - 2025/805 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacının istinaf nedenlerine göre davalıların istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , 6-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 8-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/12/2025