İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/04/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/02/2026 tarih ve 2025/892 E - 2026/156 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile borçlu ... Limited Şirketi arasında Ticari Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini ve sözleşmelere is…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/670 KARAR NO: 2026/824 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2026 ESAS NO: 2025/892 KARAR NO: 2026/156 DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/04/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/02/2026 tarih ve 2025/892 E - 2026/156 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile borçlu ... Limited Şirketi arasında Ticari Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini ve sözleşmelere istinaden borçluya kredi kullandırıldığını, yine müvekkili kurumun sözleşmeden kaynaklı tüm hak ve alacaklarının teminatı olmak üzere Taşıt Rehin Sözleşmesi imzalandığını ve ... ile ... plakalı araçlara müvekkili banka lehine rehin şerhi işlendiğini, ancak borçlu tarafından sözleşmelerde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ve bu sebeple ... Noterliği'nce yollanan ihtarnameler ile ödenmeyen taksitlerin temerrüt faizi ve ferileriyle birlikte ödenmesi gerektiğini, aksi taktirde borcun tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ihtarnameye konu gecikmiş borcu bankaya ödemeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmeyen borçlu aleyhine Şile İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, borçlunun yetki itirazı sonucunda dosyanın yetkili yer icra müdürlüğüne taşındığını ve Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak davalı/borçlunun söz konusu takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borçlarını ödeyemez hale gelmesi sebebi ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden konkordato talebinde bulunduğunu ve 2019/275 Esas ve 2021/182 Karar sayılı ilamı ile konkordato taleplerinin kabul edildiğini, mahkemece davalının toplam borcunun 2.029.179,31 TL olarak belirlendiğini ve söz konusu miktarın 36 aylık taksit halinde ödenmesine karar verildiğini, buna göre her taksit tutarının 56.366,09-TL olarak belirlendiğini, mahkeme tarafından belirlenen tutarın müvekkilinden ödenmesinin beklenemeyecek kadar fahiş olduğunu, müvekkil şirketin, konkordato süreci boyunca davacı ... Bankası nezdinde olan ve 36 ay vade ile taksitlendirilen borcunun belli bir kısmını ödediğini, konkordato kapsamında muaccel olmuş ve olacak olan bütün ödemelerin, konkordatoya uygun şekilde müvekkili tarafından davacıya ödenmekte olup ödenmeye de devam edileceğini, İcra ve İflas Kanunu'nun konkordatoyla ilişkili bir hükmü olan 294. Maddesinde; ''Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez'' denilmekte olup, bununla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun konkordatoyla ilişkili bir hükmü olan 294. Maddesinde; ''Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez'' denilmekte olduğunu, müvekkilinin konkordato kararının devam ettiğini, dolayısıyla müvekkiline karşı usul ve yasaya uygun olarak hiçbir nedenle takip yapılamayacağının mevzuatta belirtildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...davacı banka vekili tarafından takip talebinde Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış oldukları itirazın; taleple bağlılık kuralı gereğince 1.092.362,07 TL asıl alacak +1.102.331,83 TL işlemiş faiz + 50.412.43 TL BSMV + 36.882,46 TL Masraf olmak üzere toplam 2.281.988,79 TL alacak miktarı üzerinden devamına, ayrıca davacı bankanın davalı asıl borçlu firmadan icra takip tarihi itibariyle 91 adet çek yapraklarından kaynaklanan 258.310,00 TL ve teminat mektuplarından kaynaklanan 93.535,00 TL olmak üzere toplam 351.845,00 TL Gayrınakdi alacağının davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafından depo edilmek üzere tahsiline imkan verecek şekilde takibin devamına karar verilmiştir. Takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarı olan 2.281.988,79-TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir. 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi, ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış oldukları itirazın; taleple bağlılık kuralı gereğince 1.092.362,07 TL asıl alacak +1.102.331,83 TL işlemiş faiz + 50.412.43 TL BSMV + 36.882,46 TL masraf olmak üzere toplam 2.281.988,79 TL alacak miktarı üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, 2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarın olan 2.281.988,79-TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, 3-Davacının depo talebinin kabulüyle,davacı bankaya iade edilmemiş çek yapraklarından ve teminat mektuplarından kaynaklanan 351.845,00-TL gayrinakdi kredi bedelinin davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafından depo edilmek üzere tahsiline imkan verecek şekilde takibin devamına,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konkordato kararının hukuki sonuçları göz ardı edildiğini, müvekkil şirket hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/275 Esas, 2021/182 Karar sayılı ilamı ile konkordato projesi tasdik edildiğini, söz konusu karar ile müvekkilin toplam borcu 2.029.179,31 TL olarak belirlenmiş ve bu borcun ilk taksidi 15.02.2022 tarihinde başlamak üzere 36 eşit taksit halinde ödenmesine hükmedildiğini, böylece borçların belirli bir plan dahilinde ve belirli vadelerle ödenmesi mahkeme kararı ile hüküm altına alındığını, konkordato kurumu, borçlunun mali dengesini yeniden sağlayabilmesi ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla düzenlenmiş olup alacaklıların alacaklarını da belirlenen plan çerçevesinde tahsil edebilmelerini temin etmeyi amaçlayan hukuki bir müessese olduğunu, buna rağmen yerel mahkeme kararında konkordato tasdik kararının hukuki sonuçları gereği gibi değerlendirilmediğini, oysa konkordato projesi yürürlükte iken alacaklıların bu planı bertaraf edecek şekilde takip ve dava yoluna başvurmaları hukuken korunabilecek bir durum olmadığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı niteliğinde olduğunu, bir davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için davacının o davayı açmakta güncel ve korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerektiğini, müvekkil şirket, ekonomik şartların zorluğuna ve ticari faaliyetlerde yaşanan aksamalara rağmen konkordato projesi kapsamında ödemelerini gerçekleştirmiş ve borcunu ifa etme yönündeki iradesini açık şekilde ortaya koyduğunu, nitekim dosyada mevcut bilirkişi raporunda da müvekkil tarafından gerçekleştirilen ödemeler açıkça tespit edildiğini, rapora göre banka aracılığıyla yapılan ödemeler, icra dosyasından elde edilen satış bedelleri ve firma kredilerine ilişkin ödemeler dikkate alındığında davacı tarafça toplam 1.124.304,45 TL tahsilat yapıldığı belirtildiğini, bu durum dahi tek başına müvekkilin borcunu ödeme iradesinin bulunduğunu ve konkordato projesinin fiilen uygulandığını gösterdiğini, bu halde borcun konkordato kapsamında ödenmekte olduğu açık iken davacı tarafın ayrıca itirazın iptali davası açmak suretiyle takip sürecini sürdürmeye çalışmasında hukuki yararın bulunduğundan söz edilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerekirken mahkemece aksi yönde hüküm kurulması hatalı olduğunu, İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereğince konkordato sürecinin amacı borçlunun ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamak ve alacaklıların alacaklarını belirli bir plan çerçevesinde tahsil edebilmelerine imkân tanıdığını, bu süreçte borçlunun mali yapısının korunması ve konkordato projesinin uygulanabilirliğinin sağlanması esas olduğunu, diğer yandan, müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığı tarih itibarıyla, yukarıda bilgileri verilen ilam gereğince konkordato sürecinin devam etmekte olduğu, konkordato talebiyle birlikte geçici mühletin başlamış bulunduğu ve bu süreçte müvekkil aleyhine takip yapılamayacağı, yapılmış takiplerin ise durması gerektiği hususları da göz ardı edildiğini, bu durum, başlı başına takibin ve davanın hukuka aykırılığını ortaya koyduğunu, mahkemece yapılan değerlendirmede müvekkil şirket hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/275 Esas ve 2021/182 Karar sayılı ilamı ile konkordato projesinin tasdik edildiği hususu kabul edilmiş olmasına rağmen, konkordato kararının hukuki sonuçları somut olaya gereği gibi uygulanmadığını, konkordato projesinin tasdik edilmesi ile birlikte borçların ödeme şekli ve vadesi mahkeme kararı ile belirlendiğini, alacaklıların bu plan dışında ayrı bir tahsil mekanizması işletmeleri konkordatonun amacına aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkeme her ne kadar konkordato kararına değinmiş ise de, söz konusu kararın icra takibi ve itirazın iptali davası üzerindeki etkilerini gereği gibi irdelemediğini, mahkeme gerekçesinde ayrıca bilirkişi raporuna dayanılarak bankanın icra takip tarihi itibariyle 1.092.362,07 TL asıl alacak ve buna bağlı ferileri bulunduğu kabul edildiğini, ancak bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere müvekkil şirket tarafından hesap tarihinden icra takip tarihine kadar geçen süreçte banka lehine önemli miktarda ödeme yapıldığını, nitekim raporda banka tarafından 14.09.2021 tarihinde icra satışından elde edilen 321.668,59 TL ile konkordato projesi kapsamında yapılan 338.196,54 TL ödeme dahil olmak üzere toplam 1.124.304,45 TL tahsilat sağlandığı tespit edildiğini, bu husus dahi tek başına müvekkil şirketin borcunu ödeme iradesinin bulunduğunu gösterdiğini, bunun yanında mahkemece itirazın iptaline karar verilmekle birlikte müvekkil aleyhine ayrıca alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedildiğini, oysa somut olayda borcun miktarı, yapılan ödemeler dikkate alındığında ortada likit bir alacaktan söz edilmesi mümkün olmadığını, borç miktarının belirlenebilmesi ancak bankacı bilirkişi incelemesi sonucunda mümkün olmuş olup, bu durum dahi alacağın tartışmalı nitelikte olduğunu açıkça gösterdiğini, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf başvurumuzun kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/892 E. 2026/156 K sayılı ilamının kaldırılmasına, müvekkil şirket aleyhine telafisi zor zararlar ortaya çıkmasına engel olmak amacıyla istinaf incelemesi neticeleninceye kadar dava konusu takip dosyası olan kayseri banka alacakları icra dairesinin ... esas sayılı dosyada devam eden satış şlemlerinin öncelikle teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığıda durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığı iddiasının yersiz olduğunu, konkordato tasdiki borcu sona erdirmeyeceğini, ifa biçimini düzenleyeceğini, icra inkar tazminatının hukuka uygun olduğunu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/892 E. 2026/156 K. sayılı kararının onanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklı alacak istemiyle başlatılan icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi de nazara alınarak ispatlanan alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/02/2026 tarih ve 2025/892 E - 2026/156 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 155.882,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 39.703,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116.179,65 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2026